Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısı nedeniyle başvurucu aleyhine adli para cezası verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısı nedeniyle başvurucu aleyhine adli para cezası verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir: 4/8/2014 tarihinde çeşitli basın ve yayın organında içeriğinde bir ses kaydı olan bir haber yayımlanmıştır. Söz konusu ses kaydı, o tarihte başbakanlık görevinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu N.B.E. (müşteki) ile birlikte bazı bürokrat ve eğitim alanında faaliyet gösteren beş sivil toplum kuruluşunun (STK) temsilcisinin bulunduğu ve kamuoyuna açık bir toplantıdaki konuşmaların bir bölümüne aittir. Müşteki, olayların yaşandığı tarihte, ülke çapında faaliyet gösteren bir vakfın yönetim kurulu üyesidir ve hâlen görevine devam etmektedir. Ses kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla katılımcılar Türk millî eğitim politikaları hakkında görüşlerini açıklamaktadır. Konuşmaların odak noktasını ise imam hatip okullarının yaygınlaştırılması, sivil toplumun bu okulların açılmasında ve yaygınlaştırılmasındaki rolü, yeni okul binaları için ihtiyaç duyulan imar değişiklikleri, imam hatip okullarının yöneticileri ile STK'ların iş birliği, kız ve erkek okullarının ayrı ayrı açılması başlıkları oluşturmaktadır. Söz konusu ses kaydı yazılı ve görsel medya ile internet medyası tarafından haberleştirilmiştir. Gerek muhalif siyasi parti yetkilileri açıklamalarında, gerekse bir kısım medya, haber ve köşe yazılarında söz konusu ses kaydını 17-25 Aralık süreci ile bağlantılandırarak vermiştir. Başvuruya konu olan ve ulusal ölçekte yayın yapan Birgün gazetesinin (gazete) 7/8/2014 tarihli nüshasının ikinci sayfasında yayımlanan, başvurucuya ait "Buraları eskiden hep düz liseydi" başlıklı köşe yazısı da bu köşe yazılarından biridir. Başvurucu, köşe yazısında Millî Eğitim Bakanlığı bürokratları ile Türkiye'nin önde gelen bazı sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin yer aldığı toplantıda müştekinin yeni imam hatip liseleri açılması konusundaki görüşlerini eleştirmiştir. Başvurucu özellikle müştekinin imam hatip liselerinin kız ve erkek olarak ayrılması önerisini ağır bir şekilde eleştirmiş, bundan başka liselere giriş sınavında herhangi bir okula yerleştirilemeyenlerin devletçe imam hatip liselerine yerleştirilmesini de doğru bulmadığını ifade etmiştir. Müşteki, anılan köşe yazısında geçen ifadeler nedeniyle başvurucu hakkında hakaret, iftira ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlarından cezalandırılması istemiyle şikâyette bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 26/11/2014 tarihli iddianame ile başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Yargılamayı yapan İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 25/2/2016 tarihinde başvurucunun hakaret suçundan 610 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Yazının genel yapısı ve mantığı yukarıda açıklanmakla ve B.E.nin eğitim sistemine yönelik eleştirileri de yazar tarafından eleştiriye tabi tutulmakla oluşan genel yazı mantığı içinde şu bölüm ile yazının genel çerçevesinden ayrılınmaktadır: 'Nicedir tape çıkmıyordu. Son tapede üstün zekasına daha önceki tapelerden şahit olduğumuz B.E. eğitim sistemini kendi kafasına göre planlıyor. Sanıyorum ki bu ailede fikirlerde kalıtsal. Babasının bu yıl sıkça gündeme gelen kızlı erkekli beyanlarından da inciler var konuşmalarında. Bu kez babası ile konuşurken olduğu gibi teklemiyor da. Sümeyye'nin gelmesine ihtiyaç yok yani. Gayet seri şekilde imam hatiplerin doluluk oranı ve mezun sayıları üzerinden hesaplamalar yapıyor. Bu kez maksat sıfırlamak değil artırmak...'. Bu bölümde yer alan ibareler ile yazının genel yapısından ayrık seçkici bir tavır ile daha önce gündeme gelen 17-25 Aralık soruşturmaları kapsamında müdahil asile atfen olduğu bildirilen konuşma ve yorumları müştekinin zekasını ya da kişiliğini küçümser şekilde bir başka akrabasının yardımı olmadan zaten iş yapamadığından dem vurarak yada sıfırlamak deyimi ile yolsuzluk iddiasını anımsatarak üçüncü kişilerin gözünde müdahil asilin tahkir edilmesi sonucunu doğuracak ibarelere yer verilmesi suçun oluşması sonucunu doğuracaktır. Bu ibare yada anlatımlar olmasa da yazının genel çerçevesi bozulmadığı gibi bu ibare ya da anlatımların bu şekilde olması da yazıya bir katkı sunmamaktadır. Sonuçta yazı genelinde bütünlük oluşturmaksızın bazı atıflarda bulunmak suretiyle müdahil asilin aklı ve yeteneklerinin küçümsendiği bölümlerin eleştiri sınırının dışında kaldığı, bu bölümler ile sınırın aşıldığı kabul edilmiş sanığın sıfatı, bireysel özellikleri dikkate alınarak asgari sınırdan adli para cezası seçilmek suretiyle takdiren aşağıdaki karar verilmiştir..." Nihai karar başvurucu ve vekiline 25/2/2016 tarihinde tefhim edilmiştir. Başvurucu 28/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır...(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2) [GK], B. No: 2016/12313, 26/12/2019, §§ 18-28; Koray Çalışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, §§ 17-23; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-