T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/04/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dair…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/04/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı .. nin maliki olduğu, .. ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ... Caddesinden gelip ... Vadisine giriş yaptığı esnada yolun dik olması ve kamyonetin kasasında yüklü bulunan gereğinden fazla tekstil malzemelerinin üzerine bindirilen ... isimli yolcu aracın hızlı ve tedbirsiz bir şekilde dönüş yapması neticesinde ölümlü kaza meydana geldiğini, kaza mahalline gelen trafik ekiplerinde tutulan tutanakta müteveffa .. ın başka bir araçla gelmesi söylenmesi gerekirken tekstil malzemelerinin üzerine çıkartılması sonucu oluşan kazada "indirme bindirme kurallarına riayet etmemek" kusurunu ihlal etmiş olduğunun belirtildiğini, davalı aracının .... sigorta şirketi tarafından poliçe ile teminat altına alındığını, davalı sigorta şirketine destekten yoksun kalma tazminatı için başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, meydana gelen kazada artırılmış haliyle 239.727,62 destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile beraber tahsiline, müvekkil .. in eşini kaybetmesi sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle meydana gelen kazada davalı aracının müvekkil şirket tarafından sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini, aksi takdirde asgari ücret olarak hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından sigortalısının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, soruşturma dosyasında bulunan ifadesinde .. ın bekar olduğunu, eski eşinden boşandığını ve görüşmediğini, hamallık yaparak geçimini sağladığını beyan ettiğini, müvekkilinin kullanmakta olduğu .... plaka sayılı araç ile taşınmak üzere murisi olduğunu beyan eden ... ve diğer iki taşıyıcı hamal ile ipliği araca yüklenmesi ve indirmesi için yevmiye usulü bedel karşılığında anlaşma yaptıklarını, yükleme tamamlandıktan sonra kendilerine inip arabanın önünde yer olduğunu ve oraya binmelerini söylediğini ancak indirme yapılacak olan yerin çok yakın olması nedeniyle murisin aracın üzerinden inmediğini ve bu şekilde gitmek istediğini söylediğini buna ilişkin beyanların soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, işbu üzücü kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, murisin aylık 3.000,00 TL geliri olduğu yönündeki iddianın yerinde olmadığını, günlük 50,00 TL'lik yevmiye ile iş yaptığını, mesleği gereği düzenle işinin olmadığını, davacı tarafın manevi tazminat talebi haklarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabulü ile 209.702,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... den olay tarihi olan 10/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (... Sigorta A.Ş. sigorta teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla); fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine; 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .. den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından özetle murisin % 25 kusurlu olduğu açıklanarak bedel artırıldığından murisin kusurlu olduğu gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili tarafından özetle davanın, diğer mirasçıların açtığı dava ile birleştirilmediği, ceza davasının sonucunun beklenilmediği, ceza dosyasındaki adli tıp raporuna göre murisin asli kusurlu olduğu, kusur için ATK'den rapor alınmadığı, murisin kusurlu olduğu, istinaf edenin kusurlu olmadığı, kazanın fazla yük yüklenmesinden kaynaklandığı, araç malikinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, murisin haftanın iki veya üç günü 50 TL gündelik ile hamallık yaptığı, manevi tazminat davasının ret edilmediği, hesaplamanın Yargıtay kararlarına uygun olmadığı, davacının evlenme ihtimal oranının doğru öngörülmediği, kusur ve hesaplama yönünden raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, fazla tazminat hesaplandığı, istinaf eden lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı ... uyruklu olup hakem heyetince davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, karara dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı, fiili veya kanuni karşılıklılık bulunup bulunmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından aşağıda yazılı husus gözetilerek karar verilmesi gerekir. Dava konusu olayda ... tarihinde ölen .. ın gündelik ücreti karşılığında davalı ... nin maliki olduğu, ... ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonete iplik çuvallarını yükledikten sonra kasa kısmında istiflenen çuvalların üzerine oturduğu, ölen üstünde olacak şekilde aracın hareket ettiği, yükün indirileceği yere yaklaşıldığı esnada davalı ... ın yaptığı manevra nedeniyle araç üzerindeki murisin çuvallar ile birlikte yere düştüğü, davacının murisinin yaralı kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşılmıştır. Ölenin eşi olan davacı, işbu dosyada destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat ödenmesi istemiyle dava açmıştır. Ölenin diğer mirasçıları ise Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında tazminat istemiyle dava açmışlardır. HMK’nin 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. HMK’nin 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Ölenin eşinin açtığı işbu dosya ile diğer mirasçıların açtığı diğer davada, araç sürücüsü ve ölenin kusuru için bilirkişi raporu alınacağından her iki dosya arasında her iki davanın konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, her iki davada aynı olaydan dolayı tazminat talep edildiği anlaşılmakla iki davanın birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi (HMK Md. 30) ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. O halde, ilk derece mahkemesince, Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...sayılı davası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu ve bağlantılı davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği değerlendirilerek Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...sayılı davasından verilen karar bölge adliye mahkemesince ortadan kaldırılıp ilk derece mahkemesine gönderildiği takdirde her iki davanın 6100 sayılı HMK’nin 166. maddesi uyarınca birleştirilmesinin sağlanması ve her iki dosyanın birlikte görülmesi için diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Bu itibarla davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalının istinaf başvurusunun kabul sebebine göre davacının istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-Davalı ....vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, 3- Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde istinaf yoluna başvuranlara iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.