10. Hukuk Dairesi 2018/5134 E. , 2019/4306 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 07.07.2010 tarihinde ... ve ...’ın kaza sonucu yaralanması nedeniyle davalı Kurumca olayın iş kazası olduğundan bahisle yapılan masrafların istenilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, olayın iş kazası olmadığının tespiti ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından …
**10. Hukuk Dairesi 2018/5134 E. , 2019/4306 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 07.07.2010 tarihinde ... ve ...’ın kaza sonucu yaralanması nedeniyle davalı Kurumca olayın iş kazası olduğundan bahisle yapılan masrafların istenilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, olayın iş kazası olmadığının tespiti ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosya kapsamından, 07.07.2010 tarihinde, davacı şirketin faaliyetini sürdürdüğü işyerinde ..., ...,... ve ... isimli kişilerin, palet camlarını araç üzerinden indirip işyerine taşıdıkları esnada, tabaka camın kırılıp parçalanması sonucunda ... ve ...’ın yaralandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Kontrol Memuru tarafından düzenlenen raporda olayın iş kazası olmadığının belirtildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliğince düzenlenen raporda ise olayın iş kazası olduğunun tespit edilmesi üzerine, davalı Kurum tarafından gerekli işlemlerin yapıldığı, davacı tarafından açılan işbu davada, olayın iş kazası olmadığı ve kuruma borçlu olmadığının tespitinin istenildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağını oluşturan (mülga) 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi ve 5510 sayılı Kanununun 86. maddesinin irdelenmesinde ve olayın hukuki niteliği ile ispat koşulları üzerinde durulmasında yarar vardır. Anayasa’nın 12. maddesine göre; “Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir.”. Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkıdır. Aynı zamanda “sosyal güvenlik, sosyal hukuk devleti içerisinde yer alan ve bu ilkeyi oluşturan temel kavramlardan birisidir”. Bu esası göz önüne alan anayasa koyucu “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığı altında sosyal güvenlik hakkını da düzenlemiş ve 60’ncı madde ile “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” hükmünü getirmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve vazgeçilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.