Başvuru, ceza infaz kurumunda meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun eşi T.Ç., Trabzon Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli kararıyla 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan hapis cezası ile cezalandırılmış, hükmün kesinleşmesini takiben 1/3/2019 tarihinde Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir. T.Ç., Ceza İnfaz Kurumuna kabulü sırasında düzenlenen kabul görüşme raporunda kronik, müzmin bir hastalığı bulunmadığını, 4/3/2019 tarihinde düzenlenen araştırma değerlendirme formunda da sürekli kullandığı bir ilacın olmadığını beyan etmiştir. 161 cm boyunda, 130-140 kg ağırlığında olduğu anlaşılan T.Ç. 2019 yılı Mart ayı içinde el bileğindeki şişlik ve hareket kısıtlılığı nedeniyle ortopedi ve göz polikliniğine sevk edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının iyi hâl tespiti yönünde görüş bildirdiği 1/4/2019 tarihli kararı üzerine T.Ç. 2/4/2019 tarihinde Beşikdüzü Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. T.Ç. 8/4/2019 tarihinde yine ortopedi polikliniğine sevk edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarının kayıtlarına ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) verilerine göre T.Ç. herhangi bir rahatsızlık nedeniyle idareye başvurmamış, ayrıca kurum içinde herhangi bir disiplin cezası almamıştır. Mahpusların ve kurum personelinin ifadeleri ile resmî tutanaklar çerçevesinde 11/4/2019 tarihinde gerçekleşen ölüm olayına ilişkin süreç aşağıdaki gibi cereyan etmiştir. 11/4/2019 günü gece saatlerinde koğuşta kalan diğer mahpuslar T.Ç.nin olağan dışı sessiz uyuduğunu fark ederek T.Ç.yi kontrol etmiş ve yüzünün beyaz, vücudunun soğuk olduğunu anlayınca kurum personeline haber vermiştir. Mahpusların bildirimi üzerine T.Ç.nin bulunduğu koğuşa hemen intikal eden kurum personeli durumu kurum içinde bulunan acil servis görevlilerine derhâl bildirmiş, saat 24'te olayı haber alan acil servis görevlileri saat 25'te T.Ç.nin bulunduğu koğuşa ulaşmıştır. Acil servis görevlilerinin koğuşta acil tıbbi müdahalede bulunmasının ardından T.Ç. ambulansla (Paramedik tarafından imzalanan tutanakta ikinci ambulans gelene kadar 45 dakika müdahalede bulunulduğu belirtilmiştir.) Vakfıkebir Devlet Hastanesine nakledilmiş ancak yapılan müdahalelere rağmen aynı gece (12/4/2019) saat 45 itibarıyla hayatını kaybetmiştir. Vakfıkebir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) ölümle ilgili olarak soruşturma başlatmıştır. Aynı gün T.Ç.nin ölü muayene işlemi yapılmış ve kesin ölüm nedeninin klasik otopsi işlemi sonrası anlaşılacağı tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 25/7/2019 tarihli otopsi raporunda, T.Ç.nin vücudunda (yeniden canlandırma işlemi sırasında oluşan dışında) yaralanma ve herhangi uyuşturucu madde/alkol tespit edilmediği, T.Ç.nin ölüm nedeninin kalp damar hastalığı olduğu ifade edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarından konuya ilişkin bilgi/belge (tutanak, T.Ç.ye dair evrak, sağlık kurumuna sevkin istenip istenmediğine dair evrak, personel listesi vb.) temin edilmiş, soruşturma sürecinde T.Ç.nin yakınlarının, kurum personelinin ve bazı mahpusların ifadeleri alınmıştır. Başsavcılık kamera kaydı talep etmişse de Açık Ceza İnfaz Kurumunda kamera sistemi bulunmadığı için olaya ilişkin görüntü elde edilememiştir. İnfaz koruma memuru S.B. 12/4/2019 tarihli ifadesinde özetle olay gecesi mahpusların durumu bildirmesi üzerine hemen koğuşa gittiklerini, T.Ç.yi yatağında hareketsiz yatar hâlde bulduklarını, kurum içinde görevli acil servis ekibine haber vererek müdahale etmelerini sağladıklarını, akabinde T.Ç.nin ambulansla hastaneye nakledildiğini, şüpheli bir durum olmadığını beyan etmiştir. İfadesine başvurulan mahpuslar G., P., İ.K., A.O.U., H.Y. 14/10/2019 tarihli birbiriyle örtüşen ifadelerinde özetle T.Ç.nin kilolu olduğunu, geceleri uyurken genelde yataktan düştüğünü, öncesinde de bazı rahatsızlıklarının olduğunu, horlayarak uyuduğunu, genelde yerde yattığını (Mahpuslardan P., T.Ç.nin uyku problemi yaşadığını, yerde yattığını ve bu durumu idareye bildirdiklerini beyan etmiştir.), olay gecesi kendisinden ses gelmeyince T.Ç.yi kontrol ettiklerini, durumu derhâl kurum personeline bildirdiklerini, ilk müdahalenin odada yapıldığını, 20-40 dakika arasında bir sürede ambulansın gelmesi üzerine T.Ç.nin hastaneye kaldırıldığını belirtmiştir. Mahpus Ü.Ö.nün başka bir ceza infaz kurumuna nakli yapıldığından ifadesi alınamamıştır. Başvurucu 1/11/2019 tarihli ifadesinde, eşiyle en son açık görüşme esnasında yüz yüze geldiğini, eşinin çok hâlsiz göründüğünü, eşinin Ceza İnfaz Kurumuna girmeden önce kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi olduğunu hatta eşinin kendisine kurum müdürlüğüne rahatsızlığı ile ilgili dilekçe sunmasına rağmen dikkate alınmadığını söylediğini, eşinin kardeşi E.K.nın kurum müdürü ile sağlık durumu için görüştüğünü ancak müdürün ilgilenmediğini belirterek sorumlulardan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir. T.Ç.nin kardeşleri İ.Ç. ve E.K. birbiriyle örtüşen ifadelerinde özetle ağabeyleriyle en son açık görüş esnasında konuştuklarını, bu konuşmada ağabeylerinin kurum yönetimine rahatsızlığını bildirmesine karşın kendisiyle ilgilenilmediğini söylediğini, müdürle iletişime geçtiklerini, müdürün gerekenin yapıldığını ifade ettiğini hatta koğuş arkadaşlarının kendilerini arayarak T.Ç.nin rahatsızlığı ile ilgilenilmediği yönünde beyanda bulunduklarını ileri sürmüştür. Başsavcılık 12/11/2019 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçede, ortopedi dışında herhangi bir rahatsızlık nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu idaresine başvurmayan ve daha önceden kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmüş olan T.Ç.nin kalp damar rahatsızlığına bağlı olarak meydana gelen ölümünde, soyut iddia dışında kurum personelinin ihmali olduğunu gösterecek, yeterli şüphe oluşturacak kanıt bulunmadığı ifade edilmiştir. Karara yönelik itiraz 9/1/2020 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, ayrıca formda Adalet Bakanlığına (Bakanlık) maddi ve manevi tazminat talepli başvuruda bulunduğunu ancak bireysel başvuru tarihi itibarıyla başvurusuna bir cevap verilmediğini belirtmiştir. Başvurucu 27/1/2020 tarihinde ceza soruşturmasına ilişkin nihai kararı öğrenmesinin ardından 21/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.