(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/6873 E. , 2012/13408 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... Beldesi’nde bulunan doğusu 131 ve 134 parseller, batısı 133 parsel ve güneyi 134 ve 135 parseller il…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/6873 E. , 2012/13408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... Beldesi’nde bulunan doğusu 131 ve 134 parseller, batısı 133 parsel ve güneyi 134 ve 135 parseller ile çevrili yaklaşık 17.000 m2'lik ve 9500,00 m2'lik iki bölüm olan tahminen 26.500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 30 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu ve malik sıfatıyla kullandığını iddia ederek adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosunda tespit harici bırakılan taşınmazın tapuya tescili istemi niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı, zamanaşımı süresinin tahdit dışına çıkarma tarihinden başlayacağı, olayda ise tahdit dışına çıkarma işleminin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, jeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 13/10/2009 tarihli raporda, dava konusu yerin dere yatağı olduğu, 31/05/2010 tarihli ek raporda dava konusu yerin eski bir dere yatağı olduğu, (A) ve (B) harfli alanlar arasında bir kuru dere olduğu bildirilmiş ve 24/11/2011 tarihli duruşmada alınan beyanında ise; eski dere yatağı olduğu, aktif olma özelliğini kaybettiği ve aktif dere yatağına dönüşme ihtimali bulunmadığı bildirildiği halde, mahkemece bu çelişkiler giderilmemiş, ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise dava konusu taşınmazın imar ve ihyasının ne zaman başladığı ne zaman bitirildiği, imar ve ihyanın nasıl gerçekleştiği konularında yeterli açıklama yapılmamış, imar ve ihya ile zilyetlik olgusu üzerinde durulmamıştır. Yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, Dörtyol Orman İşletme Müdürlüğü'nün 27/05/2009 tarihli yazısı ile orman kadastrosu yapılmadığı cevabı verilmiş ise de, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazı da kapsayacak şekilde Dörtyol İlçesinde orman kadastrosu yapıldığı bildirilmekle, orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.