8. Ceza Dairesi 2024/15519 E. , 2024/8195 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2966 E., 2023/70 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 26…
**8. Ceza Dairesi 2024/15519 E. , 2024/8195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2966 E., 2023/70 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz dilekçesi dışında temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2017 tarihli ve 2017/977 sayılı İddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2021/4 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ..., ... ve ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 14 yıl hapis ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 19 yıl 3 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanıklar ... ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ile bozma öncesi verilen hükümden daha ağır olmayacağı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2966 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'nin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve yasaya uygun olmaları nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Hükümlerin usul ve yasaya aykırı olmasına ilişkindir. B. Sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına ve eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. F. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına ve eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ve hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/554 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu eylemlerle temyize konu ... arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olaylar, sanıkların haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve bir kısım yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı soruşturma yürütülen ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ...'te ele geçen suça konu uyuşturucuları kullanıcılara atılı suç kapsamında sattıkları iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ..., ... El ... ve ... arasında uyuşturucu maddenin sayı itibariyle hazırlanmasına dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, 26.10.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi ve ele geçen uyuşturucu madde miktarının Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda kişisel kullanım sınırlarının üzerinde kalması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ...'in 26.10.2016 tarihli 15. olaya ilişkin eylemlerinin sabit olduğu; tanık ... ...'ın kollukta müdafii huzurunda alınan ve fiziki takip tutanağı ile örtüşen beyanı, sanık ... ile tanık ... ...'ın birbirlerinden birşeyler alıp verdiklerine dair 30.10.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, sanık ... ile tanık ... ... arasında uyuşturucu satışı öncesi gerçekleşen buluşma noktasına dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in 30.10.2016 tarihli 16. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; tanık ... ... ...'nın sanık ...'ın evine girip çıktığına dair 09.08.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, ... ... isimli şahsın sanık ...'a bir arkadaşını göndereceğine dair telefon görüşmeleri ile tanık ... ... ... ile sanık ... arasında evin önünde buluşmaya dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 09.08.2016 tarihli 2. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; tanık ... ...'ın kollukta müdafii huzurunda alınan beyanı, sanık ...'ın tanık ... ...'nın 63 \*\* 741 plaka sayılı aracının ön koltuğuna oturduğuna ve 1-2 dakika oturduktan sonra indiğine dair 10.08.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, tanık ... ... ile sanık ... arasında uyuşturucu madde hakkında ve buluşacakları yere dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 10.08.2016 tarihli 3. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; sanık ...'ın tanık ... ...'nın kullandığı 63 \* \*\*99 plaka sayılı aracın sağ ön koltuğuna oturduğuna ve 2-3 dakika görüşmeden sonra araçtan inerek ikametine girdiğine dair 20.10.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, tanık ... ... ile sanık ... arasında uyuşturucu madde ile buluşacakları yere dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 20.10.2016 tarihli 13. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; sanık ...'nin tanık ... ...'ın bulunduğu 63 \* \*\*83 plaka sayılı aracın yanına gelerek sağ ön camından araç içerisine eğilip tanık ... ...'a birşeyler verip aldığına dair 30.08.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, tanık ... ... ile sanık ... arasında tanesi 2,5 TL'den 30 adet captagon alımına dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 30.08.2016 tarihli 7. