10. Hukuk Dairesi 2024/3113 E. , 2024/4636 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1179 E., 2023/2053 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/162 E., 2023/112 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf e…
**10. Hukuk Dairesi 2024/3113 E. , 2024/4636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1179 E., 2023/2053 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/162 E., 2023/112 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı murisi ...'nın davalıya ait ocakta çalışmakta iken 24.04.1999 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini, davacıya gelir bağlanması talebiyle açılan davada, Kurum ve işveren aleyhine iş kazası tespiti davası açması yönünde verilen karar üzerine iş bu davanın açıldığını belirterek, davacı murisi ...'nın vefatı ile sonuçlanan 24.04.1999 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davalının beraatine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... Arabacı'nın eşi Satılmış Arabacı'nın vefatı ile ilgili yapılan yargılamalarda delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de davacı tanıkları beyanlarından yine Mahkemenin 2019/39 dosyasında dinlenen tanık beyanlarından davacının eşinin kaçak maden ocağında patlama sonucu vefat ettiği ve bu maden ocağının ... isimli kişiye ait olduğu, ceza mahkemesince sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı verilmediği, verilen kararın delil yetersizliği sonucu verilen beraat kararı olduğu ve Mahkemenin bu karar ile bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı murisi ...'nın 24.04.1999 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı SGK vekili , sigortalının vefat etmesi nedeni ile taksirle ölüme neden olma suçundan davalı aleyhine açılan Zonguldak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/241 Esas sayılı dosyasında patlamanın meydana geldiği kaçak kömür ocağının sanıklara ait olmadığının ve suçla ilgili bağlantılarının bulunmaması nedeni ile beraatine karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını, gruzi patlaması nedeni ile dava dışı TTK'nın kurtarma çalışmalarında yapmış olduğu masrafların davalıdan tahsisi istemli Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/215 Esas sayılı dava dosyasında davanın kabulü kararının Yargıtayca bozulması üzerine davanın reddine karar verildiği hususlarının dikkate alınmadığını, ceza mahkemesi kararı ile belirlenen ve kesinleşen maddi vakıa ile Mahkemenin bağlı olduğu gözetilerek davacı murisinin ölümünün meydana geldiği ocağın kaçak maden ocağı olduğu ve kaçak maden ocağının davalı ... tarafından işletilmediğini, bu nedenle davalı ...'un işveren sıfatının bulunmadığı hususunun göz ardı edildiğini, hukuki birliğin sağlanamadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. 2.Dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili; hukuk hakiminin ceza yargılaması ile bağlı olmamasının, sınırsız ve keyfi olmadığını, aradan geçen 23 yıldan sonra, ceza yargılamasında dikkate alınmayan yeni bir delillin de elde edilmediği göz önüne alındığında kararın müvekkilleri yönünden hukuki olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisi olan eşi ...'nın işçi olarak çalıştığı kaçak maden ocağında, 24.04.1999 tarihinde grizu patlamasının meydana geldiği, olay nedeniyle davacının eşi ...'nın da içinde bulunduğu üç kişinin hayatını kaybettiği, ...'nın ise yaralandığı, olay nedeniyle Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde, sanıklar ... ve Gülşen Boz hakkında, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu iki kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmak ve ayrıca kaçak kömür ocağı açarak kömür hırsızlığı suçlarından dolayı kamu davası açıldığı, Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/241 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, kararın verildiği celsede iddia makamının mütalaasında, atılı suçlardan dolayı sanıkların delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verilmesinin talep edildiği, ceza mahkemesince kısa kararda, mütalaaya uygun olarak atılı suçlar ile ilgili yeterli delil bulunmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, ceza mahkemesince gerekçeli kararda, hırsızlık suçu ile ilgili delil bulunmadığı hususu açıkça belirtilerek ve ayrıca "...kaçak kömür ocağının sanıklara ait olmadığının ve suçla ilgili herhangi bir bağlantılarının bulunmadığı gibi...." ifadesi kullanılmak suretiyle sanıkların beraatlerine karar verildiğinin belirtildiği, iddia makamının mütalaası ile Mahkemenin kısa karar ile gerekçeli kararı ve ceza dosyasının kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/241 Esas sayılı dosyasında, sanıklar hakkında verilen beraat kararının delil yetersizliğine dayalı olduğu, bu nedenle ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, bu nedenle dosya kapsamına göre tüm deliller değerlendirilerek işbu davadaki talep hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; bu çerçevede yapılan delil değerlendirmesine göre Zonguldak 1. İş Mahkemesi'nin 2019/39 Esas sayılı dosyasında dinlenen davacı tanıkları ..., ... ve ...'in olayın meydana geldiği kömür ocağının ... tarafından işletildiğini, ocağın bu şahsa ait olduğunu beyan ettikleri gibi, hatta tanıkların ...'un olay sonrası maden ocağına geldiğini ve ölenlerin ailelerine yardımcı olacağını, maddi zararlarının karşılanacağını söylediğini beyan ettiği, aynı tanıkların işbu dosyada da davacı tanığı sıfatı ile dinlendiği, tanıkların bahsi geçen dosyadaki beyanları ile benzer mahiyette beyanda bulunduğu, yine kaza olayı ile ilgili başlatılan adli soruşturma kapsamında, kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen 25.04.1999 tarihli "Olay Tutanağı" başlıklı belgede, kaza olayının meydana geldiği maden ocağının ... tarafından işletildiğinin tespit edildiği, yine soruşturma kapsamında kaza olayının hemen akabinde ifadesine başvurulan ve olay esnasında maden ocağında işçi olarak çalışan ve olay nedeniyle yaralanan ...'nın kolluk tarafından alınan 25.04.1999 ve 25.04.1999 tarihli iki ayrı beyanında, açıkça kazanın meydana geldiği maden ocağının ...'a ait olduğunu, olayda vefat eden ... ...'nun da ustaları olduğunu beyan ettiği, yine soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen ...'nın da ... ...'nun maden ocaklarında ustalık yaptığını ancak maden ocağı sahibi olmadığını beyan ettiği, tanık ...'nın bu konudaki beyanının, tanık ...'nın kolluk tarafından alınan ve yukarıda belirtilen beyanları ile örtüştüğü, tespit edilen bu durumlar karşısında; kaza olayının meydana geldiği ve kaçak olarak çalıştırıldığı anlaşılan maden ocağını, olay tarihinde dahili davalıların murisi olan ...'un kendi nam ve hesabına işlettiği, olay tarihinde davacının murisi ...'nın, ... tarafından işletilen maden ocağında işçi olarak çalıştığı, davacının murisinin, ... tarafından işletilen maden ocağında, 24.04.1999 tarihinde meydana gelen grizu patlaması neticesinde vefat ettiği, meydana gelen olayın iş kazası olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekili ile bir kısım dahili davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı SGK Başkanlığı vekili, ceza mahkemesi kararı ile belirlenen ve kesinleşen maddi vakıa ile Mahkemenin bağlı olduğu gözetilerek davacı murisinin ölümünün meydana geldiği ocağın kaçak maden ocağı olduğu ve kaçak maden ocağının davalı ... tarafından işletilmediği, bu nedenle de davalı ...'un işveren sıfatının bulunmadığı hususunun göz ardı edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili, ceza mahkemesince verilen kararın hukuk hakimince dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemenin kaldırma kararı öncesi davayı reddedip sonra kabul etmesinin çelişkili olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı murisi ...'nın vefatı ile sonuçlanan 24.04.1999 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.