Başvuru, gözaltına alınma, tutukluluk ve yakalamaya ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında derhâl müdafi atanmaması nedeniyle müdafi yardımından faydalanma hakkının; belirli suçlara bakmakla görevli mahkemede yargılanma nedeniyle kanuni hâkim güvencesinin; iddianamenin kabulü aşamasında itiraz hakkının tanınmaması ve yargılamadaki eksiklikler ve hatalar nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılama hakkının; hükme etkili bir tanığın mahkeme huzurunda di
Başvuru, gözaltına alınma, tutukluluk ve yakalamaya ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında derhâl müdafi atanmaması nedeniyle müdafi yardımından faydalanma hakkının; belirli suçlara bakmakla görevli mahkemede yargılanma nedeniyle kanuni hâkim güvencesinin; iddianamenin kabulü aşamasında itiraz hakkının tanınmaması ve yargılamadaki eksiklikler ve hatalar nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılama hakkının; hükme etkili bir tanığın mahkeme huzurunda dinlenilmemesi ve tanığa soru sorulamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının; mahkeme kararlarının uygun biçimde gerekçelendirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının; temyiz aşamasında duruşma yapılmaması nedeniyle duruşmalı yargılanma hakkının; yargılamanın uzun sürede sonuçlanması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının; mahkûmiyetle birlikte belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya hükmedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının; kovuşturmanın ertelemesi kararı sonucunda belirli bir süre ceza tehdidi altında bırakılma nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının; çıkartılan yakalama kararı sonucunda üniversiteye devam edilememesi nedeniyle eğitim hakkının; yargılama sırasında etnik kökenden dolayı ayrımcılığa uğranılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 27/5/2014 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/12/2014 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından başvuruya ilişkin herhangi bir görüş sunulmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 10/10/2010 tarihinde gerçekleşen bir yürüyüşte PKK terör örgütü adına slogan, polise molotof kokteyli ve havai fişek atılması eylemlerine yönelik olarak soruşturma başlatılmıştır. Olay yerinde parmak izi tespit edilen N.Y. 13/11/2010 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde, kendisine gösterilen (8) ve (9) numaralı fotoğraflardaki kişilerin yürüyüşe katılmaları yönünde konuşmalar yaptığını söylemiştir. Kolluk tarafından hazırlanan 24/11/2010 tarihli tespit tutanağında (8) numaralı fotoğraftaki kişinin başvurucu, (9) numaralı fotoğraftakinin ise O.U. olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, 28/11/2010 tarihinde gözaltına alınmıştır. Kollukta verdiği ifadesinde N.Y. ve O.U. isimli kişileri tanımadığını, fotoğraftaki kişinin kendisi olmadığını ve suç unsuru tespit edildiği belirtilen telefonu ikinci el olarak aldığını ve kullandığı esnada bu içeriklerin mevcut olmadığını söylemiştir. İfade tutanağında, isnat edilen suçlamaların başvurucuya bildirildiği ve müdafi yardımından yararlanma, susma, yakalandığının yakınlarına bildirilmesini isteme ve delil toplanmasını talep etme gibi haklarının başvurucuya hatırlatıldığı belirtilmektedir. Başvurucu 29/11/2010 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde kolluktaki beyanlarını tekrarlamış; herhangi bir olaya katılmadığını, PKK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYGM'nin üyesi olmadığını söylemiştir. (Kapatılan) İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (CMK madde ile görevli) 29/11/2010 tarihinde, başvurucunun ve diğer iki şüphelinin silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu müdafiinin dosyanın bir fotokopisinin verilmesi talebi,vekâletnamesi olmadığı gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından reddedilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 10/12/2010 tarihinde, başvurucu müdafiinin dosyanın bir örneğini alabileceğine karar vermiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarfından başvurucu ve diğer beş sanık hakkında 31/12/2010 tarihinde iddianame düzenlemiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 13/1/2011 tarihli tensip tutanağı ile başvurucunun tahliyesine, duruşma gününün ve iddianamenin başvurucuya tebliğine karar vermiştir. Başvurucu 21/4/2011 ve 1/6/2011 tarihli duruşmalara katılmamıştır. Tanık N.Y. 21/4/2011 tarihli duruşmada alınan ifadesinde herhangi bir gösteriye katılmadığını, molotof atmadığını, başvurucuyu ve diğer sanıkları tanımadığını söylemiştir. 24/8/2011 tarihli duruşmada iddianame ve ekleri başvurucuya okunmuştur. Başvurucu, hakkındaki suçlamaları kabul etmemiş; örgüt üyesi olmadığını ve herhangi bir kişiyi yürüyüşe katılması hususunda teşvik etmediğini ileri sürmüştür. Mahkeme, başvurucu müdafiinin dinlenilmesini talep ettiği tanıklar N.A ve B.yle ilgili olarak adreslerinin bildirilmesinin ardından işlem yapılmasına karar vermiştir. Tanıkların adreslerinin 14/12/2011 tarihli duruşmaya kadar bildirilmemesi üzerine Mahkeme, bu hususta başvurucu müdafiine on beş gün süre tanımıştır. Tanık N.A., 9/4/2012 tarihli ifadesinde 2010 yılının Ekim ayında başvurucunun bazı günler evinde kaldığını, 10 Ekim günündeki olaylara başvurucunun katılmadığını söylemiştir. Başvurucu müdafii, 15/8/2012 tarihli duruşmaya mazeret bildirerek katılmamıştır. Duruşma tarihi itibarıyla Cumhuriyet Savcılığının henüz mütalaasını sunmadığı anlaşılmıştır. Başvurucu müdafii 22/10/2012 tarihli duruşma için mazeret bildirmiştir. Mahkeme, diğer sanıklarla ilgili olarak gizli tanığın