2. Hukuk Dairesi 2013/10112 E. , 2013/23645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :23.01.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; davacı lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlı
**2. Hukuk Dairesi 2013/10112 E. , 2013/23645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :23.01.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; davacı lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere yoksulluk nafakası yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 21.10.2013 (Pzt.) KARŞI OY YAZISI Davacı kadın yararına 1500 TL yoksulluk nafakası ile birlikte 60.000 TL manevi tazminat, 50.000 TL de maddi tazminata hükmedilmiştir. Davacı kadının ev hanımı olup bir geliri bulunmadığı, davalı kocanın ise doktor olup maaşı dışında bir geliri bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olmuştur. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumuna, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen aylık 1500 TL yoksulluk nafakası fazladır. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda yoksulluk nafakası (TMK md. 175) hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu yönden de bozulması gerektiğini düşünüyoruz. Açıklanan nedenle, sayın çoğunluğun yoksulluk nafakası yönünden onama kararına katılmıyoruz.