Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1059 E. , 2024/5396 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1059 Karar No : 2024/5396 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının paydaşı olduğu Çorum il…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1059 E. , 2024/5396 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1059 Karar No : 2024/5396 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının paydaşı olduğu Çorum ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bir başka paydaşının paylarını üçüncü bir kişiye satması üzerine davacı tarafından açılan ön alım davasının lehine sonuçlanmasına rağmen taşınmazların ilgili kısımlarının tapuda adına kayıt ve tescil edilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... parsel sayılı taşınmazın 1/8 payı için 330.000,00 TL; ... parsel sayılı taşınmazın 1/8 payı için 370.000,00 TL olmak üzere toplam 700.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlem organik bakımdan idari bir merci tarafından tesis olunmuş ise de birbirine aykırı hüküm fıkraları içeren adli yargı mahkemelerince verilen kararların uygulanması kapsamında yapılan tapu kaydı tescili ve düzeltilmesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın adli yargı mercileri tarafından çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, bu davanın adli yargıda daha önce açılmış olan davaya ilişkin ilamın davalı idarece infaz edilmemesi ve infaz olanağı kalmadığı için açıldığı, bakılan davanın idari yargının görev alanına girdiği, açılan dava üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalar lehine sonuçlanmasına rağmen idarece daha sonra açılan ve kesinleşen karara dayanılarak işlem tesis edildiği, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı ...'in paydaşı olduğu Çorum ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların paydaşlarından olan ... anılan taşınmazlardaki payını, paydaş olmayan Savaş Dönmez adlı üçüncü kişiye satmıştır. Satış işleminin ardından davacı ... ve diğer paydaş ... her iki parsel için ayrı ayrı ön alım (şufa) davası açmıştır. Davacı tarafından açılan davaların ardından taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği de davacı tarafından ifade edilmiştir. Davacı ... tarafından ... parsel sayılı taşınmaz için açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile taşınmazın ilgili kısmının tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; ... parsel sayılı taşınmaz için açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile taşınmazın ilgili kısmının tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Anılan mahkeme kararları sırası ile 18/02/2019 ve 17/02/2019 tarihlerinde kesinleşmiştir. Diğer paydaş ... tarafından ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar için açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile taşınmazın hisse satışının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Anılan mahkeme kararı 19/03/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Diğer paydaş ... mahkeme kararının infazı amacı ile davacı ...'den önce davalı idareye başvurmuş ve anılan paylar ... adına tapuya kaydedilmiştir. Davacı ...'in mahkeme kararlarının infazı amacıyla davalı idareye başvurması üzerine, Çorum Valiliği Tapu Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile farklı mahkemelerde verilen mükerrer kararların olduğunun anlaşılmasının ardından, taşınmazların tapu kaydına mükerrer mahkeme kararlarının varlığı yönünde beyan işlendiği, konu hakkında davacı ...'e ve diğer paydaş ...'e Hukuk Muhakemeleri Kanunun hükümleri gereğince yargılamanın yenilenmesi davası açılması ve bu hususta bir karar verilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 1019. maddesi gereğince bilgi verildiği ifade edilmiştir. Davacı tarafından idareye yapılan 06/09/2022 tarihli başvuru ile kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen söz konusu payların kendi adına değil daha sonra açılan ve karar verilen bir dava nedeniyle ... adına tapuya tescil edildiği, ...'in borcu nedeniyle sonrasında satışı yapılan söz konusu payların adına tescil edilme olanağı kalmadığından uğranılan zararın idarece tazmin edilmesi gerektiği, bu nedenle, ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/8 paya karşılık 330.000,00 TL; ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/8 paya karşılık 370.000,00 TL olmak üzere toplam 700.000,00 TL'nin ödenmesi istenilmiştir. Başvuru üzerine Çorum Valiliği Tapu Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile söz konusu süreç özetlenerek idarelerince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi davası açılması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, iki taşınmazdaki paylar için uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık toplam 700.000,00 TL'nin dava tarihinden başlayacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" başlıklı 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmüne yer verilmiştir. 