8. Hukuk Dairesi 2005/5021 E., 2005/5660 K. 8. Hukuk Dairesi 2005/5021 E., 2005/5660 K. - ELBİRLİĞİ İLE MÜLKİYET - TARAF TEŞKİLİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 640 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 701 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 702 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 39 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 40 ] "" Mehmet ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair (Akdağmadeni Asliye…
8. Hukuk Dairesi 2005/5021 E., 2005/5660 K. **8. Hukuk Dairesi 2005/5021 E., 2005/5660 K.** **- ELBİRLİĞİ İLE MÜLKİYET - TARAF TEŞKİLİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 640 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 701 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 702 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 39 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 40 ] **"İçtihat Metni"** Mehmet ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair (Akdağmadeni Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.12.2004 gün ve 199/580 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı, babasından kaldığını ve 40-50 yılı aşkın zilyetliğinde olduğunu açıklayarak Hazine adına kayıtlı bulunan dava konusu 104 ada 122 parsele ait tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın miras bırakınından kaldığını ileri sürerek iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Eksikten getirtilen aile nüfus kaydına göre, davacının miras bırakanı 30.05.1981 tarihinde ölmüş ve davacı dışında başka mirasçı da bulunmaktadır. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, taksim hakkında bir açıklama da yapılmamıştır. TMK.nun 701. maddesinde; "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallarla birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir" şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarruf! işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasar-rufda bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK.nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.