14. Hukuk Dairesi 2016/8015 E. , 2019/2229 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 19.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**14. Hukuk Dairesi 2016/8015 E. , 2019/2229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 19.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 298 ada 262 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 7 numaralı bağımsız bölümü 27.03.1995 tarihli adi yazılı sözleşmeyle, davalılardan satın aldığını ve 1997 yılından bu yana taşınmazı kullandığını belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescilini mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini ve taşınmazda müvekkili lehine hapis hakkı tanınmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin diğer davalıyla da herhangi bir irtibatının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından inşaa edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davacıya dava konusu taşınmazı 27.03.1995 tarihli sözleşmedeki şartlar ve bedel karşılığında sattığını beyan etmiştir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine; davalı ... yönünden davanın kabulüne ve 126.144,44TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Toplumdaki değişmelere bağlı olarak ülkemizde tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkların giderek artması, uyuşmazlıkların çözümünün ise uzmanlık gerektirmesi dikkate alınarak özel nitelikte Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (4077sayılı TKHK) çıkarılmış, Kanunun uygulanmasından doğan ihtilaflara bakmak üzere de Tüketici Mahkemeleri (4077 s. K. m. 23) ihdas edilmiştir.