Başvuru; işçilik alacağının ödenmediği gerekçesiyle açılan davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işçilik alacağının ödenmediği gerekçesiyle açılan davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, emekli olması üzerine 24/12/2014 tarihinde Sarayönü Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde (Mahkeme) belirsiz alacak davası niteliğinde işçilik alacaklarına ilişkin dava açmıştır. Mahkeme, davaya ilişkin bilirkişi incelemeleri yaptırmış ve yargılama neticesinde davanın kabulüyle başvurucu lehine iş ilişkisinden kaynaklanan alacaklara hükmetmiştir. İstinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir. Karar gerekçesinde; kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının belirlenebilir olmasından dolayı belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri ifade edilerek hukuki yarar yokluğundan anılan alacaklara yönelik taleplerin usulden reddi gerekirken esasa girilerek kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme, istinaf kararına uymuş ve kısmen kabul kısmen ret kararı vermiştir. Karar gerekçesinde; Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili olarak hak arama durumundaki kişinin hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilmesi amacıyla ihdas edildiği ve bu durumda davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerektiği ifade edilmiştir. Dava dilekçesinde şartları bulunmadığı hâlde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtildiği durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuruya konu davada da başvurucuların çalışma süresi ve ücretini bildiği bu sebeple dava konusu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve asgari geçim indirimi ücret alacaklarının miktarını belirleyebilme imkânına sahip olduğu, anılan alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından belirtilen talepler yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiştir (detaylı benzer gerekçe için bkz. İsmail Avcı, B. No: 2019/12190, 22/2/2022, § 16) verilen kararlara atıfla kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, diğer alacakları yönünden ise ilk verilen karardaki meblağ üzerinden indirim yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu istinaf isteminde bulunmuşsa da Bölge Adliye Mahkemesi 27/2/2020 tarihinde talepleri kesin olarak reddetmiştir. Yargılama devam ederken başvurucu 26/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.