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; tanık ... ...'in kollukta müdafii huzurunda alınan teknik, fiziki takip, yakalama ve tespit tutanağı ile örtüşen beyanı, sanık ...'nin ikametinin önüne gelen tanık ... ...'in kullandığı 63 \*\* 091 plakalı aracın sağ ön kapısından bindiği ve 2 km sonra sanık ...'nin araçtan indiğine dair 15.10.2016 tarihli teknik, fiziki takip, yakalama ve tespit tutanağı, sanıklar ... ile ... arasında ... ... isimli şahıs için 400 adet captagonun hazırlanması hakkındaki telefon görüşmeleri ile uyuşturucu isteyen şahıslara verilecek uyuşturucu madde hakkındaki telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ...'in 15.10.2016 tarihli 12. olaya ilişkin eylemlerinin sabit olduğu; sanık ..., ... El ... ve ... arasında uyuşturucu maddenin sayı itibariyle hazırlanmasına dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, 26.10.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi ve ele geçen uyuşturucu madde miktarının Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda kişisel kullanım sınırlarının üzerinde kalması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'nin 26.10.2016 tarihli 15. olaya ilişkin olarak eyleminin sabit olduğu; sanık ... ile tanık ...'nin birbirlerine birşeyler verip aldıklarına dair 02.11.2016 tarihli teknik, fiziki takip ve tespit tutanağı, tanık ... ile sanık ... arasında buluşma yerine dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, tanık ...'nin kollukta müdafii olmaksızın sanığı canlı teşhisine ilişkin 10.11.2016 tarihli teşhis tutanağı ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 02.11.2016 tarihli 19. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; sanık ... ile 18 yaşından küçük tanık ...'ın birbirlerine birşeyler alıp verdiklerine dair 24.09.2016 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, sanık ... ile tanık ... arasında uyuşturucu satışı öncesi buluşma noktasına dair telefon görüşmeleri ile yakalama sonrası yapılan telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, tanık ...'ın kollukta müdafii olmaksızın sanığı canlı teşhisine ilişkin 10.11.2016 tarihli teşhis tutanağı ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'nin 24.09.2016 tarihli 10. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu; tanık ...'in kollukta müdafii huzurunda alınan beyanı, tanık ...'in sanık ...'ın bulunduğu 34 \*\* 1058 plakalı aracın şoför koltuğunun bulunduğu tarafa geçtiği, sanık ...'ın şoför koltuğu tarafındaki camı indirdiği, tanık ...'in sanık ...'tan 1 paket alarak montunun dış sağ cebine koyduğuna dair 06.11.2016 tarihli teknik, fiziki takip ve tespit tutanağı, tanık ... ile sanık ... arasında buluşma yerine dair telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, sanık ... Mermetaş hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar tutanağı ve uyuşturucu maddenin yakalanış biçimi birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın 06.11.2016 tarihli 21. olaya ilişkin eyleminin sabit olduğu gerekçeleriyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 Sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır ve temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz nedeni göstermediği, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren ek dilekçe de sunmadığı anlaşıldığından, 5271 Sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 Sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır ve temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz nedeni göstermediği, 5271 Sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren ek dilekçe de sunmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz talebine hasren yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup; suç tarihinde düzenlenen fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı ... ...'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanı, tutanak tanıklarının duruşma ve keşif aşamasında alınan beyanları ile sanığın hazırlık aşamasında müdafii huzurundaki ikrarı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup; üç ayrı suç tarihinde düzenlenen fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı ...'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanı ve üç olaya ilişkin tutanak tanığı ... ...'in beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup; suç tarihinde düzenlenen fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı Ammar'ın soruşturma aşamasında sanığı teşhisi ve tutanak tanığının keşif aşamasında alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup; suç tarihinde düzenlenen fiziki takip ve yakalama tutanakları ve sanık ... ile diğer sanık ... arasındaki iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanık hakkında temyiz dışı Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/554 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu eylemlerle temyize konu eylemin suç tarihleri arasında yaklaşık bir yıllık bir süre bulunması nedeniyle sanığın suç kastının yenilenmesi dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yönünden bahsi geçen dosyanın temyize konu dosya ile birleştirilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup; suç tarihinde düzenlenen fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı Abduldelil'in soruşturma aşamasında sanığı teşhisi ve tutanak tanığının keşif aşamasında alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. G. