Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/866 E. , 2024/863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/866 Karar No : 2024/863 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Genel Müdürlüğü DAVANIN KONUSU : Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında, karar eki harita ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırıl
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/866 E. , 2024/863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/866 Karar No : 2024/863 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Genel Müdürlüğü DAVANIN KONUSU : Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında, karar eki harita ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, İstanbul ili, Sultangazi ilçesi, … Mahallesi, … parsel, … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlar yönünden ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği ileri sürülen diğer idari işlemlerin iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi …'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin; (d) bendinde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği, 5. fıkrasında; 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği, hükme bağlanmış; aynı Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde ise, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... b) Acele kamulaştırma işlemleri. ..." hükmüne yer verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanununun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu Bakanlar Kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, Bakanlar Kurulu kararlarına karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı davalar arasında sayılmış; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakacağı hükme bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen hükümlerden, dava dilekçelerinde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin açıkça gösterilmesi gerektiği ve her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılmasının esas olduğu, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, tek bir dilekçe ile de dava açılabileceği anlaşılmaktadır. İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Davacı vekili tarafından, Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında, karar eki harita ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği ileri sürülen diğer idari işlemlerin iptali ve söz konusu işlemlerin iptali mümkün değil ise, İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, … Mahallesi, … parsel, … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı davacıya ait taşınmazların güncel fiyatları üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplanacak zararının tazmini istemiyle açılan davada; Dairemizin 11/10/2023 tarih ve E.2023/6919, K:2023/7332 sayılı kararıyla "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemlerin iptali" isteminin işlemin tarihi, sayısı, konusu vb. unsurları belirtilmek suretiyle şüpheye yer bırakmayacak netleştirilmediği ve anılan işlemin iptali istemiyle İdare Mahkemesinde dava açılması gerektiği, sadece acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği, tazminat miktarının rakamsal olarak gösterilmesi ve terditli isteme yer verilmemesi gerektiği gerekçeleriyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından tarafından, süresi içinde yenilenen 19/01/2024 tarihli dava dilekçesinde; tazminat istemine yer verilmediği, ancak "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemlerin" iptali istemine yeniden yer verildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun 5. ve 20/A maddeleri, 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrası ve 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının değerlendirilmesinden, ivedi yargılama usülüne tabi acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile, ivedi yargılama usulüne tabi olmayan uyuşmazlığa konu taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırmasına dair işlemler arasında, 2577 sayılı Kanunun aradığı tarzda bir maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle birlikte dava konusu edilmeleri mümkün olmayan söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılması gerektiği ve anılan işlemlerden sadece acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği, uyuşmazlığa konu taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırmasına dair işlemlerin ise İdare Mahkemesinde dava konusu edilebileceği anlaşıldığından; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 5. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan dava dilekçesinde yer verilen "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler" ile kastedilenin ne olduğu, bu hususta iptali istenen işlem veya işlemlerin hangisi olduğu hususlarında tereddüt hasıl olmuştur. İptali istenen tüm işlemlerin; dava dilekçesinin hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında işlemin tarihi, sayısı, konusu vb. unsurları belirtilmek suretiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde belirtilmesi suretiyle davanın konusunun açıkça ortaya konulması gerektiği, davacı tarafından, "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler"in iptali istenilmekte ise, anılan işlemler ile kastedilen işlemlerin belirsiz olduğu ve tarih ve sayılarının belirtilmediği görüldüğünden, iptali istenen işlem veya işlemlerin tarihi, sayısı ve konusu somut ve açık bir biçimde belirtilmek suretiyle netleştirilmesi gerektiğinden, anılan istemler yönünden dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine de uygun olarak düzenlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde her işleme karşı görevli ve yetkili yargı merciinde yeniden dava açılmakta serbest olunmak üzere reddine, 2.Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, 3. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Artan posta ücreti avansı ile kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iade edilmesine, dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya iadesine, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.