(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4236 E. , 2006/6278 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 15.08.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... İdaresi aleyhindeki davanın kabulüne dair verilen 22.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresind…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4236 E. , 2006/6278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 15.08.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... İdaresi aleyhindeki davanın kabulüne dair verilen 22.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı ... İdaresi temyiz etmiştir. Uyuşmazlık konusu 323 ada 29 parselin kadastrosu 1980 yılında yapılmıştır. Kadastro tutanağında “Hersekzade Vakfı” şerhi bulunduğu görülmektedir. Kadastro tutanağında bu şerh yer aldığına göre taşınmaza revizyon gören tapu kayıtlarında aynı şerhin bulunmasının aranması gerekmez. Mahkemenin evveliyat kayıtlarında vakıf şerhi olmadığını gerekçe yaparak davayı bu nedenle kabul etmesi doğru olmamıştır. Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parselle de vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediği hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması gerekir. Uygulamada; önemli olan vakıf ismi değil, niteliğinin aşağıda gösterildiği biçimde belirlenmesidir. Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından dava konusu parselle vakfiyenin keşif yapılarak bağlantısı sağlanmadan bir başka dava sebebiyle alınan rapor emsal sayılamaz. Kaldı ki, uygulama aynı vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih, bir kısım yerlerinde gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur. Bir malın vakıf malı olmadığının isbatı onu iddia edene düşer Bu iddia, tapu kaydı, evkaf idareleri; şeriye mahkemeleri ve mütevellilerce tutulup daha sonra tapu idarelerine aktarılan defter kayıtları, vakıf defterine işlenen vakıfnameler ile kanıtlanabileceği gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde belirtilen belgelerden olduğu uygulamada kabul edilen deftere işlenmemiş vakıfnameler, muteber mütevvelli ve temessük senetleri, evkaf idarelerince tutulan sair defterler ile de kanıtlanabilir.