9. Ceza Dairesi 2021/2242 E. , 2023/1966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulun
**9. Ceza Dairesi 2021/2242 E. , 2023/1966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2014 tarih ve 2014/120 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 5 inci ve 7 nci maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi istemli kamu davası açılmıştır. 2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların eylemleri çocuğun cinsel istismarı olarak kabul edilerek yaş küçüklüğü nedeniyle suça sürüklenen çocukların kusuru bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği haklarında ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (a) ve (...) bentleri gereği danışmanlık ve sağlık tedbirine hükmedilmesine, bu kapsamda çocukların bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda ve suça sürüklenen çocuklara da eğitim ve gelişimlerine ilişkin sorunlarını çözümünde yol gösterme açısından danışmanlık yapmak ve ergenlik çağında oluşları da nazara alınarak en yakın Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi bölümünden sağlık tedbiri ile desteklenmeleri konusunda tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Kararı haksız, usul ve esas yönünden yasalara aykırı bulduklarını, suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yeterli delil bulunmadığını ve beraat kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... ... Müdafii Kararı temyiz ettiklerini belirtir dilekçe vermiştir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Kararı temyiz ettiklerini belirtir dilekçe vermiştir. .... Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii Kararı temyiz ettiklerini belirtir dilekçe vermiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi; "Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... ve ...'in 2011 yılı tatilinin bitmesine yakın bir zaman diliminde tarihi tam olarak tespit edilemeyen bir günde mağdura "Sana birşey vereceğiz" demek suretiyle kandırarak ... ilçesi .... köyündeki boş olan sağlık ocağına götürdükleri ve sağlık ocağında bulundukları esnada mağdurun ellerini bağladıktan sonra ağzını kapatmak suretiyle pantalonlarını indirerek cinsel organlarını sırayla mağdurun anüsüne soktukları ve birer hafta arayla cinsel organlarını mağdurun anüsüne sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunmaya devam ettiklerini, yine SSÇ'ler ..., ..., ..., ... ve ...'in 2013 yılı Eylül ayı itibariyle okulların açıldığı bir dönemde tarihi tam olarak tespit edilemeyen bir günde mağduru, ... ... ortaokulunun sığınağında bulunan bir sıraya yatırdıktan sonra "Bu olayı herhangi bir kimseye anlatırsan anne babana söylersen seni döveriz" şeklinde tehdit içerikli sözler söylemek suretiyle pantalonlarını indirerek cinsel organlarını mağdurun anüsüne soktuklarını, son olarak 11.11.2013 günü yine okulun sığınağına mağduru götürmek suretiyle pantalonlarını indirerek mağdurun anüsüne soktuklarını beyan etmiş olsa da, SSÇ'lerin istikrarlı beyanları, yaşlarının küçük olması, SSÇ'lerin beyanlarında mağdurun anüsüne cinsel organlarını sokmadıklarını, sadece sürtünme suretiyle ilişkide bulunduklarını, Bozüyük Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.11.2013 tarihli genel adli muayene raporunda mağdurun yapılan anal muayenesinde fissür, ödem, ekimoz, tonus kaybı bulunmadığının tespit edildiği ve yine Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 15.11.2013 tarihli raporunda, mağdurun anal muayenesinde fiili livataya delalet edecek maddi delile rastlanmadığının tespit edilmiş olması, SSÇ'lerin beyanlarını destekler nitelikte olduğunu, yani TCK 103/2 maddesinde anlatılan vücuda organ sokma fiilinin gerçekleşmediğinin, TCK 103/1-a'daki basit nitelikteki cinsel yönden istismar suçu oluşmuştur. Ancak Eskişehir Adli Tıp şube Müdürlüğünün 18.11.2013 tarihli raporlarında, SSÇ'lerin kendilerine isnat edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olduğu kanaatini belirtir raporları, SSÇ'ler hakkında yaptırılan sosyal inceleme raporları, mahkememizce alınan raporlar ve gözlenen SSÇ'lerin hal ve durumları ile yaşadıkları ortam, ailevi durumları, ailelerin ekonomik ve sosyal durumları gözönüne alınarak SSÇ'lerin atılı suç açısından suç tarihlerinde cezai ehliyetlerinin bulunmadığı, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmediği kanaatine varılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle SSÇ'lerin kusuru bulunmadığından TCK 31/2 delaletiyle CMK 223/3-a hükmü gereğince haklarında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. SSÇ'lerin 5395 sayılı ÇKK 5/1-a ve ... bentleri gereği danışmanlık ve sağlık tedbirine hükmedilmelerine, bu kapsamda çocukların bakımdan sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda ve SSÇ'lere de eğitim ve gelişmelerine ilişkin sorunlarının çözümüne yol gösterme açısından danışmanlık yapmak ve ergenlik çağında oluşları da nazara alınarak en yakın Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünde sağlık tedbiri ile desteklenmeleri konusunda tedbir kararı verilmiştir." gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümler tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.