dinlenilmesine karar vermiştir. Bu tanığın dinlenildiği 7/12/2012 tarihli duruşmaya ve 10/12/2012 tarihli duruşmaya başvurucu müdafii katılmamıştır. Cumhuriyet Savcılığı 27/2/2012 tarihli duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunmuş, başvurucu müdafii karşı beyanlarını bildirmek üzere süre talep etmiştir. (Kapatılan) İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (CMK madde ile görevli) 22/5/2013 tarihli ve E.2011/13, K.2013/80 sayılı kararı ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiştir. Mahkûmiyete bağlı olarak başvurucunun 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesindeki haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, terör örgütünün propagandasını yapma suçundan açılan davada kovuşturmanın üç yıl süreyle ertelenmesine ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan başvurucunun beraatına hükmetmiştir. Kararda, başvurucuyla ilgili beyanlarda bulunan tanıklar N.Y., N.A., B. ile T.nin ifadelerine yer verilmiştir. T.nin, başvurucunun DYGM'nin İzmir sorumlusu olduğu ve Kütahya'da da faaliyette bulunduğu yönünde ifade verdiği görülmektedir. Mahkeme, tanıklardan N.Y.nin baskı altında ifadesini değiştirdiğini değerlendirmiş ve bu kişinin soruşturma aşamasındaki beyanlarını esas almıştır. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:"DELİLLER A)Olay Tutanağı, Ev Arama, Yakalama ve El Koyma Tutanakları, Tespit Tutanakları, CD İnceleme ve Fotoğraftan Teşhis Tutanakları,Şüphelilere ait ifade tutanakları, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğütarafından düzenlenen Biyometrik İz Ekspertiz Raporu. ...MAHKEMEMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:Dosya kapsamında bulunan ve deliller kısmında belirtilen deliller, olay, arama, yakalama, el koyma, tespit, CD inceleme, fotoğraftan teşhis tutanakları, biyometrik iz ekspertiz raporu, müşteki, tanık ve gizli tanık beyanları, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;...Sanık Feyyaz BAYRAM’dan elde edilerek el konulan cep telefonunun incelenmesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN’ı övücü mahiyette propaganda içeren sözlerin ve yazıların bulunduğu, dosyalar içerisinde Diyarbakır'dan Kürdistan’ın AMED eyaleti şeklinde bahsedildiği, yine sözlerin içerisinde terör örgütünün kırsal alanlarından ve terör örgütünün kuruluş yıldönümü 27 Kasım ile ilgilibilgilerin bulunduğunun tespit edildiği tespit edilmiştir....Netice olarak;Sanıklar E... P..., İ... T... ve İ... O...’un 2010 tarihinde İzmir ili, Konak ilçesi, Kadifekale semtindeki eylemlerle ilgili olarak üzerlerine atılı ve sübuta eren, kişilerde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde patlatmak suçunu işleyen yaşı küçük kişilere (çocuklara) molotof kokteyli vermek suretiyle söz konusu suçu işlemelerine azmettirdikleri,Sanıklar Feyyaz Bayram, O... U..., E... P..., İ... T... ve İ... O...’un üzerlerine atılı birden fazla kişinin, birlikte, varolan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak kamu görevlilerine karşı görevin yapılmasını engellemek amacı ile cebir kullanmak suçunu işledikleriSanıklar Feyyaz Bayram, O... U..., E... P..., İ... T... ve İ... O... [ve] .. Ö...’in dosyamızda sübut bulan ve gerçekleştirdikleri kabul edilen eylemleri itibariyle terör örgütü ile aralarında organik bağ bulunduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle ayrıca silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle cezalandırılmalarının gerektiği, Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı yasanın geçici maddesi ile ... kovuşturma evresinde, kovuşturmanınertelenmesine karar verileceği hükmü getirilmesi nedeniyle sanıklar Feyyaz Bayram, ... hakkındaki terör örgütünün propagandasını yaptıkları iddiasıyla açılan dava nedeniyle kovuşturmanın ertelenmesi gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." Başvurucu hakkında hükümle birlikte yakalama emri çıkarılmıştır. Başvurucu müdafiinin yakalama emri çıkarılmasına yaptığı itirazlar, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 6/6/2013 ve 9/9/2013 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Bu kararlar sırasıyla 18/6/2013 ve 23/9/2013 tarihlerinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kovuşturmanın ertelenmesi kararı itiraz edilmeksizin ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen beraat kararı da temyiz edilmeksizin 10/9/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu; polislerin hazırladığı fotoğraf tespit tutanağının gerçek dışı olduğunu, N.Y.nin Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinin esas alındığını, dinlenen tanıklarının olay tarihinde kendisin başka bir yerde olduğunu belirttiğini, tanık T.nin ifadesinin talimatla alındığını ve Mahkeme huzurunda dinlenilmediğini, tanığa soru sorma hakkının kendisine tanınmadığını, tanık ifadesi duruşmada da okunmadığından karşı beyanda bulunamadıklarını belirterek mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. Başvurucu, kovuşturmada eksiklikler olduğunu, suçun ve cezanın tespitinde hataya düşüldüğünü de ileri sürmüştür. Yargıtay Ceza Dairesinin 12/3/2014 tarihli ve E.2013/16430, K.2014/2852 sayılı ilamı ile terör örgütüne üye olmak suçundan verilen cezanın onanmasına karar verilmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından ise mahkûmiyeti gerektirecek delil bulunmamasına rağmen cezaya hükmedildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Başvurucu, nihai karardan 26/5/2014 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiştir. Başvurucu 27/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Silahlı örgüt üyeliği suçu, 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir..