Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2799 E. , 2024/4784 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2799 Karar No : 2024/4784 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi v İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümüşhane İli Merkez İlçesi, ... Köyü sınırla…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2799 E. , 2024/4784 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2799 Karar No : 2024/4784 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi v İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümüşhane İli Merkez İlçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan RN:... - ER:... sayılı IV.Grup maden arama ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesi gereğince iptal edilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu alanda davacının işletme ruhsatı ve iznine esas olacak rezerv belirleme yönteminin yetersiz olduğu, maden işletme projesinin madencilik yönünden uygun olmadığı, işletme projesinin özensiz, yetersiz ve hatalı hazırlanmış olduğu bilirkişi raporu ile ortaya konulduğundan, işletme projesinin arza uygun olmadığı ve yeterli ve ekonomik olarak işletebilecek maden olmadığından bahisle davacının arama ruhsatının iptaline yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Her ne kadar davacı tarafından hazırlanıp sunulan Detay Arama Raporu ve İşletme Projesinde eksikliklerin olduğu bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş ise de; söz konusu ruhsat sahasında davalı idare tarafından yapılan tespitlerin de yetersiz olduğu, bu tespitlere dayalı olarak söz konusu ruhsat sahası için altın-gümüş değerlerinin ekonomik değerlerde olup olmadığının belirlenemeyeceği söz konusu bilirkişi raporunda açıkça ifade edildiği, esas itibari ile söz konusu ruhsat sahasından gerekli ve yeterli miktarda numune alınmak suretiyle sahadaki altın-gümüş değerlerinin ekonomik değerlerde olup olmadığı belirlendikten sonra dava konusu arama ruhsatı ile ilgili işlem tesis edilmesi gerektiği, öte yandan, işletme ruhsatı almak için sunulan işletme projesinde eksiklikler bulunması halinde, doğrudan arama ruhsatının iptaline karar verilemeyeceği, projelerdeki eksikliklerin yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanacağı, eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanların teminatlarının iki katına çıkarılarak sürenin üç ay daha uzatılacağı, bu süre sonunda da eksikliklerini tamamlamayanların taleplerinin kabul edilmeyeceği ve teminatların irad kaydedileceğinin açık olduğu, bilirkişi raporundaki tespitler ve mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu maden arama ruhsatının iptaline ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ruhsat ile ilgili olarak, ... tarih ve ... sayı ile tevdi edilen dilekçe ekinde detay arama faaliyet raporu ve işletme projesi verilerek IV. grup işletme ruhsatı ve altın işletme izni talep edildiği, beyan edilen işletme projesinde, ruhsat sahibi tarafından alınan 3 adet numunede altın değerlerinin 0,9 ppm, 1,3 ppm ve 1,1 ppm çıktığı, bu haliyle işletme projesi ve eklerinin heyet tarafından arza uygun bulunmadığından projenin kabul edilmemesi nedeniyle ve arama süresinin 14/06/2015 tarihinde dolduğu tespit edildiğinden, dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının ... tarih ve ... sayılı başvurusu üzerine, Gümüşhane İli, Merkez ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan sahaya ilişkin olarak, 14.06.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere RN:... - ER:... sayılı IV.Grup maden arama ruhsatı verildiği, akabinde şirketin talebi üzerine ruhsat süresinin beş yıla tamamlanmasına karar verildiği, davacının... tarih ve ... sayılı dilekçesi ile "altın+gümüş işletme projesi" ve sonrasında ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile davacı tarafından "revize edilen altın+gümüş işletme projesi" sunularak IV.Grup İşletme Ruhsatı ve Altın İşletme İzni için talepte bulunulduğu, anılan talebin Maden Kanunu'nun 2. ve 24. Maddeleri kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07.02.2018 tarih ve 800258 sayılı "Olur"u doğrultusunda mahallinde tetkik ve tespit yapılmak suretiyle düzenlenen değerlendirme raporunun " analiz sonuçlarına göre, talep edilen