Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4274 E. , 2024/6918 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4274 Karar No : 2024/6918 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayıl
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4274 E. , 2024/6918 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4274 Karar No : 2024/6918 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirketin, ekonomik koşullar nedeniyle sermaye azaltımı suretiyle ortaklarına yaptığı ödemenin kâr dağıtımı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ve tevkifata tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla 2019 yılının Ocak dönemi için verdiği beyanname üzerine söz konusu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin 975.106,39-TL'lik kısmının kaldırılması ve yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sermaye azaltılması sonucu dağıtılan 7.425.000,00-TL'den, ortaklarca yatırılan 508.608,02-TL ile ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketiyle birleşmeden doğan 24.540,00-TL'nin hariç tutulması sonucunda kurumlar vergisi düşüldükten sonra diğer sermaye unsurlarının toplamı olan 6.500.709,39-TL'nin gelir (stopaj) vergisi matrahı olarak ihtirazi kayıtla beyan edildiği olayda, bildirilen bu matrahın yeniden değerleme artış oranı, maliyet artış fonu, olağanüstü yedekler ile gayrimenkul satış kazancından yani matrahın tamamının kâr unsurlarının sermayeye eklenmesi suretiyle oluştuğu, bu kârın ortaklara dağıtıldığı hususunda herhangi bir tereddüte yer vermediği ve ortaklara yapılan kâr dağıtımı da stopaja tabi olduğundan bu değerler üzerinden ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin sermayesine iç kaynaklardan eklenen yeniden değerleme değer artış fonu, enflasyon düzeltme farkları, maliyet artış fonu ve geçmiş yıl kârları gibi unsurların şirket sermayesi ile bütünleştiği ve iç kaynak olmaktan çıkarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tanımlanan şirket sermayesi haline geldiği, sermaye azaltımı nedeniyle pay sahiplerine yapılan dağıtımın kurum kazancı gibi değerlendirerek vergiye tabi tutulmasının yasal hiçbir dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin 09/10/2018 tarihli şirket genel kurulu kararı ile 7.500.000,00-TL olan şirket sermayesinin 7.425.000,00-TL azaltılarak ortaklara dağıtılmasına karar verildiği, ortaklara yapılan bu ödemenin kâr dağıtımı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ve tevkifata tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılının Ocak dönemine ilişkin beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin 975.106,39-TL'lik kısmının kaldırılarak yasal faiziyle birlikte iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 73. maddesinin 3. fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulup, değiştirileceği veya kaldırılacağı kural altına alınmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na 7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22. maddesiyle 03/11/2022 tarihinde eklenen ve 09/11/2022 tarihinde yürürlüğe giren 32/B maddesinin 1. fıkrasında, kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin, sermayeye eklendiği tarihten itibaren beş tam yıl geçtikten sonra herhangi bir şekilde sermaye azaltımına konu edilmesi durumunda, nakdî veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar içerisindeki sermaye unsurlarının tespit olunacağı, söz konusu oranın tespitinde, sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin, sadece kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin, başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdî sermayenin toplam sermaye içindeki paylarının dikkate alınacağı, 2. fıkrasında Kurumların öz sermaye kalemlerini sermayeye ekledikleri tarihten itibaren beş tam yıllık süre tamamlanmadan sermaye azaltımı yapmaları durumunda, azaltımın sırasıyla birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sermaye unsurlarından yapıldığı kabul edileceği, 3. fıkrasında sermaye azaltımında, öncelikli olarak sermayeye ilave edilen öz sermaye kalemlerinden, sermayeye eklenme tarihi beş tam yıllık süreyi geçmemiş olanların işletmeden çekildiği kabul edileceği, 4. fıkrasında bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında sermaye azaltımı suretiyle tespit olunan sermaye unsurlarından; birinci fıkranın (a) bendi kapsamında olanlar kurumlar vergisine ve vergi kesintisine, (b) bendi kapsamında olanlar sadece vergi kesintisine tabi tutullacağı, kurumlar vergisine ve vergi kesintisine tabi sermaye unsurlarında, kesinti matrahı hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olup, bu tutar üzerinden Kanunun 15. ve 30. maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 94. maddesi hükmü kapsamında kesinti yapılacağı, 5. fıkrasında geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, bu şekilde azaltıma konu edilen sermaye unsurları birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine göre tespit edileceği ancak bu tutarlar üzerinden dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmayacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'da yer alan düzenlemeyle kamu gücüne dayanarak tahsil edilen bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğu getirilerek anayasal güvence altına alınmıştır. Anılan maddede karşılığını bulan "verginin yasallığı ilkesi'' olarak tanımlanan ilke gereği vergiler ancak yasama organının yetkisi dahilinde konulabilir, değiştirilebilir ya da kaldırılabilir. Kanuna göre daha alt düzeyde yer alan idari düzenlemelerde vergilendirmenin temel öğeleri ile ilgili olmaması şartıyla ayrıntılara ve teknik konulara ilişkin olarak düzenleme yetkisi kullanılabilecek ise de bu yetkinin mükellefler aleyhine yasaların uygulanmasının daraltılması veya genişletilmesi ya da verginin yasallığı ilkesi gereğince vergi konulması sonucunu doğuracak bir nitelik taşımasına olanak bulunmamaktadır. Sermaye azaltımında vergilendirmenin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 09/11/2022 tarihinde yürürlüğe giren 32/B maddesiyle mümkün hale geldiği dikkate alındığında, dava konusu ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin 2019 yılına ait olduğu, bu durumda, şirketlerin sermayelerini azaltmaları durumunda, sermayenin hangi unsurunun ne kadar tutarda azalacağı ve azaltıma konu edilen unsurlar üzerinden nasıl vergileme yapılacağı hususunda uyuşmazlık konusu dönemde yasal bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında, yapılan tahakkukta hukuka uygunluk görülmediğinden yazılı gerekçeyle davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.