Başvuru, baro levhasına yazılma talebinin kabul edilmemesi işleminin iptaline yönelik açılan davanın mahkemece reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, baro levhasına yazılma talebinin kabul edilmemesi işleminin iptaline yönelik açılan davanın mahkemece reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle 17/4/2017 tarihli ve 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (689 sayılı KHK) kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucunun baro levhasına yazılma talebinin kabulüne ilişkin Ankara Barosunca (Baro) verilen karar Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından reddedilmiştir. TBB 12/10/2018 tarihli ret kararında başvurucunun 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını ve FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik iddiası ile başvurucu hakkında ceza soruşturması bulunduğunu belirtmiştir. Anılan kararda TBB'nin kamu görevinden çıkarılanların serbest avukatlık görevini ifa etmelerine engel bir durumun bulunmadığına ilişkin görüşünü savunduğunu ancak kamu görevinden çıkarılanların avukatlık hizmeti yapamayacağına ilişkin görüşün yargı makamlarınca bir içtihada dönüşmesi nedeniyle yerleşik yargı kararı gereği başvurucunun baro levhasına yazılma talebinin 12/10/2018 tarihinde reddine karar verilmiştir. TBB'nin başvurucunun baro levhasına yazılma talebinin reddine ilişkin kararı Bakanlık tarafından 19/11/2018 tarihinde onaylanmıştır. Başvurucu, Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 14/11/2019 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararda; başvurucunun 689 sayılı KHK ile görevden çıkarıldığı, anılan KHK gereğince kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri vurgulanmıştır. Ayrıca başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) sanık olarak yargılandığı belirtilerek 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesi gereğince avukatlık mesleğine kabul edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 4/12/2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. Söz konusu karar 11/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 17/6/2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun reddine oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy yazısında; başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda HAGB kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği ve devam eden kovuşturma bulunmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvurucuya 27/7/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 26/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Anayasa Mahkemesine sunmuş olduğu 24/12/2020 tarihli dilekçesiyle Bakanlık görüşüne cevabı ile birlikte ek beyanda bulunmuştur. Başvurucu, bireysel başvuru tarihinden sonra yeniden baro levhasına yazılma talebiyle yaptığı başvurunun 11/12/2020 tarihinde kabul edildiğini belirtmiştir.