altın+gümüş değerleri ekonomik değerlerde olmadığı için işletme projesi arza uygun bulunmamıştır" yönündeki görüş ve tespiti üzerine davalı idare tarafından, 10.07.2018 tarihli "Olur"a istinaden "15/06/2015 tarihinde iptal edilmiştir" denilmek suretiyle, ruhsatın iptal edilmesine dava konusu işlemle karar verildiği, bunun üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Maden Kanunu'nun 3. maddesinde "Rezerv, Kaynağın, boyutları ve tenörü/kalitesi belirlenmiş ve günün şartlarında ekonomik olarak üretilebilir ve işlenebilir kısmı." olarak, "Görünür Rezerv: Kaynağın üç boyutu ile belirlenmiş olan ve bu boyutlar içerisinde sürekliliği konusunda en az risk taşıyan, jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal, mali etkenlerin altında ve günün şartlarında işletilebilir kısmı" olarak, "Muhtemel Rezerv: Sürekliliği görünür rezervde olduğu kadar tarif edilemeyen, ekonomik işletilebilirliği jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal ve mali etkenler ile ilgili belirsizlikler içeren cevher miktarı." olarak, tanımlanmıştır. Kanunun 24. maddesinin 4. fıkrasında "Arama ruhsatlı sahalara, geçici tesis alanı ile arama süresince belirlenen görünür, muhtemel ve mümkün rezerv alanı üzerinden işletme ruhsatı, geçici tesis alanı ve görünür rezerv alanına da işletme izni verilir. Arama ruhsatının diğer kısımları taksir edilir. Mümkün rezerv alanlarının IV. Grup maden işletme ruhsat sahalarında beş yıl, diğer grup maden işletme ruhsat sahalarında üç yıl içinde görünür veya muhtemel rezerv haline getirilmeyen alanlar da taksir edilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Maden Yönetmeliğinin, "Arama dönemi ve faaliyetleri" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Arama faaliyet dönemi; sırasıyla ön arama, genel arama, detay arama ve uygun bulunması halinde fizibilite dönemlerinden oluşur." hükmüne, 5. fıkrasında ise "II. Grup (b) bendi, III. ve V. Grup madenlerde genel arama dönemi, IV. Grup madenlerde detay arama dönemi, IV. Grup (b), (c) ve (ç) bendi madenlerde talep edilmesi ve Genel Müdürlükçe uygun bulunması halinde fizibilite dönemine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeksizin işletme projesi verilemez ve işletme dönemine geçilemez." hükmüne; "Detay arama dönemi" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Detay arama dönemi, genel arama döneminin sonundan itibaren başlamak üzere IV. Grup madenlerde dört yıldır. (2) Miktar, yoğunluk, şekil, fiziksel özellikler, tenör/kalite ve mineral içeriğinin yüksek bir güvenilirlik düzeyinde hesap edilmesi amacıyla yapılan çalışmaları kapsar. Dört yıl süreli olan bu dönemde, maden yatağını üç boyutlu olarak ortaya koymak ve yüksek bir güvenilirlik düzeyinde hesaplama yapabilmek amacıyla yeter sayı ve sıklıkta mostra, kuyu, yarma, sondaj ve galeri açma çalışmaları yapılması gerekir. Buralardan yeterli sayı ve sıklıkta örnekleme yapılır. Maden yatağının sınırları ve sözü edilen özellikleri, örneklerin test ve analiz edilmesi suretiyle elde edilen verilere dayalı olarak ortaya konulur, kaynak hesaplanır ve maden yatağının işletilmesine yönelik özellikler de belirlenir. (3) Detay arama dönemi süresi sonuna kadar Ek-13’te yer alan detay arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur. Detay arama faaliyet raporunun uygun bulunması halinde IV. Grup (b), (c) ve (ç) bendi maden arama ruhsatlarında detay arama dönemini takiben fizibilite çalışmalarına ihtiyaç duyularak gerekçesi ile birlikte Genel Müdürlüğe müracaatta bulunmaları ve talebin uygun bulunması hâlinde, detay arama dönemi sonrasında iki yıllık bir fizibilite dönemine hak sağlar. IV. Grup (a) bendi maden arama ruhsatlarında ise detay arama dönemi sonuna kadar kaynak ve rezerv bilgilerini içeren işletme projesi verilerek işletme ruhsat talebinde bulunulmaması halinde arama ruhsatı iptal edilir. (4) Detay arama faaliyet raporunun veya yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde tespit edilen eksikliklerin bir ay içinde giderilmesi ruhsat sahibine yazılı olarak bildirilir. Tebliğ tarihinden itibaren eksikliklerin bu sürede tamamlanmaması veya verilen raporların ya da yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde arama ruhsat süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir. (5) Detay