Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2378 E. , 2024/1004 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2378 Karar No : 2024/1004 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava; Çorum ili sınırları içerisinde ve da…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2378 E. , 2024/1004 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2378 Karar No : 2024/1004 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava; Çorum ili sınırları içerisinde ve davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı ruhsata ait 2013 yılına ilişkin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29/4.maddesi uyarınca verilmesi gereken belgelerin 30/04/2014 tarihine kadar verilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 29/4 ve Geçici 21/2.maddeleri uyarınca davacıya toplam 14.652,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29.maddesinin 4.fıkrasına göre, ruhsat sahibinin, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili faaliyet bilgi formunu davalı idareye vermekle yükümlü olduğu, yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde yaptırıma maruz kalacağının açıkça düzenlendiği, davacının ise 2013 yılına ilişkin işletme faaliyet bilgi formunu 20.06.2018 tarihinde davalı idareye gecikmeli de olsa verdiği, kısacası yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceği, 2013 yılına ilişkin belgelerin en geç 30.04.2014 tarihine kadar sunulması gerekirken sunulmaması halinde ise kabahate ilişkin tanımdaki fiilin 30.04.2014 tarihinde işlenmiş olduğunun kabulü gerektiği, fiil tarihindeki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması nedeniyle geçici madde hükmü de dikkate alınmak suretiyle davacı lehine uygulama yapılarak tesis edilen idari para cezası miktarının 14.652,00-TL olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca, üç yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmekte olup, dava konusu işleme dayanak alınan fiilin 30.04.2017 tarihi itibariyle soruşturma zamanaşımına uğradığının açık olduğu, bu durumda, dava konusu işleme esas fiilin 30.04.2014 tarihinden itibaren, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, ellibin Türk Lirasından daha az idari para cezasını gerektiren kabahatlar için öngörülen üç yıllık süre içinde davacı hakkında idari para cezasına karar verilmesi gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 29.11.2018 tarihinde verilen dava konusu idari para cezasında hukuka ve ilgili mevzuat hükümlerine uyarlık görülmediği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın 2013 yılına ilişkin işletme bilgi formunun davacı tarafından en geç 31/03/2014 tarihine kadar idareye verilmesinin gerekmesi nedeniyle, işletme bilgi formunun süresi içinde idareye verilmemesi fiilinin bu tarihte işlendiğinin kabulü gerekmekte olup; bu tarih itibariyle Kanunda anılan fiil karşılığı idari para cezası yaptırımının öngörülmemesi, idari para cezası yaptırımının 2015 yılında getirilmiş olması karşısında, 2013 yılı işletme bilgi formunun süresi içinde idareye verilmediğinden bahisle davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdari işlemin tesis edildiği tarih 2015 yılı sonrası olduğunu, idari işlemin tesis edildiği meri mevzuat hükmünde eylemin karşılığını idari para cezası olduğunu işlemin bu neden hukuka uygun olduğunu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.