T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlend…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın 12/11/2023 günü davacının maliki olduğu ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta kaza sonucunda 130.000,00-TL'nin üzerinde hasar oluştuğunu, davacıya ait aracın hasar kayıtlı hale geldiğini, büyük oranda değer kaybına uğradığını, davacıya ait aracın kaza sonucunda kaza tarihinden, aracın hasar dosyasının açılıp eksperin aracı inceleyip parça siparişinin yapılıp, aracın tamir onarım gördüğü ve davacıya teslim edildiği tarihe kadar sürede serviste kaldığını, bu nedenle araç mahrumiyet bedeli istemleri bulunduğunu, davalı sigorta şirketine değer kaybı için başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davanın kabulü ile tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davacıya ait araçta 12/11/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan 100,00 TL bakiye hasar bedelinin ve 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının 12/11/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle aracından, aracın kullanımından ve sağladığı yarardan mahrum kalmış olması nedeniyle 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte yalnızca ... Ticaret ve Sanayi AŞ' den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlardan araç başına azami 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık öncesinde müvekkili şirketçe davacının kasko şirketi ... Sigorta A.Ş. hesabına 19/01/2024 tarihinde 102.731,99 TL tutarında araç hasarı tazminatı ödemesi ve 15/01/2024 tarihinde 17.268,01 TL tutarında değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, başvuru öncesinde yapılan ödemeyle müvekkili şirketin teminat limitinin tamamen tüketildiğini, bakiye teminat limiti bulunmadığından davanın müvekkili şirket nezdinde husumet yokluğundan reddine yönelik hüküm tesis edilmesini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla müvekkili şirketçe teminat limitinin tamamı kadar ödeme yapılmış olduğundan husumet yokluğundan davanın müvekkili şirket yönünden reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirilmemesi nedeniyle işbu hususun tamamlanamaz dava şartı olması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirketçe başvuru öncesinde araç hasar tazminatı yönünden ödeme yapılarak başvuranın bu husustaki tüm zararının giderilmiş olması nedeniyle aksini ispatlar hiçbir delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm tesis edilmesini, aksi takdirde ZMSS Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin dikkate alınmasını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın atanmasını talep etmiştir. Davalı ....Otomotiv şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle dava dilekçesinde aracın ticari araç olup olmadığının anlaşılamadığını, dolayısı ile görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin MERNİS adresinin de şirket merkezinin de İstanbul olduğunu, olayın meydana geldiği yerin de İstanbul olduğunu, usul ekonomisi gereği davanın İstanbul' da görülmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkiline ait aracın hem trafik hem kasko sigortası bulunduğunu, bu dava konusu bedelin bir talep ile sigorta şirketlerinden tahsil edilebiliyorken direk dava açılmasının usule ve etiğe aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak görülebilmesinin mümkün olmadığını, çünkü davacının zararının açıkça tespit edilebilir durumda olduğunu, davaya konu aracın müvekkili tarafından dava dışı ...' a kiralandığını, müvekkili şirketin araç kiralama firması olduğunu beyanla öncelikle dava değeri belirlenerek eksik harç tamamlatılıncaya kadar yargılamanın durdurulmasına, davanın ... Sigorta A.Ş. Ve dava dışı ... ' a ihbarına, haksız, mesnetsiz ve usule aykırı açılmış iyi niyetten uzak huzurdaki davanın itiraz ve savunmaları uyarınca öncelikle görev ve yetki yönünden, görev ve yetki yönünden itirazları vaki görülmezse aracın kirada olduğu dikkate alınarak müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kabulüne, 32.731,99-TL değer kaybı tazminatının ve 459,84-TL hasar tazminatının kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise 08/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 10.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Otomotiv Tic. ve San. AŞ’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından özetle faiz türünün yasal faiz değil avans faizi olması gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı … AŞ vekili tarafından özetle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, kusur oranı için keşif yapılası gerektiği, zararın sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerekirken sigorta ettirene karşı dava açıldığı, aracın kiralanması nedeniyle işleten sıfatlarının kalmadığı, sürücüye davanın ihbar edilmediği, kusurlu ve sorumlu olmadıkları, ikame araç bedeline yönelik iddianın belgelendirilmediği, değer kaybının piyasa koşullarına göre hesaplanamayacağı, faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olmaması gerektiği, on beş günlük araç kiralama hakkıyla ilgili araştırma yapılmadığı, önceki hasarın araştırılmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir (HMK Md. 61/1). İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir (HMK Md. 62/1). Davanın ihbarını mahkeme aracılığı ile isteyen taraf, dilekçe ile mahkemeye başvurmalıdır. Mahkeme, davanın ihbarına ilişkin dilekçenin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbar şartlarının bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği gibi ihbar talebinin reddine ya da kabulüne de karar vermemelidir. Mahkeme ihbar dilekçesinin üçüncü kişiye tebliği ile yetinmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 06/12/2017 tarihli 2016/(7)22-2396 Esas ve 2017/1533 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davalı … AŞ vekili cevap dilekçesiyle davanın araç sürücüsüne ihbarı talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 18/09/2024 tarihli duruşmada davalı ... şirketi vekilince ihbar masrafları yatırıldığı ve istinabe talebi için gerekli tercüme evrakları dosyaya sunulduğu takdirde davanın ...’a istinabe yoluyla ihbarı ile ihbar olunana dava ve cevap dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğine karar verilmiş; davalı … AŞ vekili tarafından 275 TL gider avansı yatırılmış ancak tercüme edilmiş ihbar evrakı sunulmamış; 11/12/2024 tarihli duruşmada ilk derece mahkemesince davalı vekilince davanın ihbarı istenen kişinin ikamet ettiği ülke dili olan Felemenkçe diline çevrilmiş tercüme evrakları sunulmadığından davanın ihbar edilemediği duruşma tutanağına yazılmış, bu aşamadan sonra ihbar ile ilgili işlem yapılmamıştır. İhbar talep edenin yükümlülüğü ihbar olunan kişinin kimlik ve adres bilgilerini bildirmek ve ihbar için gereken masrafın yatırılmasından ibarettir. O halde usulünce davanın ihbarı talep edildiğine göre ilk derece mahkemesince gereken masraf ihbar talep edenden alınarak tercüme işi yaptırılıp ihbar belgelerinin (Dava dilekçesi ve ekleri, ihbar talep dilekçesi, duruşma günü) ihbar olunana tebliğ edilmelidir. HMK'de düzenleme bulunmadığı halde tercüme işi ihbar talep edene yüklenerek tercüme evrakı sunulmadığından bahisle ihbar ile ilgili süreç tamamlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla davalı … AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Usuli nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiğinden davacı vekilinin faiz türü ile ilgili istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-Davalı … AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 3-Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.