11. Ceza Dairesi 2023/5129 E. , 2024/6845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/803 Değişik İş ŞÜPHELİ : Meçhul SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Serik Cumhur
**11. Ceza Dairesi 2023/5129 E. , 2024/6845 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/803 Değişik İş ŞÜPHELİ : Meçhul SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Serik Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2021 tarihli ve 2019/5581 Soruşturma, 2021/801 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Manavgat 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/803 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.03.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/10989 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90178 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90178 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Rusya'da bulunan "..." isimli seyahat acentesi tarafından Antalya ilinde bulunan "..." isimli otelde Rus müşterilerin konaklaması için internet üzerinden kredi kartıyla toplam 53.375,00 Euro ödeme yapılmak suretiyle otel rezervasyonları yapıldığı, ancak yurt dışından gelen müşteriler anılan otelde konaklamaya başladıktan sonra, evvelce kredi kartıyla yapılan ödeme işlemlerinin bilgi ve rızaları dışında kredi kartları kullanılarak yapıldığından bahisle kredi kartlarının gerçek sahibi olan ve otelde konaklamayan kişilerce harcama itirazlarında bulunulması neticesinde, konaklama bedellerine ilişkin kredi kartlarıyla yapılan ödeme işlemlerinin kart hamili bilgileri ile otelde konakladığı belirtilen müşteri bilgilerinin uyumsuz olması nedeniyle bu ödemelerin kart hamilleri tarafından yapılmadığı gerekçesiyle banka tarafından anılan bedellerin harcama yapılan kredi kartlarına iade edildiği, bu itibarla bahse konu otelin konaklama bedellerini bankadan alamaması nedeniyle şüpheli kişi veya kişilerin haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, her ne kadar, Serik Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu otelde ön büro müdürü olarak çalışan müştekinin şikayetine konu olayın taraflar arasında alacak-borç ilişkisine dayanan hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Kolluk tarafından düzenlenen 07/08/2019 tarihli tutanakta, otelde kalan Rus müşterilerin "... Moskova/Rusya" adresinde bulunan "..." isimli seyahat acentesine elden ödeme yapmak suretiyle otel rezervasyonu yaptırdıklarına dair beyanda bulunduklarının belirtilmiş olması ve Yapı Kredi Bankasının 16/12/2019 tarihli cevabi yazısı uyarınca kredi kartlarıyla yapılan şikayete konu ödeme işlemlerine ilişkin kart hamili bilgileri ile otelde konakladığı belirtilen müşteri bilgilerinin birbirinden farklı olduklarının tespit edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; "..." isminde Rusya'da faaliyet gösteren bir seyahat acentesi olup olmadığı araştırılarak, konaklama bedeli olarak internet üzerinden yapıldığı ve sonradan iptal edildiği belirtilen ödemelere ilişkin kart hamillerinin açık kimlik ve adres bilgileri ile harcama itirazlarının kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldıklarının ilgili bankadan sorulması, şüpheli veya şüphelilerin tespiti için Rusya'da bulunduğu belirtilen "..." isimli seyahat acentesinin yetkili kişi ve kişileri ile harcama itirazı sonucu iptal edilen ödemelerin yapıldığı kart hamillerinin belirlenip, tespit edilecek bu kişilerin ve belirtilen tarihlerde otelde konaklayan Rus müşterilerin olaya ilişkin ifadelerinin alınması ve anılan seyahat acentesinde bulunan şikayete konu konaklamaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenmesi için istinabe yapılması gerektiği, olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanmasının ardından, yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli veya şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı ve dolandırıcılık suçlarında mağdurun suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olduğu belirlenmekle; Rusya'da bulunan "..." isimli seyahat acentesi tarafından Antalya ilinde bulunan "..." isimli otelde bir kısım müşterilerin konaklaması amacıyla internet üzerinden rezervasyon yaptırılarak konaklama bedeli olan 53.375,00 Euro'nun kredi kartıyla ödendiği, konaklama süresi sonunda bu ödemelerin kart sahiplerinin bilgi ve rızaları dışında yapıldığından bahisle itirazda bulunulması üzerine kart hamili bilgileri ile otelde konakladığı belirtilen müşteri bilgilerinin uyumsuz olması nedeniyle ödemelerin banka tarafından harcama yapılan kredi kartlarına iade edildiği, bu itibarla otelin zarara uğratıldığının iddia olunması karşısında; dosya kapsamına göre, otelde ön büro müdürü olarak görev yapan ve olayı kolluk güçlerine ihbar eden Volkan Çetin'in atılı suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşıldığından, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkı bulunmayıp, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddi yerine işin esasına girilerek reddine karar verilmiş ise de, ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Somut olayda suçtan zarar gören Voyage Turizm Otelcilik İşletmesi ve İnş. San. Ticaret A.Ş.'ye kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, belirtilen husus yönünden müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.