T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2075 KARAR NO : 2026/13 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 NUMARASI : 2025/2171 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : .... VEKİLİ :.... İTİRAZ EDEN DAVALILAR : .... VEKİLLERİ : ... DAVANIN KONUSU : Kayyımlık TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı …
T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2075 KARAR NO : 2026/13 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 NUMARASI : 2025/2171 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : .... VEKİLİ :.... İTİRAZ EDEN DAVALILAR : .... VEKİLLERİ : ... DAVANIN KONUSU : Kayyımlık TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 31/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; ... şirketlerinin taşınmazları ve araçları üzerine teminatlı veya teminatsız davalıdır şerhi konulmasını talep etmiş mahkememizin 04/11/2025 tarihli ara kararıyla bir kısım taşınmazlar üzerine davalıdır şerhi konulmasına araçlar yönünden talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 10/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; bu kez ... ait bir kısım araçlar ve taşınmazlar üzerine davalıdır şerhi konulmasını talep etmiş, mahkememizin 25/11/2025 tarihli ara kararı ile talep kabul edilerek araçlar ve taşınmazlar üzerine davalıdır şerhi kararı verilmiş, davalılar adına kayıtlı olmayan taşınmazlar yönünden ise talebin reddedildiği anlaşılmıştır. İtiraz edenler vekili 12/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; mahkememizin 24/10/2025 tarihli ara kararında davacının işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının bildirilmesine rağmen talebin kabulünün izahının mümkün olmadığını, davanın konusunu davalı şirketlerin taşınmazlarının oluşturmadığını, taşınmazlar ile alakalı derdest bir davanını bulunmadığını, çekişme konusu olmayan ayni haklar ile ilgili TMK 1010.maddesine dayanmanın hukuki izahının bulunmadığını, davalının şerh konusu taşınmazlarda şahsi hakkının bulunmadığını karar verilirken uyuşmazlığın peşinen halleder şekilde karardan çekinilmesi gerektiğini, 31/12/2025 tarihli ek talep ile iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğini kötü niyetli ve hakkı olmayan bir davanın açıldığını, teminatsız karar verilmiş ise de aktif faaliyetin devam eden şirketin uğrayacağı zararın tazmininin ne şekilde temin edileceğini her bir taşınmaz için ayrı ayrı teminat alınması gerektiğini beyanla şerhin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İtiraz edenler vekili 27/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmaya aktif husumet ehliyetinin olmadığını, taşınmazlara ve araçlarla ilgili olarak ortada bir uyuşmazlığın ve derdest bir davanın bulunmadığını, yapılan işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, şirketin ayni hakkını barındırdığını, taşınmazlara ve araçlara konulan şerhi işleminin şirketin tüm ticari faaliyetini etkileyeceğinden ortaya çıkabilecek zararların tazmini için de dava açma hakkının saklı tutularak davacıdan her bir taşınmaz için, her bir araç yönünden ayrı ayrı teminat alınmasını beyanla, ihtiyati tedbirin reddedilmesini, bedelsiz olarak tedbir gücünde hak kısıtlayıcı davalıdır şerhi yönündeki gerekçesinin açıklanmamış işbu 25/11/2025 tarihli kararına itirazlarının kabulü ile, 25/11/2025 tarihli ara karar gereği taşınmaza ve araçlara teminatsız şekilde konulan davalıdır şerhi tedbirinin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; İtirazın kısmen kabul kısmen reddine, davalıdır Şerhlerinin kaldırılması taleplerinin reddine, Teminata yönelik itirazın kabulüne, davacı tarafça 200.000,00 TL teminat yatırılmasına, bunun için 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde mahkememizin 04/11/2025 ve 25/11/2025 tarihli davalıdır şerhlerinin kaldırılacağının ihtarına dair karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .. İle ... vekili dilekçesinde özetle, taşınmazlarla ilgili olarak ortada bir uyuşmazlığın, derdest bir davanın bulunmadığını, taşınmaz veya taşınırlara ilişkin bir davanın varlığının asıl olduğunu, dava konusu olmayan taşınmazlara "davalıdır şerhi" kararı konulduğunu, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, davalı şirketler adına kayıtlı taşınmazlar ile araçlar üzerine konulan "davalıdır şerhinin" kaldırılması taleplerinin reddi kararının istinafı istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.6100 sayılı HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun'un 389 uncu maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmekte olup, 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı, tasarrufu yasaklayıcı şerhlerdendir. 4721 sayılı TMK'nın 1010. Maddesi de "Aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları, tapu kütüğüne şerh verilebilir: 1. Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları, 2. Haciz, iflas kararı veya konkordato ile verilen süre, 3. Aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler. Tasarruf yetkisi kısıtlamaları, şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir." şeklinde olup, mahkemece konulan "davalıdır şerhi" çekişmeli hakların korunması amacıyla, bilgi amaçlı, taşınmazın üçüncü kişilere devrini engellemeyen, yeni malikin iyi niyetini ortadan kaldıran şerhlerdendir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6403 esas, 2024/1231 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; taşınmazların tapu kaydına "davalıdır" şerhi işlenmesine dair verilen ara kararların 6100 sayılı Kanun'un 389 uncu ve devamı maddeleri uyarınca hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde değildir. Dolayası ile taşınmazların tapu kaydına "davalıdır" şerhinin işlenmesine dair mahkeme kararları 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinde öngörülen nihai kararlardan olmadığından istinaf yoluna tabi değildirler. Somut olayda; davacı vekili, davalı şirketler adına kayıtlı taşınmazlar ile araçlar üzerine "davalıdır şerhi" konulmasını talep etmiş, mahkemenin 04/11/2025 ve 25/11/2025 tarihli ara kararları ile, davalı şirketler adına kayıtlı taşınmazlar ile araçlar üzerine "davalıdır şerhi" konulmasına karar verilmiş, kararın davalı şirketler vekilince itiraz edilmesi üzerine, mahkemenin 03/12/2025 tarihli ara kararı ile "davalıdır şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiş, karar davalı şirketler vekilince istinaf edilmiştir. Davalı şirketler vekilince, mahkemenin "davalıdır şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine" dair karar istinaf edilmiş ise de; ilk derece mahkemesince verilen davalıdır şerhinin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara karar HMK'nun 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1.Davalı şirketler vekilinin, mahkemenin ''davalıdır şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine" dair karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/01/2026 Başkan... Üye... Üye... Katip... e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/01/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!