Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5466 E. , 2024/3260 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5466 Karar No : 2024/3260 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Kütahya ili, Emet ilçesi, Dr. Fazıl D
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5466 E. , 2024/3260 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5466 Karar No : 2024/3260 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Kütahya ili, Emet ilçesi, Dr. Fazıl Doğan Devlet Hastanesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak çalışmakta iken hakkında "Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası" verilen davacı tarafından, özel sağlık kuruluşlarında çalışıp çalışmayacağının tarafına bildirilmesi istemiyle yapılan başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemine istinaden devlet hizmet yükümlülüğü şartının yerine getirilmediğinden bahisle reddine ilişkin Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 500 günlük devlet hizmet yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülük kapsamında 31/05/2017-22/01/2018 tarihleri arasında toplam 227 günlük fiili çalışmasının olduğu, 22/01/2018 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 20/12/2018 tarihinde devlet memurluğundan çıkarma cezasının tebliği sağlanarak görevi ile ilişiğinin kesildiği, görevden uzaklaştırıldığı toplam sürenin ise 10 ay 28 gün olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141. maddesi hükmü gereğince davacının memuriyet statüsünün devam ettiği, davacının görevden uzakta kaldığı sürenin de devlet hizmet yükümlülüğü süresinden sayılması gerektiği, bu halde davacının fiilen çalıştığı 227 gün ile görevden uzaklaştırıldığı 10 ay 28 günlük süre toplamının davacının yükümlü olduğu 500 günlük süreyi aştığı, dolayısıyla devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlanmadığı gerekçesiyle davacının özel sağlık kuruluşlarında çalışmasının uygun olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalılar tarafından, bir hekimin devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden hiçbir şekilde tabiplik mesleğini icra edemeyeceği, davacı hakkında daha sonra yeni bir işlem tesis edilmiş olmasının dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği, daha sonraki işlemin davacının özel sağlık kuruluşundan doğrudan çalışabilmesine imkan vermediği, devlet hizmet yükümlülüğü süresinin hesaplanmasında fiilen çalışmadan geçirilen sürelerin sayılamayacağı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Anayasanın 48. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu; 49. maddesinin 2. fıkrasında ise, devletin çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı hükme bağlamıştır. Uyuşmazlıkta, davacının devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında Kütahya ili, ... ilçesi, Dr. Fazıl Doğan Devlet Hastanesinde 31/05/2017 tarihinde görevine başladığı, sosyal paylaşımlar nedeniyle başlatılan idari soruşturma neticesinde ise önce 22/01/2018 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, ardından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına üzerine 20/12/2018 tarihinde görevine son verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 657 sayılı Kanun'da devlet memurluğundan çıkarma cezası ile çıkarılanların bir daha devlet memurluğuna atanamayacağı düzenlenmiş olduğundan, söz konusu işlem nedeniyle -anılan işleme karşı yürütülen yargılama sonucunda verilecek iptal kararı hariç- davacının bir daha devlet memurluğuna atanamayacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare mahkemesi kararında, davacının 500 günlük devlet hizmet yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülük kapsamında 31/05/2017-22/01/2018 tarihleri arasında toplam 227 günlük fiili çalışmasının olduğu, 22/01/2018 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 20/12/2018 tarihinde devlet memurluğundan çıkarma cezasının tebliği sağlanarak görevi ile ilişiğinin kesildiği, görevden uzaklaştırıldığı toplam sürenin ise 10 ay 28 gün olduğu, davacının görevden uzakta kaldığı sürenin de devlet hizmet yükümlülüğü süresinden sayılması gerektiği, bu halde davacının fiilen çalıştığı 227 gün ile görevden uzaklaştırıldığı 10 ay 28 günlük süre toplamının davacının yükümlü olduğu 500 günlük süreyi aştığı, dolayısıyla devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamladığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 3. Maddesi uyarınca davacının görevden uzaktaştırıldığı sürenin devlet hizmet yükümlülüğü süresinden sayılmasının hukuken mümkün olmayacağı açık olup, davacının disiplin soruşturması neticesinde devlet memurluğundan çıkarıldığı ve bir daha devlet memuru olarak çalışamayacağı dikkate alındığında, davacının devlet hizmet yükümlülüğü şartını tamamlaması imkanının