3. Hukuk Dairesi 2023/4461 E. , 2023/2444 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2019/218 K. DAVA TARİHİ : 29.01.2014 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**3. Hukuk Dairesi 2023/4461 E. , 2023/2444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2019/218 K. DAVA TARİHİ : 29.01.2014 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı Maşallah ile davalı idare arasında toplu konut projesinde yer alan işyeri niteliğindeki bağımsız bölümün satın alımına dair 13.04.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmede teslim süresinin 6 ay olarak belirlendiğini, sözleşmeyi 24.04.2012 tarihli protokolle devraldığını ancak teslimin hala yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere geç teslimden kaynaklı kira kaybı için 1000,00 TL, ticari gelir kaybı için 1000,00 TL olmak üzere toplam 2000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş 10.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 14.212,75 TL kira kaybı, 18.320,00 TL ticari kazanç kaybı olarak artırarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplamda 32.532,75 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmenin 3 üncü maddesinin devamında temerrüde esas sürenin 30 ay olarak belirlediğini, emsal dosyalarda da bu süre geçmediğinde temerrüde düşülmediğinin tespit edildiğini, dava konusu işyerinin 12-13 Nisan 2012 tarihlerinde teslime hazır edildiğini ve dava dışı Maşallah'a bildirimde bulunulduğunu ancak bu kişi şantiyede bulunmadığından teslimin gerçekleşmediğini, daha sonra 24.04.2012 de devir protokolü ile davacıya devredildiğini, teslim edilmemesinde kusurları bulunmadığını, davacının taleplerini dava dışı şahsa yönlendirmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bilirkişi raporlarıyla davacının 10.10.2010-29.01.2014 tarihleri arası toplam kira kaybı bedelinin 14.212,75 TL, ticari kaybın ise 18.320,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ıslah dilekçesi doğrulusunda davanın kabulü ile 32.532,75TL'nin 13.10.2010 tarihinden dava tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davalı temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2016/9792 E, 2018/9298 K sayılı kararıyla; davalının tacir sıfatı bulunmadığından görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi değil Genel Mahkemeler olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar