Başvuru, 3600 olan emeklilik ek göstergesinin 2200 olarak düzeltilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve uzun süren yargılama nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, 3600 olan emeklilik ek göstergesinin 2200 olarak düzeltilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve uzun süren yargılama nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, kontrol memuru olarak görev yapmakta iken 11/6/1990 tarihinde Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 19/7/1996 tarihinde kendi isteğiyle emekli olan başvurucuya 40 yıl 7 ay 19 günlük hizmetine karşılık gelen 3600 ek gösterge üzerinden 15/8/1996 tarihinde emekli aylığı bağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 16/8/2008 tarihli yazıyla sehven 3600 ek gösterge üzerinden emekli aylığı bağlandığını belirterek ek göstergenin 2200 olarak düzeltildiğini, 1/8/2003-30/9/2008 dönemine ilişkin aylık fark tutarları olan 518,78 TL'nin adına borç çıkarılarak maaşından 1/4 oranında tahsil edilmesine karar vermiştir. Başvurucunun bu işleme yönelik itirazı SGK'nın 15/10/2008 tarihli işlemiyle reddedilmiştir. Başvurucu 1990 yılında mühendislik fakültesinden mezun olduğunu, emeklilik öncesi görevinin kontrol memuru olup bu unvan altında çalışanların mühendis sıfatına sahip olduğunu belirterek uygulamanın haksız olduğunu belirterek iptal davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 13/11/2009 tarihinde dava konusu işlemin fazla yapılan ödemelerin başvurucu adına borç çıkarılması suretiyle maaştan kesinti yapılmasına yönelik kısmının iptaline, ek göstergenin 2200 olarak düzeltilmesine ilişkin kısmına yönelik ise davanın reddine karar vermiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Danıştay Onbirinci Dairesi (Daire) 16/9/2014 tarihinde mahkeme kararının ek göstergeye ilişkin hüküm kısmının onanmasına; dava konusu işlemin, başvurucu adına borç çıkarılmasına yönelik kısmının iptali yönündeki hükmün bozulmasına karar vermiştir. Başvurucunun karar düzeltme isteği Daire tarafından 15/12/2015 tarihinde reddedilmiştir. Mahkeme 19/2/2016 tarihinde dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında ısrar edilmesine, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde, başvurucu adına borç çıkarılması suretiyle maaştan kesinti yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (Kurul) 15/3/2018 tarihinde davalının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasına, başvurucunun (davacının) temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Kurul kararında dava konusu işlemin ek göstergenin düzeltilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak davanın reddine karar verildiği; davacının kararın bu kısmını temyiz ettiği, temyiz isteminin Daire kararıyla reddedildiği, karar düzeltme talebinin de Dairece reddedilerek kararın bu kısmının kesinleştiği ifade edilmiştir. Karar düzeltme istemi Kurul tarafından 23/10/2019 tarihinde reddedilmiştir. Kurul kararı 6/12/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 30/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.