4. Hukuk Dairesi 2022/43 E. , 2023/7131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2021/241 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilm
**4. Hukuk Dairesi 2022/43 E. , 2023/7131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2021/241 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, 12.06.2012 tarihinde davalılardan yaşı küçük ...'nin kullandığı araç içerisinde müvekkillerinin desteğinin yolcu olarak bulunduğu, davalı sürücünün araç ile seyri sırasında aşırı hız sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, ardından bir elektrik direğine ve park halindeki başka bir araca çarpması sonucu kaza gerçekleştiğini, çarpışmadan sonra aracın alev aldığını, kaza sonunda desteğin gerek çarpmanın, gerekse yanmanın etkisiyle feci şekilde hayatını kaybettiğini, davalılardan ...'nin ise ...'nin babası olup aile reisi sıfatıyla, davalı ...'nin işleten sıfatıyla, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı sıfatıyla sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacı anne ... için şimdilik 3.000,00 TL cenaze masrafı, 52.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, davacı anne ... için 150.000,00 TL ve kardeş ... Kinem için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki diğer tüm davalılardan faiziyle birlikte tahsili tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, meydana gelen zararda desteğin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... (Eski unvanı ... Sigorta A.Ş) cevap dilekçesinde hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, meydana gelen zararda desteğin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2014 tarihli ve 2012/502 E., 2014/915 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı aile başkanı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle reddine, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 38.345,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının, olay tarihi olan 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... Sigorta AŞ nin sorumluluğunun sigorta poliçe limiti ile sınırlı kalmak ve sigorta şirketi yönünden faizin dava tarihinden itibaren başlatılmak suretiyle), davacı ...'nın fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... için 1.000,00 TL (cenaze masrafı) maddi tazminatın, olay tarihi olan 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'nın davalılar... ve ...'dan olan fazlaya ilişkin cenaze giderine dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın davalı ... Sigorta'dan olan cenaze giderine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 50.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. (...) vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli 2015/12112 Esas- 2018/6540 Karar sayılı kararı ile davacılar vekili, davalılar ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...kazaya neden olan, davalı ...'nin oğlu davalı ... kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davalı ... oğlu küçüğün/araç sürücüsünün gerçekleştirdiği eylem sebebi ile küçüğü tehlikeli ve hukuka aykırı şeyler yapmaktan uzak tuttuğunu, kendisine bu konuda gerekli bilgi verip aydınlatmış olduğunu ispatlayamadığından, zarar ile davalı ... arasında sorumluluk için gerekli illiyet bağı bulunduğundan, davalı, ev başkanı sıfatıyla küçüğün verdiği zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece davalı ...'nin de sorumluluğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir...Somut olayda desteğin arkadaşları ile gezmek ve eğlenmek amacı ile araç içinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla desteğin gezmek ile araç içinde bulunması bir menfaat karşılığı olmayıp desteğin yararına bir durum olmakla desteğin hatır için taşındığının gözetilerek hükmedilecek maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir...Somut olayda; davacının yolcusu olduğu araç sürücüsünün kaza tarihinde 14 yaşında olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Desteğin yolcusu olduğu araç sürücüsünün aynı zamanda arkadaşı olması sebebi ile ve sürücünün yaşının küçüklüğü sebebi ile ehliyetsiz olduğu destek tarafından bilinebilecek bir husus olup, araç sürücüsünün de kural ihlali ile meydana gelen kazada kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşıldığına göre, desteğin bilerek ve isteyerek ehliyetsiz sürücünün aracına yolcu olarak binmesi desteğin müterafik kusurunu oluşturur. Buna göre Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi (818 sayılı BK. md. 44) uyarınca maddi tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranından indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir... mahkemece manevi tazminat takdir edilirken meydana gelen olaydaki hatır taşıması ve müterafik kusur durumu dikkate alınmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve mahkemece hatır taşıması ve müterafik kusur durumları da gözetilerek hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir..." şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilince kararın düzeltilmesi talep edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 12.02.2020 tarihli ve 2018/4724 Esas- 2020/1346 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilerek, "Her ne kadar mahkemece davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de, davacıların davadan önce davalı ... şirketine başvurdukları, davalı ... şirketinin davacılara ödeme teklifinde bulunduğu, davacıların bunun üzerine tekrar sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin tespiti gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Dairemizin bozma ilamında bu husus sehven değerlendirilmediğinden, davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 28.06.2018 gün ve 2015/12112-2018/6540 sayılı bozma ilamına 6 numaralı bent olarak belirtilen bozma gerekçesinin de eklenmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile açıklanan gerekçenin bozma ilamına eklenmesine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazada yaşı küçük davalı ...'nin babası olan, davalı ...'nin 4721 sayılı MK'nın 369 uncu maddesi gereğince meydana gelen zarardan ev başkanı sıfatıyla sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, bozma ilamı uyarınca aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 38.345,96 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze gideri üzerinden sırasıyla % 20 oranında hatır taşıması indirimi ile % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verildiği, manevi tazminat takdir edilirken hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri dikkate alınarak karar verildiği, davacı tarafın 30.11.2010 tarihinde davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunduğu, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirket tarafından 07.12.2010 tarihinde davacı yana ödenmek üzere hazır edildiğinin ikrar edildiği, buna göre davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin 30.11.2010 tarihi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 24.541,42 TL destekten yoksun kalmak tazminatının kaza tarihi olan 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (..., ... Sigorta A.Ş.) müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... yönüyle sorumluluğun sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigorta şirketi yönüyle faizin 30.11.2010 tarihinden itibaren başlatılmak suretiyle) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için 640,00 TL (cenaze gideri) maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (...) alınarak davacıya verilmesine, ... Sigorta A.Ş.'ye ilişkin cenaze giderine yönelik maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 40.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 21.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin oğlu/kardeşi ...'ın yanarak can vermesi ve cenazesinin tanınmaz halde gömülmesi sonuçlarını taşıyan olay nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, olayda hatır taşımacılığı bulunmadığını, tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığını, tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının da hatalı olduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 09.09.2013 tarihli raporda sürücü davalı ...'nin kazanın meydana gelmesinde %90 oranında kusurlu bulunduğunu, destek ... açısından ise sürücü belgesi olmayan kişinin aracına can güvenliğini tehlikeye atarak binmesi nedeniyle %10 oranında kusur yüklendiğini, mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı belirlenirken desteğe yüklenen %10 kusur oranında indirim yapıldığını, kusur durumunun kesinleştiğini, hükmedilen tazminat üzerinden tekrar %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 43, 44, 45, 47 ve 49 uncu maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunmul Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.