kalmadığı, "devlet hizmet yükümlülüğü" ile güdülen amacın davacı açısından hiç bir şekilde gerçekleşme imkanının bulunmadığı, dolayısıyla devlet memurluğundan çıkarılan davacının özel sağlık kuruluşlarında çalışabilmesi için devlet hizmet yükümlülüğünü tamamlamasını beklemenin davacının Anayasal hakkı olan çalışma hakkının engellenmesi sonucu doğurmakta olup, tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Davacı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olup, devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında Kütahya ili, ... ilçesi ... Devlet Hastanesinde görev yapmakta iken, sosyal medya hesabından siyasi ve ideolojik paylaşımlarda bulunduğundan bahisle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" ve "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçlarından hakkında adli süreç başlatılmış, aynı paylaşımlar nedeniyle başlatılan idari soruşturma neticesinde ise önce görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmış, ardından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile karar verilmiş, anılan işlem 20/12/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, özel sağlık kuruluşlarında çalışıp çalışmayacağının tarafına bildirilmesi istemiyle 21/12/2018 tarihinde Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yapılmıştır. Anılan başvuru, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün davacının devlet hizmet yükümlülüğü şartını yerine getirmediğinden özel sağlık kuruluşunda çalışmasının uygun olmadığı yönündeki ... tarih ve E:... sayılı görüşüne istinaden Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile reddedilmiş, bunun üzerine 08/04/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 3. maddesinde, ilgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananların, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan grup ilçe merkezlerinde bağlı yerleşim yerlerinde, yasada belirlenen süre kadar, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen Milli Savunma Bakanlığı ve diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanun'a tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlü oldukları, sürelerin hesabında fiilen çalışmanın esas olduğu, hafta sonu ve resmi tatil günlerinin fiili çalışmadan sayılacağı, yıllık, mazaret ve hastalık izinli günlerin ise yükümlülük süresine ilave edileceği kurala bağlanmış; Ek 4. maddesinde ise, Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargı yerlerinde açılmış iptal davalarına konu işlemlerin, idarece geri alınması ve/veya değiştirilmesi halinde, davanın konusuz kaldığının kabulü gerekeceği açıktır. Dosyadaki mevcut evrakın incelenmesinden, davalı Sağlık Bakanlığı tarafından -işlem tarihinde yürürlükte olan ve daha sonra Anayasa Mahkemesinin 29/04/2021 tarih ve E:2019/13, K:2021/31 sayılı kararıyla iptal edilen- 15/11/2018 tarih ve 7151 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a eklenen ek 15. maddesinde yer alan "Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek ilgili mevzuat çerçevesinde kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayan tabiplerden Devlet hizmeti yükümlüsü olanlar, çıkarılma veya göreve alınmama kararının verildiği tarihten itibaren, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında üçüncü grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile dördüncü grup ilçe merkezleri için belirlenen Devlet hizmeti süresinin sonunda mesleklerini icra edebilirler. Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirirken kamu görevinden çıkarılanların hizmet süreleri bu süreden düşülür.” hükmü çerçevesinde davacının durumunun yeniden değerlendirildiği ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve E... sayılı işlemle "Devlet memuriyeti görevinin sona erdiği 20/12/2018 tarihinden itibaren 450 günlük sürenin kamudaki hizmet süresi de düşülerek hesaplanması ve süre sonunda hekimin özel sağlık kuruluşlarında çalışabileceği" hususunun Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiği; davacı vekili tarafından verilen 01/07/2019 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile de, davalı idarenin işlemini geri aldığı belirtilerek "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" yönünde talepte bulunulduğu; nihayet davalı Sağlık Bakanlığınca verilen ve 25/11/2019 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile, davacının 03/10/2019 tarihinde ana dalında kadrolu olarak özel bir sağlık kuruluşunda çalışmaya başladığının beyan edildiği görülmektedir. Bu durumda, davalı idarece dava açma süresi içerisinde dava konusu işlemin geri alındığı ve davacının özel sağlık kuruluşunda çalışmasına izin verildiği, dava devam ederken de davacının özel bir sağlık kuruluşunda çalışmaya başladığı görüldüğünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.