12. Ceza Dairesi 2013/15611 E. , 2013/22209 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, Görevi kötüye kullanma Hüküm : 1-Sanıklar ... ve ... haklarında beraat. 2-Suça sürüklenen çocuk ... (...) hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 31/2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. 3-Sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK’nın 257/2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. sanık ... müdafii, Katılanlar vekili, Taksirle öldürme suçundan suç
**12. Ceza Dairesi 2013/15611 E. , 2013/22209 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, Görevi kötüye kullanma Hüküm : 1-Sanıklar ... ve ... haklarında beraat. 2-Suça sürüklenen çocuk ... (...) hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 31/2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. 3-Sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK’nın 257/2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. sanık ... müdafii, Katılanlar vekili, Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuk ... (...) ile Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...’ın beraatlarına ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk ... (...), sanık ... müdafii ve sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...’ın ... Sosyal Hizmetler İl Müdürü, sanık ...’nun il müdür yardımcısı ve sanık ...’un ... Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Murat Soğancıoğlu Kız yetiştirme yurdunun müdür vekili, sanık ...’ın da yurdun Nöbetçi Amiri oldukları bu yurtta aynı odada kalmakta olan Cansu Urhan ile suça sürüklenen çocuk ...(...)'in, eğlence amacıyla ağızda kibrit söndürmece oyunu oynadıkları bir sırada, suça sürüklenen çocuk ... (...)’in kibriti söndürmek isterken elinin yanması üzerine refleksle kibriti yere attığı, yerdeki naylon elyaftan imal pikenin üzerine düşen kibritin pikeyi tutuşturduğu, Ceylan ve Cansu'nun yastıkla bastırarak pikeyi söndürmeye çalıştıkları, pikeyi tam söndüremeyen ancak söndürdüklerini sanıp durumun fark edilmemesi için, pikeyi ölen ...’ün odasının duvarına bitişik olan dolabın arkasına atıp, uyumaya başladıkları, naylon pikenin içten içe yanmasıyla, önce dolaba, sonra da ahşap tavan ve izolasyon malzemesine sirayeti ile başlayan ve devam eden yangın sırasında, Ceylan ve Cansu'nun arkadaşlarınca kurtarıldıkları, ancak yurt binasının 4. katının merdivenlerin karşısında, Ceylan ve Cansu'nun odasına bitişik odada tek başına kalmakta olan ve yangını fark ederek tanıklardan yardım isteyen ve tanık arkadaşlarınca yardım edilmeye çalışılmasına rağmen yangının etkisi ile sıkışan kapıyı açamamaları ve kilitli pencere camının da kırılamaması nedeniyle ... ile onun odasından itibaren 5. odada tek başına kalmakta olup, psikolojik tedavi nedeniyle kullandığı ilaçlar nedeniyle yangını hiç fark edemeyen ...'nun ölümüyle sonuçlanan olayın meydana geldiği toplu yaşam alanı olan yurt binasında yangının önlenmesi ve algılanmasına ilişkin gerekli önlemlerin alınmadığı, ölenlerin kalmakta olduğu alanın da toplu yaşama uygun olmadığı, yurtta kalan kızların pencereyi kullanarak sıkça kaçmaları nedeniyle her akşam pencere kollarının toplandığı, oda pencerelerinin ve yangın merdiveni kapısının kilitli olduğu, şehir elektriğinin kesik ve ek enerji kaynağının da bulunmaması nedeni ile hidrofora bağlı yangın hortumunun çalışmadığı tespit edildiği gibi, sanık ...’ın duruşmadaki ifadesinde, projesi yapılmış olan Sevgi Evleri çalışmalarının devam etmesi ve binadan çıkacakları için eski bina olan yurda masraf ve geniş bir tadilat yapılmadığının belirtildiği, meydana gelen olayla ilgili yapılan yargılamada; suça sürüklenen çocuk ... (...) hakkında asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suça sürüklenen çocuk aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıklar ... ve ...’nun, Sosyal Hizmetler İl Müdürü ve Müdür yardımcısı olmaları ve uzun süredir ... ilinde görev yapmaları nedeniyle, sıfat ve memuriyetleri itibari ile yurt binasının teras katının toplu yaşama uygun olmadığını ve diğer eksiklikleri bilmelerine, bu hususlarda gerekli önlemlerin alınması ve gereken düzenlemelerin yapılması konusunda yetki ve görevlerinin bulunmasına, inisiyatif alabilecek durumda olmalarına rağmen gerekli önlemleri tesis etmeyerek üzerlerine atılı Görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmaması sebebiyle bu sanıklar yönünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine ve katılanlar vekilinin hükmü süresinde temyiz ettiğini gösterir süre tutum dilekçesi dosya içinde mevcut olmakla tebliğnamedeki bu hususa ilişkin görüşe iştirak edilememiştir. I-Suça sürüklenen çocuk ... (...) ile sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii, Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...(...)'in kusura, CMK’nın 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükümlerinin isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Olayın meydana geldiği yurdun müdür vekili olan sanık ... ile nöbetci amir olan sanık ...'ın, ölenlerin kalmakta olduğu alanın toplu yaşama uygun olmadığı; yurtta kalan çocukların kaçmalarını engellemek için geceleri pencere kollarının toplanıp, yangın merdiveninin kapısının kilitli tutulduğu ve birçok eksiklerin bulunmasına rağmen, yurdu yaşanılır hale getirmek için bir çalışmanın bulunmadığı, dolayısıyla meydana gelen olayda ihmallerin bulunduğu konusunda tereddüt bulunmaması ve sanıkların görevi ihmal suçundan mahkumiyetleri yerine hatalı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.