Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3740 E. , 2024/750 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3740 Karar No : 2024/750 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) … VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Sultanhisar İlçesi, … Mevkii'nd
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3740 E. , 2024/750 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3740 Karar No : 2024/750 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) … VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Sultanhisar İlçesi, … Mevkii'nde bulunan jeotermal sahasına ilişkin arama ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan müracaatın kabul edilmemesine ilişkin Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğan Kaynaklar Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davaya konu jeotermal kaynağı arama ruhsatı müracaatının ilk sırada olmasına rağmen, davalı idarenin de hissedarı olduğu bir şirket olan … şirketinin müracaatının haksız olarak ilk sıraya yazıldığı belirtilerek işlemin bu yönden hukuka aykırı olduğu öne sürülmüş ise de; dava konusu işlem incelendiğinde, söz konusu işlemde davacının başvurusunun kaçıncı sırada olduğuna dair bir değerlendirme yapılmadığı ve davacının başvurusunun ilk sırada olmadığından bahisle reddedildiğine ilişkin bir ifadeye yer verilmediği, işlemde davacının başvurusunun, iki poligondan oluşması ve poligonların toplamının 5.000 hektarı geçmesi nedeniyle Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesine uygun olmadığından bahisle reddedildiğinin belirtildiği, mevzuat hükümleri ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından, arama ruhsatı müracaatında koordinatları belirtilen alanlardan hangi alanın bloke alan olduğunun ve hangi alanın ruhsat başvurusu yapılmak istenen alan olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması gerekirken, ne arama ruhsatı müracaat belgesinde ne de müracaat belgesi ekinde yer alan ruhsat projesinde bloke alan bilgisine veya ibaresine yer verilmeksizin iki ayrı poligonun koordinatları verilerek ve bu iki ayrı poligonda belirtilen alanlar toplamı olan 8.686,75 hektar için ruhsat başvurusu yapıldığının belirtildiği, bu şekilde müracaat projesinde bloke alan bilgisine yer verilmeksizin, projede belirtilen alanların tamamı için yapılan arama ruhsatı başvurusunun 5686 sayılı Kanunun 5. maddesi ile Yönetmeliğin 5. maddesine (hem ruhsat başvurusu yapılan alanın 5000 hektarı aşmaması hemde ruhsat başvurusunun tek poligon için yapılmasının gerekli olduğuna ilişkin hükümler yönünden) açıkça aykırılık oluşturduğu anlaşılmakta olup, davacının açıklandığı şekilde mevzuata aykırı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davaya konu jeotermal kaynağın J.K. İşletme No:50 ihale numaralı arama ruhsatı ihalesine ait ihale şartnamesinde "Bu ruhsat sahasında, 1. poligon ruhsat sahası, 2. poligon bloke alanıdır. Bloke alanda herhangi bir jeotermal faaliyete izin verilmez. İşletme ruhsatı verilmiş bir jeotermal kaynaktan yapılan üretim faaliyetlerinin etkilenmemesi için işletme ruhsatı sahibi dışındaki talep sahiplerine kapatılmış ve işletmeye açılmayacak alanları ifade eder. İhale ruhsat alanı için yapılmaktadır. İhale üzerinde kalan istekliden ruhsat alanından ayrı bloke alan için de süresiz ve kesin teminat verir. İhaleye teklif veren istekli bloke alan ile ilgili bu hükmü ve mevzuatı kabul etmiş sayılır" bilgisine yer verildiği, ihale şartnamesindeki bilgilere göre, davacının 08/08/2019 günlü "Arama Ruhsat Müracaat Formu" ve ekleri incelendiğinde, 1. poligonun 4114,25 hektar, 2. poligonun 4572,50 hektar olduğunun belirtildiği, her ne kadar müracaat formunda bloke alan şeklinde bir başlığa yer verilmese de esasen talep edilen ruhsat sahasının 4114, 25 hektar olduğu, müracaat formunun ihale şartnamesindeki bilgiler baz alınarak düzenlendiği, 1. ve 2. poligon ayrımına ihale şartnamesinde de yer verildiği, davacının ihale şartnamesindeki koordinatlardan ve yüzölçümlerinden farklı bir saha için talepte bulunmadığı, başvurusunun ihale şartnamesiyle birebir örtüştüğü açıkça görüldüğünden davacı başvurusunun, iki poligondan oluştuğu, poligonların toplamının 5.000 hektarı geçtiği ve bu durumun Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin iptal edilmiş olmasının davacı adına doğrudan doğruya arama ruhsatı düzenlenmesi sonucunu doğurmayıp, davalı idareye yeniden bir değerlendirme yapma yükümlülüğü getireceği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, başvuru sırasına göre evrak kaydının yapıldığı, davacının dava konusu sahaya ikinci sırada müracaat ettiği, davacının müracaatı uygun olsa bile, önce başka bir tüzel kişilik müracaat ettiğinden davacının hak sağlayamayacağı, davacı müracaatının 22/03/2021 tarihinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği ve MAPEG tarafından müracaatın hak sağlamadığına dair sonuç belgesinin dilekçe ekinde sunulduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu; davacı tarafından, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde daha önce hiç dile getirmediği, işlemin ret gerekçesi olarak ve savunma ve istinaf dilekçesinde ileri sürmediği farklı bir gerekçenin ileri sürüldüğü, hukuka aykırı olarak temyiz gerekçesi yapılan "müvekkilin ilk müracaat eden olmadığı" iddiasının bu nedenle değerlendirmeye alınamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması; davacının temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Aydın Yatırım ve İzleme Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün, 27/06/2019 tarihli ve Valilik onaylı işlemi ile Aydın İli'nde herhangi bir nedenle hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş 6 adet jeotermal kaynak işletme, 65 adet jeotermal kaynak arama, 39 adet doğal mineralli su ruhsatlarının ihale yapılarak aramalara ve işletmeye açılmasının karara bağlanmıştır. Bu karar kapsamında, Aydın İli, Sultanhisar İlçesi, … Mevkii'nde bulunan jeotermal sahası için arama ruhsatı verilmesine ilişkin olarak, J.K. İşletme No:50 ihale numarası ile, 2886 sayılı Kanunun 36. maddesine göre kapalı teklif usulünde 07/08/2019 tarihinde ihale yapılmış, ihalede teklif verilmemesi üzerine, 07/08/2019 tarihli ihale karar tutanağı düzenlenmiş söz konusu tutanakta, ihalenin taliplisinin çıkmadığı belirtilmiştir. İhaleye katılımın olmaması sonrasında müracaatlara açık hale gelen arama sahası için davacı ihaleden sonraki gün olan 08/08/2019 tarihinde, gerekli belgeleri ekleyerek arama ruhsatı müracaatında bulunmuş, söz konusu arama ruhsatı için davacıyla birlikte aynı gün Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri A.Ş. (...) firmasınca da başvuru yapılmıştır. Davalı idarece davacının müracaatının, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesine göre, iki poligondan oluşması ve iki poligonun birleşik halinin beş bin hektarı geçmesi sebebiyle uygun olmadığından bahisle, 23/08/2019 tarih ve E.16897 sayılı dava konusu işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı 02/09/2019 tarihli dilekçe ile bu ret cevabına itiraz etmiş, bu itiraz davalı idarece … tarih ve E… sayılı işlem ile, müracaatın reddine ilişkin dava konusu işlemde belirtilen gerekçeye ek olarak, davacı vekilinin vekalet belgesinde, arama ruhsatı müracaatı yapılabileceğine ilişkin yetkinin bulunmadığı hususu da belirtilerek reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun, 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinin, 1. fıkrasının, 15. bendinde, bloke alan; işletme ruhsatı verilmiş bir jeotermal kaynaktan yapılan üretim faaliyetlerinin etkilenmemesi için işletme ruhsatı sahibi dışındaki talep sahiplerine kapatılmış ve işletmeye açılmayacak alanlar olarak tanımlanmış, anılan Kanunun, 4. maddesinde, "Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir. Kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için bu Kanuna göre ruhsat alınması zorunludur." hükmüne, 'Arama ruhsatı' başlıklı 5. maddesinin, 1. fıkrasında; "Arama ruhsatı müracaatları, talep sahibi tarafından 1/25000 ölçekli pafta adı ve koordinatları belirtilerek beş bin hektarı geçmeyecek şekilde arama projesi ile birlikte idareye yapılır. Müracaatlarda öncelik hakkı esastır. Aynı yer için aynı anda birden fazla talep olması halinde, projeler incelenerek en hızlı ve en fazla yatırımı teklif eden proje sahibinin talebi tercih edilir." hükümüne, 'Devir, sicil, ihale, harç, teminat ve idare payı' başlıklı 10. maddesinin, 1. fıkrasının (c) bendinde ise, "İhale: Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş ruhsatlar, İdarece ihale yoluyla aramalara ve işletmeye açılır. İhale ilanı Resmî Gazete’de yayımlanır. İhale süresi içinde müracaat olmaması halinde ruhsat alanları başka bir işleme gerek kalmaksızın idare tarafından MİGEM’e bildirilerek arama ve işletme müracaatlarına açık hale gelir." hükmüne yer verilmiştir. 