arama faaliyet raporunun süresi içinde verilmemesi hâlinde arama süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." hükmüne; "II. Grup (b) bendi, III., IV. ve V. Grup madenlere işletme ruhsatı düzenlenmesi ve işletilmesi ile ilgili genel ilkeler" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Arama faaliyeti sonrası görünür ve muhtemel rezerv sınırlarının ve büyüklüğünün tespit edilebilmesi için madenin tenör/kalite dağılımı, madenin cinsine göre cevher damar kalınlıkları, kömür için kalori değeri, mermer için üretim kapasitesi, su ve gazların konsantrasyonu, debisi, kapasitesi belirlenir. İşletme projesinin hazırlanmasında kullanılacak verilerin belirlenebilmesi için gerekli aramaların yapılmış olması ve bu faaliyetlerin rezerv bilgilerini içeren II. Grup (b) bendi ve III. Gruplar için hazırlanmış genel arama faaliyet raporu ve IV. Gruplar için ise detay arama faaliyet raporu veya fizibilite raporu ile belgelenmesi zorunludur. (2) Arama ruhsat döneminde ortaya çıkarılan rezerve ilişkin dayanakları ile birlikte belge ve bilgilerin verilmesi zorunludur. (...) (7) Projeye konu madenin bulunmaması ve arama ruhsat süresinin tamamlanmış olması durumunda işletme ruhsat talebi reddedilerek arama ruhsatı iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin eklerinde yer alan Ek 12 - Genel Arama Faaliyet Raporu kısmı ile Ek 13 - Detay Arama Faaliyet Raporu kısmında, ayrıntılı şekilde maden jeolojisini ortaya koymak üzere sahada yapılması gerekli faaliyetlerin neler olduğu hususları düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın çözümü keşif ve bilirkişi incelemesini zorunlu kıldığından, Mahkemesince 17.01.2019 tarihli ara kararı ile dava konusu parselin bulunduğu alanda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişilerden gümüş - altın madeninin ekonomik açıdan işletilebilir olup olmadığı, işletme projesinin arza uygun olup olmadığı, sahada madenciliğe yönelik herhangi bir faaliyetin bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması suretiyle değerlendirme yapılması istenilmiş olup, 21.05.2019 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen 05.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 27.05.2010 tarih ve ... sayılı başvurusu üzerine Gümüşhane İli, Merkez ilçesi, Yitirmez Köyü sınırları içerisinde bulunan sahaya ilişkin olarak, 14.06.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere RN:...- ER:... sayılı IV.Grup maden arama ruhsatı verildiği, akabinde şirketin talebi üzerine ruhsat süresinin beş yıla tamamlanmasına karar verildiği ve verilen süre içerisinde 2017 yılında revize edilen proje ile altın+gümüş işletme projesi sunularak IV.grup işletme ruhsatı ve gümüş işletme izni için talepte bulunulduğu, anılan talep doğrultusunda davalı idarece, Maden Kanunu'nun 2. ve 24.maddeleri kapsamında mahallinde yapılan tetkik ve tespitler sonucu düzenlenen raporda, " analiz sonuçlarına göre, talep edilen altın+gümüş değerleri ekonomik değerlerde olmadığı için işletme projesi arza uygun bulunmamıştır." ibaresine dayanılarak ruhsatın iptal edilmesi üzerine davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, gümüş-altın madeninin ekonomik bakımdan işletilebilir olup olmadığı açısından; davalı idare tarafından alınan ve davacının itiraz etmediği 5 adet numuneden yola çıkılarak değerlendirme yapmanın, hem numunelerin alındığı alan bakımından hem de derinlik, kayaç türü vb. yönlerden dosyadaki bilgi ve belgeler ile yapılan incelemelerde ortaya konulamamış olması hasebiyle cevherin ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından alınan 3 adet numune örneğinin de bu incelemeye elverişli olmadığı, sonuç olarak her iki numunenin de sayı ve alınış yöntemi bakımından yetersiz olduğu, işletme projesinin arza uygun olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmede; madenciliğin, arama faaliyetleri ile başlayan, cevherin çıkarılması ve tesiste zenginleştirilmesi ve en son olarak cevherin çıkarılması sonucu oluşan boş alanların kapatılması ve doğaya yeniden kazandırılması işlemlerinden oluştuğu, davacı tarafından sunulan Genel Arama Faaliyet Raporu, İşletme Projesi Raporları ve ekleri incelendiğinde, davaya konu sahada jeolojik prospeksiyon ve numune alımının