6. Hukuk Dairesi 2014/10849 E. , 2014/11654 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/05/2014 NUMARASI : 2014/475-2014/776 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, h…
**6. Hukuk Dairesi 2014/10849 E. , 2014/11654 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/05/2014 NUMARASI : 2014/475-2014/776 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz. Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir. Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan yazılı kira sözleşmesi, 01.03.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl sürelidir. Sözleşmenin 17. maddesinde "Bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kespeder " hükmü bulunmaktadır. Her ne kadar Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi gereğince muacceliyet anlaşması geçersiz hale gelmiş ise de, kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6353 sayılı Kanunun 53, geçici 2. maddeleri gereğince, 8 yıl süreyle uygulanmayacağı hükme bağlandığından, tüzel kişiliği bulunan davalı kiracı için halen muacceliyet şartı geçerliliğini devam ettirmektedir. Davacı Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5463 Esas sayılı dosyası ile 2013 yılı Mart ve Nisan ayları kirası; Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3596 Esas sayılı dosyası ile 2014 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedellerinin ödenmesini istemiştir. İlk takibin başlatıldığı tarihte, sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince, sonraki takibe konu edilen ayların kirası da muaccel hale gelmesine rağmen, davacı tarafından bir takibe konu olabilecek kira paralarını bölerek birden fazla takibe konu etmesi doğru değildir. Mahkemece iki haklı ihtarın koşulları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.