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli suların devletin hüküm ve tassarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmadıkları ve bu kaynaklara ilişkin herhangi bir faaliyetin yapılabilmesi için Kanuna göre ruhsat alınmasının zorunlu olduğu belirtildikten sonra, 'Arama ruhsatı almak için müracaat esasları' başlıklı 6. maddesinde ise; "(1) Arama ruhsatı müracaatları, talep sahibi tarafından 1/25000 ölçekli pafta adı ve altı derecelik dilim esas alınarak yedi basamaklı koordinat sistemine göre yirmi noktayı ve beş bin hektarı geçmeyecek şekilde koordinatları belirtilerek, ekinde Ek-9 Formuna uygun olarak hazırlanan arama projesiyle birlikte üç nüsha olarak hazırlanan müracaat formu Ek-1 ile idareye yapılır. (2) Arama ruhsatı almak için yapılan başvuru alanının birden fazla il sınırları içine tekabül etmesi durumunda, talep alanının daha büyük olduğu il idaresine başvuru yapılır ve diğer il veya iller idarelerine başvuruyu kabul eden İdare tarafından bilgi verilerek o bölgeye başvuru kabul edilmemesi sağlanır. Arama ve mevcut işletme ruhsatlı faaliyet alanlarında da aynı işlem yapılır. Müracaat edilen alanın koordinatları saat ibresi yönünde sağa (y), yukarı (x) olarak belirtilir. Müracaatlar tek poligon üzerinden yapılır. Bu esaslara uygun şekilde yapılmayan müracaatlar kabul edilmez. (3) Müracaatlarda öncelik hakkı esastır. Talep sahibinin idareye müracaatı esnasında müracaat tarihi, numarası, saati, dakikası, arama ruhsat müracaat formu Ek-1 üzerine kaydedilir. Müracaata esas olan bilgileri içeren belgenin bir nüshası müracaat sahibine, bir nüshası MİGEM’e gönderilir, bir nüshası da idarede saklanır. Müracaat formları üzerinde hiçbir şekilde değişiklik yapılamaz. (4) Ancak aynı yer için aynı anda birden fazla talep olması durumunda projeler İdarece incelenerek, en hızlı ve en fazla yatırımı öngören arama projesi tercih edilir ve ruhsatlandırma işlemi yapılır. (5) İdare müracaat alanı hakkında bilgileri en geç onbeş gün içinde MİGEM’e bildirir. MİGEM tarafından arama ruhsatı talep edilen alan, mevcut haklar dikkate alınarak değerlendirilir, önceden ruhsata bağlanmış kısımlar varsa, bloke alanı kısmı ile birlikte çıkarılarak geride kalan ve uygun olan alan için arama ruhsatı verilebileceği en geç onbeş gün içinde İdareye bildirilir. Birbirine karşılıklı en yakın kenarları arasındaki mesafe 1000 metreden az olan alanlara ruhsat verilmez. İdare MİGEM tarafından aramalara açık olduğu belirlenen alan için arama ruhsatı verilmesine ilişkin kararını en geç onbeş gün içinde verir ve sonuç ile ilgili olarak müracaat sahibine yazılı tebligat yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi: 5686 sayılı Kanunun 5. maddesinde ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, arama ruhsatı projesinin 5000 hektarı geçmeyecek şekilde (Ek-9 formuna uygun olarak) hazırlanmasının gerektiği düzenlenmiş, yine anılan Yönetmeliği 6. maddesinde, müracaatların tek poligon olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Davacının 08/08/2019 tarihli müracaat dilekçesinde; koordinatlar başlığı altında 2 ayrı grup halinde koordinat bilgisine yer verildiği, bu koordinat bilgisinin alt kısmında ise, koordinatları belirtilen alan için arama ruhsatı başvurusunda bulunulduğunun belirtildiği, müracaat dilekçesi ekinde yer alan müracaat projesine bakıldığında ise; projede müracaat alanları başlığı altında, 1. poligon ve 2. poligon olarak 2 ayrı poligona ve bu poligonların koordinatları ile yüzölçümlerine yer verildiği, ayrıca poligon yüzölçümlerinin toplanarak, 'toplam alan: 8.686,75' ifadesine yer verildiği, bloke alan hususunda ise, ne müracaat dilekçesinde ne de bu dilekçenin ekinde yer alan müracaat projesinde herhangi bir ifadeye veya belirlemeye yer verilmediği görülmektedir. Mevzuat hükümleri ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından, arama ruhsatı müracaatında koordinatları belirtilen alanlardan hangi alanın bloke alan olduğunun ve hangi alanın ruhsat başvurusu yapılmak istenen alan olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması gerekirken, ne arama ruhsatı müracaat