9. Ceza Dairesi 2009/2401 E. , 2011/92 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle ölüme neden olma Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmolunan adli para cezasının 2 yıl 1 ay hapis cezasından çevrilmiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...'ın kullandığı çekici ve yarı romork ile önünde aynı yönde seyreden sanık ...’ın y…
**9. Ceza Dairesi 2009/2401 E. , 2011/92 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle ölüme neden olma Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmolunan adli para cezasının 2 yıl 1 ay hapis cezasından çevrilmiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...'ın kullandığı çekici ve yarı romork ile önünde aynı yönde seyreden sanık ...’ın yönetimindeki kamyonetin sol arkasına çarptığı, kamyonetin yolun solundan yol dışına çıktığı, çekicinin köprü korkuluklarını sol kesimden kırıp boşluğa düştüğü, yarı romorkun ise sol şeridi tamamen sağ şeridi ise kısmen kapattığı, bu olay sonrası aynı yönde seyreden sanık ...'in de olay yerinden kamyonu ile geçerken sağ köprü korkuluklarını kırarak dereye uçtuğu, daha sonra katılan ...'ın da kullandığı özel aracı ile açık olan sağ şeritten geçmek isterken buzlu yolda kayarak kırılan köprü korkuluklarının bulunduğu sağ kesimden dere yatağına düştüğü, meydana gelen son olayda katılan ...'ın aracındaki ... ve ...'ın öldüğü anlaşılmakla; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların araçlarının kaplama üzerinde bulunması ve korkulukların kırılması ile arkadan gelen sürücüler için tehlikeli durum yaratmayacak tarzda önlem alınmaması, ölümle sonuçlanan son olayda etkili olmuş ise de başka araçların bu engellere takılmadan köprü üzerinden geçebildikleri, olayın hemen sonrasında işaretleme yapacak zamanın bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların olayın meydana gelmesinde kusurlu olduklarından bahsedilemeyeceği gözetilmeden, oluşa uygun düşen 14.11.2005 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumunun 09.03.2006 tarihli ve Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 13.10.2006 tarihli raporlara itibar edilerek sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.