Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şirketi tarafından ... keşide edilen çekler ... tarafından müvekkili ... adına cirantalanan çekler, ... bankası ... şubesine ait ,... çek numaralı 31/07/2022 keşide tarihli 35.000 TL bedelli keşide yeri İstanbul olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL bedelli keşide yeri ... olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait,... çek numaralı, 30/11/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilim ile davalı yan arasında 08.05.2017 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin konusu, 1 adet ... Grinder Öğütücü Makinesi-375 KW dizel motor ile tahrikli standart makine. Aksesuarları ile birlikte CE belgeli. Yeni ve kullanılmamış, 2015 model, seri no:375 numaralı makinenin davalı yana satışıdır. İş bu makinenin satış fiyatı 260.000,00 Euro + KDV olarak belirlenmiştir. Müvekkilim tarafından davalı yana makine teslim edilmiş, devri yapılmıştır. Taraflar arasındaki işbu sözleşmenin 4.maddesine göre, ‘ Ödeme TL bazında yapıldığı takdirde, ödeme tarihinde geçerli olan T.C. Merkez bankası Euro Efektif döviz satışı kuru esas alınarak hesaplanacak, kur artış veya azalışından doğacak farklar ayrıca tahsil edilecektir veya ödenecektir. Alıcı ödemelerdeki/tahsilatlardaki gecikmenin 7 günü aşması durumunda borçtan ve buna işleyecek ticari faizden bağımsız olarak TL bazında % 3 ve yabancı para bazında aylık % 1,5 oranında geç ödeme tazminatını peşinen ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.’ şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki 08.05.2017 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilim tarafından davalı yana 17.05.2017 tarihli 1.204.834,28 TL bedelli fatura tanzim edilmiştir. İşbu sözleşmeden ve faturadan doğan alacağımızın sözleşme kapsamında Euro karşılığının ödenmesi gerekirken ödenmesi gereken vadesinde ve/veya Euro karşılığının ödenmemiş olması nedeniyle dava konusu yapmış olduğumuz kur farkı alacağı doğmuştur. İşbu kur farkı alacağımızın tahsili amacıyla bir takım yazışmalar, görüşmeler yapılmış olmasına rağmen bir sonuç alınamamıştır. Gerçekten de cari hesap akışında görüleceği üzere müvekkilimin davalı yandan 36.461,04 Euro kur farkı alacağı vardır. Bu konuda müvekkil tarafından 23.11.2018 tarihli 216.471,12 TL tutarlı, 06.02.2019 tarihli 216.471,12 TL tutarlı ve 20.02.2019 tarihli faturalar düzenlenmiş ise de karşı yan tarafından iade edilmiştir. İade haksız ve hukuka aykırı olduğundan faiz başlangıç tarihi olarak ilk fatura tarihimiz olan 23.11.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. İşbu kur farkı alacağımız karşı yan tarafından müvekkil şirkete gönderilen 18.10.2018 tarihli yazı ile 100.621,59 TL olarak kabul edilmiştir. Talep Sonucu: Talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 36.461,04 Euro’ nun fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının ilk kur farkı fatura tarihi olan 23.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalı yandan tahsilini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,’’ karar verilmesi talebinde bulunmuştur.SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Davacı ile davalı şirket arasında 1 adet Doppstadt marka aracın satışı hususu ile bu aracın 08.05.2017 tarihli sözleşmeyle satışının yapıldığı hususu doğrudur. Ancak davacı tarafın dilekçesinde belirttiği Kur Farkı Alacağı Miktarı Doğru Değildir. Davacı taraf bu hususta yanlış hesap yapmak sureti ile vekil eden şirkete 23.11.2018 tarihli faturayı tanzim ederek göndermiş, vekil eden davalı şirkette faturada yapılan yanlışlığı fark ederek haklı olarak faturayı iade etmiştir. Şirketler arasında akdedilmiş olan sözleşme gereğince, ticari teklifin yasal ve teamüller hilafına yorumlanamayacağı, satış fiyatı döviz bazında anlaşılmış olduğu için yapılacak olan TL ödemeleri T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru Baz Alınarak Hesaplanacağı, diğer kur farkının işlem sonunda hesaplanarak alıcıya yansıtılacağı belirtilmiştir. 06.10.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Tebliğin 24.maddesi gereğince ‘ Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin Geçici 8.maddesi kapsamında Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılmazsa akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 02/01/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk Parası cinsinden karşılığının 02/01/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği TÜFE aylık değişim oranları esas alınarak arttırılması suretiyle belirlenir.’ denilmektedir. Tebliğ uyarınca vekil eden şirketçe hesaplama yapılmış, 20.01.2018 tarihli çek dahil 20.09.2018 tarihli çeke kadar toplam 9 adet ve her biri 46.000 TL tutarında toplam 414.000 TL ödeme, 02.01.2018 tarihli Merkez Bankası efektif satış kuru EUR/TRY 4,5525 olarak hesaplandığında, kur farkı 22.102,49 Euro olup yine bu bedelin tebliğde belirtilen kur ile tespiti yapıldığında TL yönünden kur farkının 100.621,59 TL olduğu görülmektedir. Vekil eden davalı tarafça bu bedel ödemesi konusunda hazır olmasına rağmen davacı taraf bunu kabul etmemiş, tanzim edilen 23.11.2018 tarihli fatura içerisinde belirtilen alacağı talep etmiştir.