9. Ceza Dairesi 2022/10837 E. , 2024/716 K. ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/458 E., 2022/137 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sa…
**9. Ceza Dairesi 2022/10837 E. , 2024/716 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/458 E., 2022/137 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2008/388 Esas, 2014/504 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü madde uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair, kararının katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/1909 Esas, 2015/8344 Karar sayılı kararı ile "Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 14.02.2014 tarihli raporunda mağdurenin "mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (depresif belirtilerle devam eden travma sonrası stres bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, diğer sanıklar tarafından nitelikli cinsel istismar eylemlerinde bulunmasının ruh sağlığındaki mevcut patolojinin artmasına neden olduğunun belirtilmesi karşısında, mağdureye karşı gerçekleştirdikleri nitelikli cinsel istismar eylemleri ile mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın artmasına neden oldukları anlaşılan sanıklar ...,...,... haklarında da TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/458 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ile altıncı fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadan en üst sınırdan ceza verilmesi istemine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık ... ile sanıklardan ... arasında ast üst ilişkisi olmadığına, sanık ...’in şirket arabasını almak için gittiği karakolda benzerlik nedeniyle teşhis edildiğine, şirket müdürünün diğer sanıkların da beyanında geçtiği üzere sanık olmadığına, gerçek müdürün soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenmediğine ve katılan mağdureye teşhis ettirilmediğine, katılan mağdurenin ifadelerinden anladıkları kadarıyla suç tarihinde sanığın Bursa ilinde bulunmadığına, teşhis işleminin usulsüz yapıldığına, sanığın kendine benzeyen kişilerle bir araya getirilmediğine, yargılama aşamasındaki teşhis taleplerinin de dikkate alınmadığına, katılan mağdurenin soyut çelişkili ifadeleri dışında dosyada delil olmadığına ve saire ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın katılan mağdureyi yalnızca bir kez sanık ...’un arabasının içerisinde gördüğüne, katılan mağdureyi tanımadığı ve hiç konuşmadığına, katılan mağdurenin beyanları dışında dosyada delil olmadığına ve ifadelerine itibar edilemeyeceğine, katılan mağdurenin yaşam biçimi, birden fazla kişiye yapmış olduğu suç isnadı ve suça ilişkin anlatımları ve diğer tüm hususlar dikkate alındığında sanığın eylemi sonucu ruh sağlığının bozulduğunu kabul etmenin mantığa ve hukuka aykırı olduğuna, verilen cezanın haksız olduğuna ve saire ilişkindir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğine, katılan mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin diğer mağdur olduğu dosyanın akıbetinin sorulmadığına, katılan mağdurenin eyleme ilişkin bir detay vermediği için suç tarihi ve yerinin belli olmadığına, teşhisin usulüne uygun olmadığına, katılan mağdurenin sanıkları karıştırmış olabileceğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın katılan mağdurenin 18 yaşından küçük olduğunu bilmediğine, ayrıca katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu gerekçesiyle yapılan artırımın hatalı olduğuna ve saire ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir . 2. Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 26.01.2015 tarihli raporda "mağduru bulunduğu ...,... 'ın eylemlerine bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğu, diğer nitelikli eylemde bulunan sanıkların eylemlerinin ise ruh sağlığındaki bozulmayı artırdığı" şeklinde bilgi verilmesi karşısında, sanıklar ...,...,... 'ın eylemlerinin katılan mağdurenin ruh sağlığını ayrıca bozmadığı anlaşıldığından, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayini , 3. Sanık ...'in yargılamanın tüm aşamalarında sanık ... 'ün çalıştığı şirkette müdür olmadığını belirtmesine rağmen, diğer sanıklar ... ve ... 'in ifadelerinde de şirket müdürünün sanık ... olduğunun anlaşılması karşısında sanık savunmasının doğru olup olmadığının tespitinden sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/458 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi. ...