10. Hukuk Dairesi 2024/8806 E. , 2024/12478 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1905 E., 2024/1009 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/517 E., 2023/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemele…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8806 E. , 2024/12478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1905 E., 2024/1009 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/517 E., 2023/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle; dava konusu olayın iş kazası değil trafik kazası olduğunu, olayın iş kazası olmadığının SGK Karabük İl Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma ile ortaya konulduğunu, konu ile ilgili denetmen raporu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı işverenlik vekili özetle dava konusu olayın iş kazası değil trafik kazası olduğunu, davacının kaza yaptığı aracın işyerine ait olduğunu, ancak bu aracın davacının şahsına tahsis edilmiş bir araç olmadığını, tüm şirket personelinin kullanımına tahsis edildiğini, fakat aracın davacı tarafından şahsileştirildiğini, davacının mesaisinin 08.00'da başlamasına rağmen 10.30'da evden çıktığını, davacının laptopu unuttuğu için eve geri dönmesinin sonra evden çıkmasının fakat tekrar evde laptopu unuttuğunu fark etmesinin normal bir durum olmadığını, kazanın olduğu yerin kaza geçirilecek bir yer olmadığını, olayın davacı tarafından kasıtlı bir şekilde yapıldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına B) 1-Davanın kabulü ile davacının 20.01.2020 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde davacının, işyerine ait olduğu ve araç takip sistemi bulunan ve işe tahsis edildiği sabit olan 19 BL 830 plakalı araç ile işe giderken mesai saatleri içinde tek taraflı olarak geçirmiş olduğu kazanın, işe giderken ve işyerine ait olup işe tahsis edilen araç ile gerçekleşmiş olması sebebi ile 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince iş kazası olduğu anlaşıldığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kusur değerlendirmesi yapılarak hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olduğunu, taraflar arasında arabuluculuk yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, arabuluculuk görüşmesi bulunmayan davanın esasına girilmeden usulen reddi gerektiğini; ayrıca dava konusu olayın iş kazası değil trafik kazası olduğunu, bu durumun gerek Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası ve muhteviyatı ile gerekse SGK Karabük İl Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma ve Denetmen Raporu ile ortaya konulduğunu, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen şartlara uymadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı işverenlik vekili, kazanın gerçekleştiği aracın hiçbir şekilde davacının evine götürüp getirebileceği bir araç olmadığını, Şirkete ait bir aracı habersiz ve izinsiz şekilde alıp götüren sonra da tamamen keyfi olarak bulunduğu bir yerde trafik kazası yapan bir çalışanın kazasının iş kazası olarak değerlendirilmesinin tüm hukuk kurallarını yok saymak olduğunu, davacının intihar etmeye yönelik bir tutum sergilediğini, davacının borçları ve icra dosyaları olduğu gibi kumar oynama alışkanlığının bulunduğunun da dosya kapsamında tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, tanık beyanları dikkatle incelendiğinde kuvvetli intihar şüphesinin üzerinde durulmaksızın verilen kararın hukuka ne kadar aykırı olduğunun görüleceğini, davacının ağır kusurlu eyleminin illiyet bağını bütünüyle ortadan kaldırdığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.