3. Hukuk Dairesi 2014/6433 E. , 2014/14465 K. "" MAHKEMESİ : HASSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2011/332-2013/295 Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2010 tarihinde orm…
**3. Hukuk Dairesi 2014/6433 E. , 2014/14465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HASSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2011/332-2013/295 Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2010 tarihinde orman yangını çıktığını, ormanlık alan içerisinden geçen davalı kuruma ait yüksek gerilim hatlarının çam ağaçlarına rüzgarın etkisiyle teması sonucunda çıkan kıvılcımın orman örtüsünü tutuşturması nedeniyle yangının oluştuğunu, Devlet ormanının zarar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ağaçlandırma ve yangın söndürme masrafı toplamı 18.417,21 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap vermemiş ancak 06.11.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde;davacının kusurlu olma ihtimali ile yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin raporda tartışılmadığını belirterek,davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklanan yangın nedeniyle, orman idaresinin uğradığı maddi zararın tazminine ilişkin bulunmaktadır. Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır(Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).