Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3817 E. , 2024/6760 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3817 Karar No : 2024/6760 DAVACI : ... DAVALI: ... Bakanlığı DAVANIN KONUSU : Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına şerh edilmesi ve 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞ
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3817 E. , 2024/6760 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3817 Karar No : 2024/6760 DAVACI : ... DAVALI: ... Bakanlığı DAVANIN KONUSU : Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına şerh edilmesi ve 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davacı tarafından adli yardım isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, 03/03/2000 tarihli, 23982 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanunun 3. maddesinde: "Doğal afete maruz kalanların istemleri halinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret hükümleri uygulanır. Ancak, doğal afete maruz kaldığını beyan edenler bakımından 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve 468 inci maddelerindeki delil gösterme ve şahadetname verme şartları aranmaz. Doğal afete maruz kalanlardan, afet tarihinden itibaren altı ay müddetle 3454 sayılı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Fonu Kurulmasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinin (e) bendinde belirtilen ücretler alınmaz." hükmü uyarınca, davacının adli yardım talebi kabul edilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır. Aynı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; beşinci fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. İdari yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olup, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerine bırakılmıştır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve uzun yıllardır ailesi tarafından kullanıldığı ileri sürülen binanın (... Sokak No:...) deprem sonrasında sağlam olarak tespit edildiği, ancak yaklaşık bir yıl sonra uyuşmazlık konusu binanın yıkılarak yerine yenisinin yapılacağı hususunun öğrenildiği ve aradan geçen zaman zarfında evin yıkıldığının duyulduğu, kendisine usule uygun biçimde tebligat yapılmayan birtakım belgelerin mesaj yoluyla iletildiği, evinin sağlam olmasına karşın hasarlı gibi gösterildiği, bu bağlamda, Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına şerh edilmesi ve 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin iptalinin istenildiği görülmektedir. Bu durumda; davaya konu taşınmazdan kaynaklanan menfaat ilişkisini gösteren tapu, vb. belgelerin, henüz tapuda davacı adına tescil sağlanmamış ise mirasçı olan önceki malikin tapu kaydı ile davacının mirasçılık belgesinin dava dilekçesine eklenmediği, taşınmaz hakkında alınan yıkım kararının bulunup bulunmadığı ve varsa yıkıma yönelik işlemin tarih ve sayısının belirtilmediği gibi, anılan işlemin dava konusu edilip edilmediğinin de açık olarak ortaya konulmadığı; ayrıca, 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin muhtelif maddelerinde yer alan düzenlemelerden dava dilekçesi içeriğinde bahsedildiği görülmekle birlikte; söz konusu düzenleyici işlemin hangi madde veya maddelerinin iptalinin talep edildiğinin tereddüte mahal bırakmayacak biçimde belirtilmediği ve söz konusu düzenleyici işlemde yer alan hükümler ile varsa tesis edilen bireysel işlemler arasında bulunan maddi veya hukuki bağın ortaya konulmadığı görüldüğünden; bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği anlaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine, 3. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, 4. Yenilenen dava dilekçesiyle dava açılmaması halinde, davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 27/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.