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tapu Sicili Tüzüğü'nün "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Tüzüğün amacı, 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamaktır.", "Tapu sicili" başlıklı 5. maddesinde; "Tapu sicili, Devletin sorumluluğu altında, tescil ve açıklık ilkelerine göre taşınmazlar ile üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere tutulan sicildir.", "İstem" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunlarda veya bu Tüzükte belirlenen istisnalar dışında, yazılı istem olmadıkça tapu sicili üzerinde işlem yapılamaz." ve "İstemin reddedilmesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Kanunun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkân bulunmayan istemler geciktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedilir. (2) Ret kararının varlığı, tarih ve yevmiye numarası esas alınarak kütüğün beyanlar sütununda belirtilir. İstemin reddi halinde, ret gerekçesi giderilmeden reddin konusu tapu işlemi yapılamaz. (3) Ret kararı, istem sahibine elden veya 11/2/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. (4) Ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek 1 numaralı Protokol'ün 1. maddesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesi uyarınca koruma altına alınmış temel hak ve özgürlüklerdendir. Bir taşınmazın mülkiyeti bakımından bu hakkın kamu idarelerine ya da üçüncü kişilere karşı resmiyet kazanabilmesi; mülkiyet durumunun tapuya kaydedilmesi ve bu hakkı belgeleyen tapu senedine sahip olunması hâlinde mümkündür. Tapuya tescil işlemlerinden sorumlu tapu idareleri de mülkiyet hakkını belgeleyen bu işlemleri gerçekleştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Bakılan davada, uyuşmazlık, aynı konuda farklı mahkeme kararları bulunması ve lehine karar verilen kişilerden birinin diğerinden önce kararın uygulanması amacıyla tapu idaresine başvurması sonucunda diğerinin başvurusunun yerine getirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından, ihtiyati tedbir kararı ve lehine mahkeme kararı bulunmasına rağmen taşınmazların adına tescil edilmediği, bu nedenle zarara uğradığı, bu zararların da idari yargıda görülecek bir tam yargı davası ile davalı idare tarafından giderilmesi gerektiği ileri sürülmekte; davalı idare tarafından ise aynı konuda iki farklı mahkeme kararı bulunduğu, Anayasal ve yasal zorunluluk gereğince ilk başvuru yapan kişinin lehine mahkeme kararını uygulama yükümlülüğü bulunduğu, davacının uğradığı zararların idarelerince giderilmesinin mümkün olmadığı, idarelerinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığı savunulmaktadır. Bakılan davada, davacının istemi açık ve net olarak ifade edilmiştir. Davacı taşınmazların ilgili kısımlarının lehine tescil edilememesinden dolayı uğradığını ileri sürdüğü zararlara davalı tapu idaresinin sebebiyet verdiği iddiasına dayanarak bakılmakta olan tam yargı davasını açmıştır. Davacı tarafından, uğradığını iddia ettiği zarara gerekçe olarak birbirlerinden farklı mahkeme kararlarının bulunması değil mahkeme kararları öncesinde taşınmazın devrinin önlenmesi amacıyla verilen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmasına rağmen devrin gerçekleştirilmiş olması ile lehine bir mahkeme kararı bulunmasına rağmen idarece olumsuz işlem tesis edilmesi gösterilmektedir. Sonuç olarak tazminat istemi, idarenin bir istemi yerine getirmemesinden ya da getirememesinden kaynaklanmaktadır. Bu hâli ile davacının iddialarının yerinde olup olmadığı veya davalı idarenin tapu mevzuatı uyarınca sorumlu tutulup tutulamayacağı yargı kararına rağmen devrin yapılıp, yapılmadığı, mahkeme kararının eksik, yanlış veya tam uygulanıp uygulanmadığı hususlarının inceleme merci idare mahkemeleridir. Bu itibarla, bakılan davanın idari yargının görev alanında olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Görev yönünden davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.