1. Hukuk Dairesi 2021/5096 E. , 2022/7293 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekilleri ile katılma yolu ile vekalet ücreti yönünden Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurularının esastan reddine…
**1. Hukuk Dairesi 2021/5096 E. , 2022/7293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekilleri ile katılma yolu ile vekalet ücreti yönünden Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekilleri ile katılma yolu ile vekalet ücreti yönünden davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, dayandıkları tapu kaydı sınırlarının ... sokak, , ... ve Yol olduğunu ve o tarihten beri değişmediğini, taşınmazın dört tarafındaki sınırların sabit sınırlar olduğunu, davacıların murisi ... oğlu ...'in (Namı diğer ....) 1320 tarihinden önce öldüğü, Alucra Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/82 Esas, 1980/12 Karar sayılı veraset ilamına göre mirasçı olarak davacıların da içinde olduğu mirasçıları bıraktığını ve tapu kaydında davacılara ait taşınmazın hissesinin 7600 arşın olduğunu, tapulama sırasında taşınmaz sınırları içinde bulunan parsellerin bir kısmının kadastro sırasında sahibi belirsiz kişiler adına tespit edildiği, bir kısmının ise yol olarak bırakıldığını, mülkiyeti davacıların murisine ait olan yerle ilgili olarak kadastro tespiti sırasında düzenlenmiş bir kadastro tutanağı bulunmadığı ve yol olarak bırakılmış olması nedeniyle 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını ileri sürerek, İstanbul ili, .... ilçesi, .... (...) Mahallesinde bulunan içerisinde .... adanın bulunduğu, kuzeyinde ... Camii, Güneyinde Evliya Çelebi Caddesi ile bu caddenin Havuzbaşı Değirmenci Sahili, Rıhtım ve Marmara Denizi (Haliç), doğusunda Havuzkapısı Caddesi bulunan 7600 Arşın (Yaklaşık 5.000,00 m²'lik) alanın tapusunun Muris ... oğlu ...'in (namı diğer .... Ağa) veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın değerinin düşük gösterildiğini ve eksik harcın tamamlatılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının öncelikle talebini açıkça belirtmesi gerektiğini, eğer dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş ve kadastro harici bırakılmış ise mahkemenin görevli olmadığını, davaya Kadastro Mahkemesinde bakılması gerektiğini, davacının hangi taşınmazların tapu kaydının iptalini istediğini belirterek davasını tapu maliklerine yöneltmesi gerektiğini belirtip husumet ve görev itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.