belgesinde nede müracaat belgesini ekinde yer alan ruhsat projesinde bloke alan bilgisine veya ibaresine yer verilmeksizin iki ayrı poligonun koordinatları verilerek ve bu iki ayrı poligonda belirtilen alanlar toplamı olan 8.686,75 hektar için ruhsat başvurusu yapıldığının belirtildiği, bu şekilde müracaat projesinde bloke alan bilgisine yer verilmeksizin, projede belirtilen alanların tamamı için yapılan arama ruhsatı başvurusunun 5686 sayılı Kanunun 5. maddesi ile Yönetmeliğin 6. maddesine, (hem ruhsat başvurusu yapılan alanın 5000 hektarı aşmaması hemde ruhsat başvurusunun tek poligon için yapılmasının gerekli olduğuna ilişkin hükümler yönünden) açıkça aykırılık oluşturduğu anlaşılmakta olup, davacının açıklandığı şekilde mevzuata aykırı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, Uygulama Yönetmeliğinin 6. maddesinin 3. fıkrasında, müracaatlarda öncelik hakkının esas olduğu, talep sahibinin idareye müracaatı esnasında müracaat tarihi, numarası, saati, dakikası, arama ruhsat müracaat formunun Ek-1 üzerine kaydedileceği düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde, başvuru sırasına göre evrak kaydının yapıldığı, davacının dava konusu sahaya ikinci sırada müracaat ettiği, davacının müracaatı uygun olsa bile, önce başka bir tüzel kişilik müracaat ettiğinden davacının hak sağlayamayacağı belirtilmekte olup, dilekçe ekinde de, davacının müracaatının 08/08/2019 tarihinde saat 09.08'de kaydolduğu, aynı saha için müracaat eden ... A.Ş.'nin müracaatının ise 08/08/2019 tarihinde saat 08.32 de kaydolduğu görülmektedir. Bu itibarla, İdare Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan haller arasında sayılan davanın ihbarı konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, anılan maddeye 3622 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile eklenen ve 4001 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen cümle ile davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı hususu düzenlenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir." hükmü, 63. maddesinde ise; ''Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.'' hükmü yer almıştır. Dava konusu edilen işlemin iptali istemi ile açılan dava sonucu verilen karar menfaatini etkileyebileceğinden, adına arama ruhsatı düzenlenen ... Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri A.Ş'nin yönünden, yukarıda belirtilen Yasa hükümlerinde öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu anlaşılmakta olup, yeniden karar verilirken davanın res'en şikayetli avukatlara da ihbar edilmesi gerekmektedir. Davacının temyiz isteminin incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan idari dava türü olduğu hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması b) Hukuka aykırı karar verilmesi c) Usul hükümlerine uyulmamış olması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı belirtilmiştir. Yargılama usulünde genel kural, idari yargı yerlerince verilen iptal kararlarının aleyhine hüküm kurulan davalı idare ve/veya idarelerce temyiz edilmesidir. Bununla beraber, iptal kararlarını lehine hüküm kurulan davacılar tarafından da gerekçe yönünden veya yargılama giderleri yönünden temyizi hukuken mümkündür. Dolayısıyla, davacıların iptal kararlarını gerekçe yönünden temyiz etmeleri durumunda bu temyiz istemleri temyiz mercilerince incelenmektedir. Gerekçe yönünden temyiz istemi mahkeme kararının bozulmasını gerektirmemekte, kararın dayandığı gerekçenin değişmesi sonucunu doğurabilmektedir. Bununla beraber, davacının böyle bir neden olmaksızın iptal kararının bozulmasını istemesi ise lehine olan bir kararın bozulması gibi bir durumu ortaya çıkarır ki, bu da aleyhe bozma yasağına ilişkin usul hükmüne aykırılık oluşturur. İncelenen olayda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, davacı tarafından, temyiz dilekçesinde, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde daha önce hiç dile getirmediği, işlemin ret gerekçesi olarak ve savunma ve istinaf dilekçesinde ileri sürmediği farklı bir gerekçenin ileri sürüldüğü, hukuka aykırı olarak temyiz gerekçesi yapılan "müvekkilin ilk müracaat eden olmadığı" iddiasının bu nedenle değerlendirmeye alınamayacağı ileri sürülmektedir. Bu durumda, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE; 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.