T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/90 KARAR NO : 2025/2202 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/11/2022 NUMARASI : 2022/319 Esas - 2022/1012 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/90 KARAR NO : 2025/2202 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/11/2022 NUMARASI : 2022/319 Esas - 2022/1012 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.10.2019 tarihinde saat 20:50 civarında sürücü ... sevk ve idaresindeki müvekkili tarafından ... Poliçe Numarası ile sigortalı ...plakalı araç ile Avcılar mevkiinde seyir halinde iken, virajdan geçiş yapmak istediği esnada, karşı yönden gelen dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön tarafından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yapılan incelemeler sonucu, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı ...plakalı aracı kaza sırasında kullanan üçüncü kişinin ...'ı arayarak sürücü değişikliği yaptıklarının anlaşıldığını ayrıca sigortalı sürücünün, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, ZMSS Poliçe Genel Şartları'na göre ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebepleri olduğunu ayrıca TBK'nın 49.maddesi gereğince de davalıların sorumluluğu bulunduğu, müvekkilinin Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalı ...'a davet mektubu gönderildiğini ve kendisine teslim edilmesine rağmen toplantıya katılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin davalı şirket ile yapıldığını, anlaşamama olarak neticelendiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk başvurusunun usule uygun yapılmadığını, müvekkilinin %100 kusurlu olduğu iddiası afaki olduğunu, davacının yaptığını iddia ettiği tazminat ödemelerinin kime, hangi plakalı araca ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeyi de ne icra dosyası ekinde ne dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçek olmadığını, iddialarını ispat yükü altında olup, yasal olarak trafik kazasına müvekkilinin aracı neden olmuş olsa dahi meydana gelen hasarın kusur durumu incelenerek davacı sigorta tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk başvurusunun usule uygun yapılmadığını, dava dilekçesinde iddiaları ispat yükünün davacı olduğunu, "sürücü değişikliği" iddiası başta olmak üzere diğer hasar,ödeme vs. gibi tüm iddialarını somut ve yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının yaptığını iddia ettiği tazminat ödemelerinin kime, hangi plakalı araca ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeyi de ne icra dosyası ekinde ne dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunmadığını, müvekkilinin ağır kusur ya da kasti davranışına olduğuna dair davacının iddiası tümüyle afaki ve hukuki geçerlilikten uzak olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ekspertiz incelemesinde açıkça belirtildiği üzere davalı sürücünün %100 kusuruyla sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün, kaza anında daha önce ehliyetine el konulan bir sürücü tarafından aranmak suretiyle sürücü değişikliği yapıldığını, bu nedenle 3. kişileri yanıltmak kastının meydana geldiğinin açık olduğunu, Sigorta şirketinin Sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelen hasarlarda, ilgili mevzuat hükümlerine göre ehliyet sahibi olmayan ya da ehliyetine geçici / sürekli el konulmuş kişiler tarafından neden olunan hasarlarda rücu imkanının mevcut olduğunu, sigortalı aracın tramer kaydında yapılan inceleme sonucunda sigortalı aracın % 100 kusurlu olduğunun görüldüğünü, aracı asıl kullanan kişinin alkolden ehliyeti alındığını, telefon kayıtlarında kazadan hemen sonra iletişime geçilen kişinin ehliyetinin olmayışının hayatın olağan akışına aykırı olup bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin inceleme ve araştırmasının yetersiz olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.2918 sayılı yasanın 95/2.maddesinde, zarar gören üçüncü kişiye ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesi ve kanun hükümleri çerçevesinde kendi akidine rücu edebileceğini belirtirken, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4. maddesinde ise rücu halleri düzenlenmiştir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yasa gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle sigorta poliçesinin tarafı olmayan davalı sürücü aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yine davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda; uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.Somut uyuşmazlıkta; araç sürücüleri tarafından düzenlenmiş kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün davalı ... olarak gösterildiği, sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorunda olduğundan, davaya konu hasarın teminat dışı olduğunu ispat yükü altında olan davalı sigortacının bu ispatı sağlayacak somut delil ortaya koyamadığı, sürücü değişikliği yapıldığı, aracı kullananın ihbar edilen kişiden farklı birinin olduğu ve kazanın farklı şekilde olduğunu ispatlamayamadığı ve zararın teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 276,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 338,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/12/2025