14. Hukuk Dairesi 2016/1990 E. , 2018/6282 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; temyiz talebinin reddine dair verilen 23.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün…
**14. Hukuk Dairesi 2016/1990 E. , 2018/6282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; temyiz talebinin reddine dair verilen 23.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı ... vekili öncesi tapulu ve kadim mera olan taşınmazın imar ve ifraz sonucu ... Belediyesi tarafından davalıya satışının usulsüz olduğunu ileri sürerek 8131 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Davalı, taşınmazı belediyeden iyiniyetle satın aldığını, davanın reddini savunmuştur. Müdahil ... vekili tapu kaydının iptali halinde Belediyelerine büyük külfet olacağını, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz istemi süresinde yapılmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davanın kabulüne dair karar davalıya 22.1.2013 tarihinde oğlu ... adına tebliğ edilmiş ve temyiz edilmediğinden 20.2.2013 tarihinde karar kesinleştirilmiştir. Davalı avukat tutarak 12.6.2015 tarihinde avukatı aracılığı ile temyiz etmiş ve tebligatın usulsüz olduğunu, ... adlı oğlu bulunmadığını bildirmiştir. Gerçekten dosya içine getirilen davalıya ait aile nüfus kaydında davalının ... adlı oğlu bulunmadığı anlaşılmakla tebligatın geçerli olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle 23.10.2012 tarihli temyiz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak hükmün esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava, öncesi mera olan dava konusu taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile ... adına tescili isteğine ilişkindir.