Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... belirsiz süreli iş sözleşmesi gereğince 30.10.2014 tarihinden kendi isteğiyle ayrıldığı 07.12.2020 tarihine kadar bir fiil müvekkil şirket bünyesinde çalıştığını, müvekkil şirket, vergi levhasında belirtilen 284107, 284905, 284101, 2844103, 284106 faaliyet kodlarını kapsayan “metal işleyen takım tezgahlarının parça ve aksesuarlarının imalatı” ile "makine dış giydirimi kabin üretimi" aktif olarak faaliyet göstermekte olduğunu, bahsi geçen ticari faaliyetlerdeki tüm ürünlerin tasarım ve üretimi münferiden müvekkil şirket bünyesinde yapıldığını, müvekkil şirket, tasarım, üretim teknikleri, pazarlama yöntemleri, müşteri portföyünün genişliği, finansal durumu, ihracat kapasitesi, genç ve dinamik personeli ve uluslararası üretimiyle faaliyet alanında Türkiye'nin önde gelen işletmelerinden olduğunu, davalı, müvekkil şirkette arge&tasarım sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkil şirket, davalının bu alanda ve konumdaki ilk işyeri olduğunu, dolayısıyla davalı, “metal işleyen takım tezgahlarının parça ve aksesuarlarının imalatı” ile "makine dış giydirimi kabin üretimi" 'ndeki eğitim, bilgi, donanım, tecrübe ve müşteri portföyünü müvekkil şirketteki bilgi ve verilerle edindiğini, yine bu alandaki Solidworks çizim eğitimi başta olmak üzere çizim, üretim ve pazarlama tekniklerini, müvekkil şirketteki çalışma ve eğitimler sayesinde kazandığını, davalı, müvekkil şirkette çalıştığı süre boyunca yaptığı işin vasfı gereğince müşterilerle birebir iletişim halinde olduğunu, müşteri dosyaları tüm gizliliğiyle kendisiyle paylaşıldığını, davalının vasıflı bir çalışan olarak müvekkil şirketin ticari sırları da dahil olmak üzere erişim ve kullanım yetkisinin bulunduğu alanın çok kapsamlı olması nedeniyle iş sözleşmesinin "Özel Şartlar" başlıklı 13. maddesinde "rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğü" düzenlendiğini, taraflarca özgür iradeyle imza altına alındığını, davalının, 07.12.2020 tarihinde müvekkil şirketten ayrılmak istediğini iletmesi üzerine İK departmanı tarafından gerekli işlemleri yapılmış ve ilişiği kesildiğini, bu işlemin hemen ardından müvekkil şirket müşterilerinin ve tedarikçilerin büyük çoğunluğu şirketi arayarak davalının yeni bir işe başladığını, çalıştığı firmanın körük alanında faaliyet gösterdiğini ve kendilerine ulaşarak birlikte çalışma teklifinde bulunduğunu ilettiklerini, bunun üzerine tarafımızca yapılan araştırma neticesinde davalının, müvekkil şirketle aynı faaliyet alanına sahip ve yeni kurulmuş olan ... Mühendislik Makine Koruma Sistemleri Anonim Şirketinde aynı vasıfla işe başladığı tespit edildiğini, müvekkil şirket ve davalının şuan çalışmakta olduğu şirketin faaliyet kodları birebir aynı olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, davalının iş sözleşmesinin "Özel Şartlar" başlıklı 13. Maddesinin alt bentlerinde yer alan "Rekabet Yasağı Ve Sır Saklama Yükümlülüğünü" ihlal etmesi nedeniyle aynı maddenin L bendince kararlaştırılan cezai şartın (fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kayıdyla) şimdilik 1.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.