3. Hukuk Dairesi 2024/2994 E. , 2025/3415 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/281 E., 2024/760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi/ Birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk SAYISI : 2016/331 E., 2022/419 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2994 E. , 2025/3415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/281 E., 2024/760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi/ Birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk SAYISI : 2016/331 E., 2022/419 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; Kurum tarafından yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 08.04.2011 tarihli raporda, dava dışı doktor tarafından, sigortalı ve hak sahiplerine usul ve fenne aykırı olarak afaki teşhis ve tanılarla gerçeğe aykırı düzenlenen ilaç kullanım raporu ve bu raporlara istinaden düzenlenen 339 adet reçetenin, davalının sahibi ve mesul müdürü olduğu, 08.06.2010 tarihinde kapanan ... Eczanesi tarafından Kuruma fatura edildiği tespit edilerek 2012 yılı Protokolünün (5.3.10) ve (6.17) maddeleri uyarınca 3.113.593,10 TL cezai şart uygulanarak icra takibi başlatıldığını, yasal nedene dayalı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Kurum zararının ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; asıl davaya dayanak soruşturma sonucunda düzenlenen rapora göre, Protokolün (4.3.6) maddesi hükmüne istinaden 311.359,31 TL reçete bedelinden eczacının Kurum alacağı 92.315,99 TL'nin mahsubu sonrası bakiye kalan 219.043,32 TL ve 179.008,96 TL faizin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili; müvekkiline sorumluluk yüklenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ceza dosyası içerisindeki raporlar dikkate alındığında, davalı eczacının dava dışı doktor tarafından usulsüz düzenlendiği iddia olunan reçeteleri anlaşmalı olarak fatura ettiğine dair ortada herhangi bir delil bulunmadığı, davacının ceza dosyasına sunduğu deliller dışında da dosyaya bir delil sunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu reçeteler nedeniyle yapılan ceza yargılamasında, davalı eczacının Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiği tespit edilemediğinden, davalı hakkında Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gözetilerek davanın reddine dair verilen kararın uygun bulunduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince hiç bir delilin toplanmadığını, hasta ifadeleri ve soruşturma raporu içeriğinin değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, ceza kararının kesinleşmediğini, davalının hastalara teslim etmediği ilaç bedelleri ile sözleşmede yer alan cezai şart bedelinden sorumlu bulunduğunu, bu itibarla alacak miktarının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, Kurum alacağının yasal bir nedene dayandığını, hukuk hakiminin, ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle ve buna etkili tespit edilen olgularla bağlı kalmaksızın, taraflarca ileri sürülen delilleri toplayıp, tümünü birlikte değerlendirerek bir sonuca varması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, davacı Kurum tarafından tesis edilen cezai işlem ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürümeyeceği ilkesi ve temyiz dilekçesinin kapsamına göre yapılan incelemede; temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçenin yerinde bulunduğu ve özellikle davalı eczacının sahte rapor düzenlenmesine dahil olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.