8. Hukuk Dairesi 2012/3831 E. , 2012/10293 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.07.2009 gün ve 673/549 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüld…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3831 E. , 2012/10293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.07.2009 gün ve 673/549 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 54 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak bu kısma ait tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakılmasına, ayrıca 54 nolu parselin önündeki kıyıya bahçe ve ev yapmak şeklindeki davalının elatmalarının önlenmesi ile kal’e karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın kadastro sırasında mahkeme kararı ile müvekkili adına tescil edildiğini, davanın haksız olduğunu, taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını, kesin hüküm bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; 54 nolu parselle ilgili davanın hak düşürücü süreden reddine, elatmanın önlenmesi ile ilgili davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.