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçların vasfına ve sübutuna, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına, 26.10.2016 tarihli (15) nolu ... yönünden sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin 26.10.2016 tarihli (15) nolu olay yönünden yapılan değerlendirmede; 26.10.2016 tarihli fiziki takip, tespit ve yakalama tutanakları ile sanıklar arasındaki iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları uyarınca suç tarihinde sanıkların hakkında aynı suçtan başka bir soruşturma yürütülen temyiz dışı ... El ...'in evinden çıkarak Seyfettin Sucu Caddesi üzerinde yaya olarak ilerledikleri ve suça konu hapların alıcısı olduğu değerlendirilen Yemliha'nın bulunduğu 63 B \*\* 66 plaka sayılı araca yöneldikleri esnada kolluk görevlilerini fark ederek hızlı adımlarla farklı yönlere ilerledikleri ve sanıklardan ...'in içerisinde suça konu amfetamin içerir 500 adet hapın olduğu poşeti yere attığının görüldüğü ve kolluk görevlilerince poşet ve içerisindeki hapların muhafaza altına alındığı olayda; mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda olayın gerçekleştiği Seyfettin Sucu Caddesi üzerindeki yerin Asım Paşa Camine uzaklığının 10 metre olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2022 tarih, 2022/10-197 Esas ve 2022/731 Karar sayılı ilamında, "5237 sayılı Kanun'un 188. maddesinin 3. fıkrasındaki suç oluşturan fiiller “satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma” şeklinde belirtilmiş olup söz konusu fıkra kapsamında sayılan “seçimlik hareketlerden” birinin veya birkaçının birlikte gerçekleştirilmesiyle suç oluşacaktır. Fıkrada sayılan eylemlerin yapısı incelendiğinde ise bu seçimlik hareketlerden “satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, depolama, satın alma ve kabul etme” şeklindeki bir kısmının “suçun işlendiği yerin tespiti” bakımından ani ve tek bir hareketle işlenmesi durumuna uygun nitelikte olmalarına rağmen “nakletme ve bulundurma” şeklindeki fiilerin ise “suçun işlendiği yerin tespiti” bakımından ani ve tek bir hareketle işlenmesi durumuna uygun nitelikte olmadıkları görülmektedir. .......... Bu itibarla, maddede sayılı seçimlik hareketlerden ani ve tek hareket ile suçun işlendiği yerin tespitine uygun nitelikte olmayan “nakletme ve bulundurma” fiileri yönünden aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca cezadan artırım yapılabilmesi için suç oluşturan bu eylemler bakımından, sanığın suç teşkil eden “nakletme ve bulundurma” eylemleri ile suçu işlendiği yer arasında bir bağın kurulabilmesinin gerekli olduğu, bu bağın ise sanığın suçu işlediği yeri, suç teşkil eden nakletme veya bulundurma eylemleri için yeterli ve makul bir süre kullanması ve bunu gösterir birtakım davranışlarının tespit edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında böylesi bir bağın kurulamadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun'un 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılamaması doğru bir uygulama olacaktır. Aksinin kabulü hâlinde ise üzerinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için yeterli miktarda madde bulunduran ve ikametine veya başka bir yere gitmekte olan sanığın, yolu üzerinde bulunan ve madde kapsamında sayılan yerlerden birisinin 200 metre yakınından gelip geçmekte olduğu sırada durdurulması durumunda, durdurulduğu (yakalandığı) yer olan suçun işlendiği yer ile hiçbir bağının kurulamamasına rağmen hükmolunacak cezasından artırım yapılması gibi haksız bir sonuca yol açacaktır" hükmü uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, sanıkların suça konu hapları yaya olarak naklettikleri esnada suçun işlendiği yer olarak kabul edilen camiye 10 metre uzaklıkta iken kolluk görevlilerine yakalandıkları ve sanıkların nakletme eylemleri ile suçun işlendiği kabul edilen yer arasında Genel Kurul kararında belirtildiği şekliyle bir bağın olmadığı görüldüğünden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2. Sanık ...'den ele geçen ve adli Emanetin 2016/4701 sırasında kayıtlı olan 1060,00 TL paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı halde müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2966 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B), (C), (D), (E) ve (F) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2966 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (G) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2966 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.