12. Ceza Dairesi 2021/5130 E. , 2025/875 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/274 Esas, 2015/479 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I.…
**12. Ceza Dairesi 2021/5130 E. , 2025/875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/274 Esas, 2015/479 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kanal bağlantı işini götürü bedelle ölen ...’e verildiğini, taraflar arasında hizmet akdi olmadığından iş kazası olmadığını, ölenin mesleğinin kanalcılık olduğunu, kendi ölümünde tam kusurlu olduğuna sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanık ...'nin sahibi olduğu ... İnşaat şirketinin Kazan'da bir binaya ait rögarın kanala bağlanması çalışması yürüttüğü, bu çalışma sırasında cadde üzerinde 5,4X1.3 metre genişliğinde olan ve derinliği en az 2.5 metre olup göçük öncesinde taraf beyanlarına göre 4 metreye ulaştığı anlaşılan kazı yürüttükleri, kazı esnasında ölen ...'in kazılan kanalda çalışma yürüttüğü, kazının gerçekleştiği sırada su kanalının da patlaması sonucu oluşan akıntının toprağı yumuşattığı ve bu yumuşamaya bağlı olarak ölenin çalıştığı esnada kazılan alanda göçük oluştuğu ve ölen ...'in üzerine toprak yığılması sonrası yaşamını yitirdiği anlaşılmış olup, bu oluş içerisinde sanık ...'nin yürüttüğü işte bilirkişi raporunda belirlendiği şekliyle kazı yerindeki akan suyun toprağı yumuşatacağını hesap ederek göçme riskini değerlendirmediği ve yan duvarların göçmemesi için gerekli tedbirleri almadığı, kaza alanından çıkarılan harfiyat ile kazı kenarı arasında yeterli mesafe bulundurmadığı, ölene uygun koruyucu donanımın temin ve kullanımını sağlamadığı, çalışma alanında risk analizi yapmadığı, ölenin çalışmalarını kontrol etmeyip denetlemediği ve çalışma esnasında güvenliği ölenin bilgi-tecrübe ve insiyatifine bıraktığı, bu haliyle gerekli denetim mekanizmalarını oluşturmayarak emniyetsiz şekilde çalışmayı engellemediği için bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Kahramankazan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 4 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.