T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1751 KARAR NO: 2025/2220 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI: 2016/879 Esas - 2023/379 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1751 KARAR NO: 2025/2220 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI: 2016/879 Esas - 2023/379 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/12/2010 tarihinde ...'nin sevk ve idaresinde bulunan davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç ile trafik kazası geçirdiğini, kaza sonucu müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, SGK tarafından müvekkilinin %34 oranında sürekli iş göremezlik derecesi belirlendiğini ve SGK tarafından Temmuz 2015 ayından itibaren iş göremezlik geliri ödendiğini, müvekkilinin başka hiç bir ödeme almadığını, davalı ... şirketine 12/11/2015 tarihli dilekçe ile ödeme talepli başvuruda bulunduklarını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, 15/12/2015 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonucu tazminatın hesaplandığını, Eskişehir İş Mahkemesinin 2015/934 esas sayılı dosyası ile SGK tarafından rücu davası açıldığının öğrenildiğini ve davanın bekletici mesele yapıldığını, tahkim komisyonu tarafından verilen 18/05/2016 tarihli karar ile uyuşmazlığın yetkili mahkemece halledilmek üzere dosyanın iadesine karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 14/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 175.000,00 TL'ye çıkarmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili tarafından sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur durumu ile davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından yapılan tedavi masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, bu ödemelerin net olarak belirlenmesi gerekeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde SGK tarafından yapılan ödemelerin de hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu nedenle faize hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın arttırılan hali ile kabulüne, 175.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinafa konu dosyada meydana gelen kaza iş kazası niteliğinde olup, davacının maluliyet oranı %10'u aşmış olduğundan davacıya SGK tarafından ilk peşin sermaye değeri ödemesi yapıldığını, nitekim yapılan bu ödemenin ZMMS poliçesi kapsamında olması gerekçesiyle rücuen tahsili için SGK tarafından müvekkil şirket aleyhine rücuen tazminat davası açıldığını, hükme esas alınan kusur raporunda belirtilen %100 kusur oranı afaki olup kabulü mümkün olmadığını, sigorta zenginleşme aracı olmadığını, müvekkil şirket zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında ancak gerçek zararı tazminle yükümlü olduğunu, bilirkişinin raporunda hesaplanan miktar fahiş olup kabul edilemez nitelikte olduğunu, dosyada alınan maluliyet raporunda hukuka ve hakkaniyete aykırı, afaki bir maluliyet oranı belirlendiğini, bu rapora karşı dosyada itirazlarının mevcut olduğunu, işbu bilirkişi raporu da söz konusu raporu dayanak alarak hesaplama yaptığı için eksik inceleme ile objektif hukuk kurallarına aykırı bir şekilde hazırlandığını, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan maluliyet raporu yönetmeliğe de uygun olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle faize hükmedilmesi hatalı olduğunu temerrüt gerçekleşmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 17/12/2010 günü saat 09:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile Sivrihisar istikametinden Eskişehir istikametine seyrederken kaza mahalline geldiğinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa doğrultu değiştirip yoldan çıkarak yol kenarında bulunan betona alt kısmını çarpıp motorun kopması ve takla atması suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan davacının yaralandığı ve bu nedenle maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan kusur raporuna göre davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı ... Plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nin ıslak yolda hava ve yol durumunu aracın teknik özelliklerini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği ve meskun mahal dışında hız kuralını ve doğrultu değiştirme kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiştir. Davacının tek taraflı kaza yapan sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili değildir. Kaldı ki hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından aynı kaza sebebi ile düzenlenen 05/10/2016 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre %34 meslekte kazanma gücü kaybı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunda dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre maluliyet raporuna ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir. Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan başvuru dilekçesi ve posta alındı belgesine göre, davalıya 20.11.2015 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 03/12/2015 tarihi itibariyle davalı ... şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. Eskişehir 1.İş Mahkemesinin 2018/48 E. (ve birleşen aynı mahkemenin 2016/1633 ve 2016/808 E.) ve 2019/1038 Karar sayılı dosyasında davacı SGK tarafından işvereni olan ... .... Taah. Tic. San. A.Ş., kazaya karışan aracın sürücüsü ..., ... Sigorta AŞ. aleyhine "işveren ... Müh. Taah.Tic ve San. Ltd. Şti. işyeri işçilerinden kurum sigortalısı ...'ün 17/12/2010 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girdiğini, kurumca malul sigortalıya 85.347,57 TL'lik peşin değerli gelir bağlandığını belirterek kurum zararının tahsili istemi ile" dava açtığı, yargılama sonucunda mahkemece "birleşen 2016/808 Esas sayılı dosyasındaki davanın reddine, asıl dosya ve birleşen 2016/1336 Esas sayılı dosyasında ... ve ... Sigorta hakkındaki davanın kabülü ile 76.812,00 TL bağlanan gelirin peşin sermaye değeri, 2.730,92 TL geçici iş göremezlik ödeneği olmak üzere toplam 79.542,92 TL kurum zararının 76.812,00 TL'lik kısma gelir bağlama onay tarihinden, 2.730,92 TL geçici iş göremezlik ödemesine ise ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinde de geçerek 11/05/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 08/07/2020 tarih 2019/1095 E. ve 2020/4563 K. sayılı kararında "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başı ZMMS poliçe limiti 100.000,00 TL'dir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde davacı ... için bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda 132.543.23 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Bu halde davacı ... için ZMMS poliçe limitini aşacak şekilde tazminat hesap edildiğinden davalı ... şirketi tarafından SGK'ya rücuen ödenen nihai tazminatın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye tazminata hükmetmek gerekirken sigorta limitini aşacak şekilde tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuştur" şeklinde karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/942 E. - 2016/451 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/6741 E. - 2023/11024 K. sayılı kararları). Bu açıklama doğrultusunda somut uyuşmazlıkta poliçe limitini aşacak şekilde 1.684.550,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığından ZMMS poliçe limitinden davalı ... şirketi tarafından SGK'ya yapılan ödemenin mahsubu gerekirken toplam tazminattan mahsubu yapılarak ZMMS poliçe limitini aşacak şekilde tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Resen yapılan hesaplamaya göre kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçe limiti 175.000,00 TL'den Eskişehir 1.İş Mahkemesinin 2018/48 E. -2019/1038 K. sayılı ilamı gereğince SGK'ya rücuen ödenmesi gereken 76.812,00 TL'nin 5510 sayılı Yasa'nın 21/4. maddesi uyarınca yarısı olan 38.406,00TL'nin mahsubu ile kalan 136.594,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulüne, 136.594,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Karar harcı 9.330,73 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 34,16 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.847,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.449,57TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.881,16 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 34,25 TL ilk masraf, 516,15 TL tebligat, müzekkere ve talimat gideri, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.250,40 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.537,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 38.406,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025