yapıldığı, gümüş cevherleşmesinin tespit edildiği, ruhsat sahasının 1105,47 hektar olduğu ve bu alanın 170 hektarlık alanın görünür rezerv, geriye kalanının ise muhtemel rezerv olduğu, sahada 9520.000 ton görünür rezervin hesaplandığı, muhtemel rezervin ise 52.386.320 ton olarak hesaplandığı, cevher kalınlığının 2 metre olarak hesaplandığı ancak derinlik bilgisi verilmediği ve sahada oluşan ortalama cevher tenörüne yer verilmediği, sahadan yıllık ortalama 50.000 ton üretim yapılmasının ve kazanılacak malzemenin Gümüşhane Merkez'de bulunan üretim tesislerine gönderileceğinin planlandığı, ancak söz konusu alanda cevher aramaya yönelik herhangi bir sondaj, yarma ve kuyu açma yapılmadığı ve herhangi bir sondaj verisinin olmadığı, yüzeyden alınan 5 adet numune ile yapılan analiz sonucuna göre bütün sahanın değerlendirildiği ancak numunelerdeki ortalama tenör değerinin yer altındaki cevherin ortalama tenör değerini yansıtmayacağı, herhangi bir sondaj yapılmadan cevher kalınlığının yaklaşık 2 metre alınarak rezerv hesaplanması yapılmasının da yanlış olduğu, bütün yatırım maliyetlerinin bu rezerve göre yapılmış olduğu ve bunu da madencilik projeleri için risk oluşturduğu, sonuç olarak maden işletme projesinin madencilik yönünden uygun olmadığı, sahada madenciliğe yönelik herhangi bir faaliyetin bulunmadığı"yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda "Davacı Sabahattin Yıldız'a 201003548 ruhsat numaralı saha için ekonomik yönden iptali Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği maddelerine aykırı" şeklinde yapılan belirlemenin hatalı olduğu, davalı idarenin mahallinde tetkik heyeti raporunda, "numune analiz sonuçlarına göre ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olmadığı, işletme projesinin arza uygun bulunmadığı" hususunun belirtildiği ve bu nedenlerle işlem tesisi edilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve aynı nedenlerle kararın temyiz edildiği görülmüştür. Davacının sunduğu işletme projesine konu ekonomik olarak işletilebilir cevherleşme olup olmadığının idarece tespit edilmek üzere sahadan numune örnekleri alındığı, dosya içeriğinden sabit olduğu üzere de bu numunelerin alınış yerine ve şekline davacının bir itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişilerce davacının işletme projesinin gereklerini yerine getirmediği ortaya koyulmuş olup, davacı tarafından madeni işletmek amacıyla arama ruhsat döneminde kanun ve yönetmelikte ayrıntısına yer verilen sondaj, yarma, galeri, kuyu açma ve benzeri çalışmalarla işletilmek istenen madenin cevherleşmesinin ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda davacının üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği ve işletme projesinin madencilik yönünden uygun olmadığı açıkken dava konusu işlemin iptaline yönelik kararda hukuki isabet bulunmamıştır. Sahadaki cevherleşmenin numune alınarak tespitinden sonra işletme ruhsatı ve izni verilecek maden sahalarında, öncelikle madeni işletmek isteyen kişilerin idareye sundukları işletme projelerinin kabule uygun olması ve madeni işletmeye alabilmek için öncesinde yapılması gereken çalışmaların yeterince yapıldığını gösteren (sondaj, yarma, galeri, kuyu açma vb.) belgelerin sunulması gerektiği, davalı idarece her bir ruhsatta, madeni işletmek isteyen kişilerin projelerinde belirttikleri rezervin, tespit yöntemi, cevherleşme tipi, kalınlığı, yapılan sondaj, yarma, galeri ve benzeri faaliyetleri yönünden değerlendirilerek, işletme projesinde beyan edilen miktardaki rezervi ortaya çıkarıp çıkaramayacağının proje bazında incelendiği, bu durumun da sahadaki cevherleşmeden bağımsız olup somut uyuşmazlıkta davacının projesine konu cevherleşmeyi ortaya çıkaramadığı, Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesinde de projenin madencilik açısından uygun olmadığı sonucuna varıldığı, sahada sondaj, yarma, galeri ve kuyu açma çalışmaları yapmadığı açık olan davacının ruhsat sahasında gümüş ve altın varlığı ile ilgili veri elde edilemediğinden (ekonomik olarak işletilebilir rezerv bulunmadığından) işletme projesinin idarece uygun bulunmayarak, işletme ruhsat talebinin reddedilmesi ve arama ruhsat süresi dolduğundan arama ruhsatının iptaline yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.