10. Hukuk Dairesi 2023/2815 E. , 2023/4658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/146 E., 2022/2497 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/39 E., 2020/402 K. Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilme
**10. Hukuk Dairesi 2023/2815 E. , 2023/4658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/146 E., 2022/2497 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/39 E., 2020/402 K. Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2016 tarihinde davalı kurum denetmenlerince şirket merkezinde denetim yapıldığını ve bu denetim sonunda işyeri durum tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanakta ...'nun 12.05.2016 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığının yazıldığını, oysa ...'nun 12.05.2016 tarihinde çalışmaya başlamadığını, bu tarihte iş görüşmesine geldiğini, iş görüşmesi yapmak için işyerinde bulunduğunu ve şirket müdürünü beklediği sırada kendisine işyerinde çalışıp çalışmadığının sorulduğunu, kendisinin de çalışmak için başvuru yaptığını, iş görüşmesine geldiğini beyan ettiğini, şirket müdürü... Özcan ile görüşeceğini söylediğini, buna rağmen denetmenlerin düzenledikleri dava konusu tutanağa söz konusu çalışanın 12.05.2016 tarihinde çalışmaya başladığının yazıldığını, öyle yazdıklarını belirtmeden ...'na dava konusu tutanağı imzalamasını söylediklerini, ...'nun 07.11.2016 tarihinde Yatağan Noterliğince onaylı beyanı ile gerçek durumu bir kere daha ifade ettiğini, tutanakta ...'ın 02.01.2016 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığının yazıldığını, ...'ın Türkiye İş Kurumu İş Başı Eğitim proğramı kapsamında ve tüm maddi sorumlulukları Türkiye İş Kurumu tarafından karşılanmak suretiyle 22.03.2016 tarihinde önce işyerinde herhangi bir çalışması bulunmadığını, ...'nun 13.05.2016 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, 12.05.2016 tarihinde iş görüşmesi için şirkete geldiğini, SGK denetmenlerinin geldiği anda tesadüfen şirkette olduğunu, ...'ın 22.03.2016 tarihinden itibaren Türkiye İş Kurumunun İş Başı Eğitim Programı kapsamında şirkette çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 31.12.2016 tarihine kadar devam ettiğini ileri sürerek, 12.05.2016 tarihli işyeri durum tespit tutanağının iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... ... (...) duruşmadaki beyanında; "Ben 12.05.2016 tarihinde davacının bürosunda iş başvurusu yapmıştım. İş yeri sahibi... Bey' in gelişini bekliyordum. O arada sigorta denetmenleri geldi. Sigorta denetmeni bana burada çalışıp çalışmadığımı sordu. Ben kendisine iş görüşmesi için geldiğimi, anlaşırsak çalışmaya başlayacağımı söyledim. Onlar gitti. Sonra... Bey ile görüştüm ve ertesi gün 13.05.2016 tarihinde çalışmaya başladım. Benim ifadem alınınca bir tutanak tutulmuştur. Oraya neler yazıldığını bilemiyorum. Benim davacının iş yerinde çalışmalarımın tamamı sigortaya bildirilmiştir. Eksik bildirildiğine dair herhangi bir iddiam yoktur" şeklinde ifade vermiştir. Dahili davalı ... Toykar (...) duruşmadaki beyanında; "Sigorta denetmenlerinin davacının iş yerine geldiği gün ben de ofisteydim. Ben, davacıya ait iş yerinde İş-Kur' da kursiyer kapsamında çalışacaktım. Zannedersem 22 Mart gibi kursa başladım. Benim iş yeri ile ilgili irtibatımı aynı yerde çalışan Sami bey sağlıyordu. Sigorta denetmeni bana ne zamandan beri çalıştığımı sorduğunda ben kendisine İş-Kur kursiyeri olduğumu, kursum bitince çalışmaya başlayacağımı ancak bu işlemler konusunda Sami Bey' in bilgi sahibi olduğunu söylediğimde sigorta denetmenleri sanki Sami Bey ile birlikte çalışmaya başlamışım gibi tutanak tutmuş bildiğim kadarıyla. Benim de davacının iş yerinde çalışmalarım tam olarak kuruma bildirilmiştir. Hizmetlerimin eksik bildirildiğine ilişkin herhangi bir iddiam yoktur" şeklinde ifade vermiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İstinaf kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama, tüm dosya kapsamı ve dahili davalıların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı işyerinde yapılan inceleme esnasında düzenlenen 12.05.2016 tarihli iş yeri durum tespit tutanağının usul ve yasaya ve maddi gerçeklere uygun olmadığı kanaatine varılarak, davanın kabulü ile; davalı kurum denetmeni tarafından düzenlenen dava konusu 12.05.2016 tarih iş yeri durum tespit tutanağının iptaline, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu tutanak gereğince düzenlenen idari para cezasının iptali kapsamında idari yargıda dava açıldığını, ancak idari para cezasının iptaline ilişkin davadan feragat edildiğini ve borcun yapılandırıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; dahili davalılar ... ve Gülay Tokat tarafından denetmen raporunda bildirilen tarihlerde çalışmalarının bulunmadığının ve davalı iş yerinden eksik bildirilen çalışmaları bulunduğu yönünde iddialarının olmadığının beyan edildiği, davalı Kurum denetmeni tarafından da yazılı beyanları alınan iş yeri çalışanlarınca da dahili davalıların bildirilen tarihlerden önce çalışmalarının bulunduğuna dair beyanlarının olmadığı anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 12.05.2016 tarihli işyeri durum tespit tutanağının iptaline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 uncu maddesinde, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, bu kişilerin düzenlediği tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları, aynı maddenin yedinci paragrafında da kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorunda oldukları, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de Kuruma bildirmeleri gerektiği, hükmünü öngörmektedir. 3. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş Olup Olmadığına İlişkin Araştırma ve Resen Yapılacak İşlemler” kenar başlıklı 38 d maddesinde; “İş yerlerinde; fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen, sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi ve Aylık Prim ve Hizmet Belgesi Ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya aracıdan istenilir. Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde Kurum Ünitesince resen düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. 4. 5510 sayılı Yasa’nın 86 ıncı maddesinin 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 50 inci maddesi ile değişik 7 nci fıkrasında ise; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. 3.Değerlendirme 1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı şirket vekili, 12.05.2016 tarihli işyeri durum tespit tutanağının iptalini istemiş, mahkeme yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hüküm hatalı ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. 2-Dosya kapsamından, davacı işyerinde 12.05.2016 tarihinde yapılan yerel denetimde fiilen çalıştığı tespit edilen ... ve ... hakkında işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmesinin istendiği, ayrıca davacı şirket hakkında idari para cezası uygulandığı, davacı şirketin idari para cezasının iptaline yönelik Muğla İdari Mahkemesinin 2016/1520 Esas sayılı dosyasına kayden açtığı davanın yapılan yargılaması sırasında, davadan feragat edilmesi üzerine, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, 12.05.2016 tarihli tutanak içeriğinde ise; işyerinde fiilen çalıştığı tespit edilen ...'nun işe giriş tarihinin 12.05.2016, ...'ın ise 02.01.2016 olduğunun kaydedildiği ve anılan tutanağın dahili davalılar ... (...) ve ... (...) tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2 nci maddesinde “Kurum'un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davacı işyerinde fiilen çalıştığı tespit edilen ...'nun (...) 12.05.2016 tarihinde işe başladığına, ...'ın (...) 02.01.2016 - 12.05.2016 tarihleri arasında çalıştığına dair işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet belgelerinin istenmesine dair durum tespit tutanağının aksinin aynı nitelikte delillerle ispat edilemediği, öte yandan 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereği, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceğinden, davanın reddi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.