1. Hukuk Dairesi 2013/9328 E. , 2013/12900 K. "" MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2012 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi,duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi.Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl ve …
**1. Hukuk Dairesi 2013/9328 E. , 2013/12900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2012 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi,duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi.Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan D... Ç...'in 15.08.2010 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak eşi Makbule ile Makbule'den olma çocukları olan davacı M.., davalılar T... ve T... ile dava dışı A...'nin kaldığı, mirasbırakan adına kayıtlı olan 1655 parselin ifrazıyla 1659,1660,1661 ve 1662 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu,1660 parsel sayılı taşınmazını dava dışı kızı A...'ye,1661 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu T...'e,1662 parsel sayılı taşınmazını ise diğer davalı oğlu T...'a 12.02.2007 tarihli satış aktiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı, çekişme konusu taşınmazların davalılara temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davaları açmış, davalılar ise muris tarafından mallarının mirasçılar arasında paylaştırıldığı savunmasında bulunmuştur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.