(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/1695 E. , 2009/4123 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mera tespit ve tahsis işleminin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, İzmir İl Mera Komisyonunun 229 sayılı kararı ile Kocaob…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/1695 E. , 2009/4123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mera tespit ve tahsis işleminin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, İzmir İl Mera Komisyonunun 229 sayılı kararı ile Kocaoba Köyünde mera tespit ve tahdidi çalışmaları yapılarak 05.04.2004 - 05.05.2004 tarihleri arasında ilan edildiğini, bu çalışmalarda eylemli biçimde orman olan ve 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirilen alanlarda bulunan 3722039.16 m2 yüzölçümündeki taşınmazın mera tespit komisyonunca mera olarak tespit ve tahdit edilmesi işlemine karşı yaptıkları itirazın reddedildiğini ileri sürerek tespit, tahdit ve tahsis işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, "orman kadastrosunun yapıldığı yerlerde orman sınırı dışında kalmış yerler hakkında orman iddiasıyla dava açılamayacağı, 6831 sayılı yasanın 7. Maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırlandırması dışında kalmış ormanların kadastrosunun yapılarak orman sınırları içine alınmasının mümkün olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman olan taşınmazın mera olarak tespit ve tahsis edilmesi işleminin iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1945 yılında 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılmıştır. 1981 yılında da 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde ve aplikasyon uygulaması yapılmıştır. Mahkemenin gerekçesi somut olaya uygun değildir. Bir belde ya da köyde, seri bazda olmamak koşuluyla 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra bu yasa hükümleri de uygulanarak orman kadastrosu yapılmış ve usulen ilan edilerek kesinleşmişse 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinde sayılan ayrıcalıklar dışında, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulaması sonucu belirlenir. Somut olayda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1945 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılmıştır. 1981 yılında yapılan işlem ise 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılan orman kadastro çalışması olmayıp, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasanın 2.madde uygulamasıdır. Keşifte bilgisine başvurulan orman bilirkişi, çekişmeli taşınmazın ortalama % 40 eğimli, üzerinde yaşlı palamut, menengüç, meşe, delice, antep fıstığı, ... ağaçları, karaçalı, çitlenbik maki türü otsu ve odunsu bitkilerle kaplı bulunduğu, memleket haritasında büyük bir kısmı çalılık rumuzlu, geri kalan kısmının yapraklı ağaç rumuzlu alanda göründüğü, 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakılmış ise de, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunu açıklamıştır. Dosyadaki tapu sicil müdürlüğü yazısından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kocaoba Köyünde 19.03.2004 tarihinde genel arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı, çekişmeli taşınmazın belirlenen bu niteliği ile tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; memleket haritasında orman olarak gözüken ve yüksek eğimli, eylemli orman niteliğinde bulunan ve 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirilen orman alanlarından olan bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3722039,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmeden 1945 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakıldığından, 499 Sayılı Yasanın 7. maddesinde herhangi bir nedenle dışarıda bırakılmış orman olarak kabul edilemeyeceği, gerek orman yasasında gerek mera yasasında devlet ormanlarının mera olarak tespit, tahdit ve tahsis edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı 15.07.2004 Günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/2 fıkrası da gözönünde bulundurularak davacı ... Yönetiminin davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 12.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.