T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/654 Esas KARAR NO: 2026/382 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/01/2025 NUMARASI: 2014/248 ESAS, 2025/6 KARAR ASIL DAVA DOSYASI BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/142 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI KARAR TARİHİ: 10/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/654 Esas KARAR NO: 2026/382 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/01/2025 NUMARASI: 2014/248 ESAS, 2025/6 KARAR ASIL DAVA DOSYASI BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/142 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI KARAR TARİHİ: 10/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı/Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve kardeşi ...'nun 2002 yılında karşı taraf ... ve ... ... ile ... adlı müzik Grubunu 1996 yılında kurulduğunu, bu tarihten 02/08/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak müzik hayatlarını ... grubu altında sürdürdüklerini, tarafların ... Grubu altında son konserini "...” altında ... Caddede 02/08/2014 tarihinde vermiş olduklarını, karşı taraf ile müvekkili davacılar arasında uzun süreden beri ... içerisinde müzikal anlaşmazlık bulunduğuğunu, tarafların konser sonrası bir araya gelerek işbu kapsamda ... grubu adı altında müzik hayatlarına devam etmeme ve ayrı ayrı başka adlar altında müzik hayatlarına devam etme kararı almış olduklarını, ancak davalıların kötüniyetli olarak söz konusu ... markasını son yaz konserinin yapıldığı 02/08/2014 tarihinden hemen sonra henüz grubun ayrılık kararı almasından önce gizlice 04/08/2014 tarihinde TPE başvurarak kendi adına tescil için başvuru yapmış olduğunu, karşı yanın ayrıca müvekkili ...'nun yöneticisi olduğu ... grubunun ... sayfasının kullanımını, davacı ... üyelerinin kullanımına ve yönetimine kapattırmış, sosyal paylaşım sitelerinden müvekkillerince güncellenen kullanımı bulunan ... hesabını da dondurmuş ardından da kendi kullanımına almış olduğunu, tüm bu süreçte davalılar tarafından haksız olarak müvekkillerinin bunca yılda yaratmış oldukları ... adının müvekkillerinin izni alınmadan kullanıldığını, ... hiç dağılmamış gibi, "... grubu dağılmadı, onlar gruptan ayrıldı" haberleri ve imajı verilmeye çalışıldığını, bu süreçte ... grubu adı altında bir dizi konser organizasyonları yapıldığını, ...'in yeni albüm çalışmalarına başladığı haberleri ile ... grubu adı üzerinden haksız kazanç elde edilmeye devam edildiğini, oysa ... grubunun dağıldığını, 4 kişilik grubun ... adı altında müzik hayatlarına devam etmeme kararı aldıklerını, ancak davalıların ayrılık sonrası hemen konser organizasyanlarına hız verdiklerini, bir çok mekanda konser vermeye başladıklerını, bu nedenlerle; ... adının ortak mülkiye konu olduğunun tespiti ve FSEK kapsamında ad ve alametlerin de eser gibi korunduğu düşünülerek ... adı üzerindeki müvekkillerine ait haklara tecavüzün refi, men'i, tedbir tarihine kadar kullanılmış ... ... adından elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelirin üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, ... adının izinsiz kullarrımından ve bu süreçte davacılar hakkında çıkan asılsız haber beyanlar nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, dava sonuna kadar taraflarca yapılacak KONSER, ALBÜM, CD, DVD, Yazılı, Görsel Basın ve Sosyal paylaşım sitelerinde RED adının kullanılmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... müzik grubunun 2005 yılında müvekkili ... ve ... davacılar ... ve ... tarafından kurulduğunu, ... grubunun beşinci üyesi olan ...'ün işe 2006 yılında dönem dönem beraber çalmaya başlamış ve 2007 yılında gruba katılmış ve bu tarihten itibaren grupla birlikte çalışmalara başladığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere ... arasında uyuşmazlık çıkmadan önce, yine tüm ... üyelerinin ortak kararıyla, grubun kurutuşunun ... ... ile ... ... tarafından birlikte gerçekleştirildiği şeklinde kamuoyuna yansıtıldığını, bu durumun temel sebebinin grubun herhangi bir üyesinin öne çıkarılmamasını ve grubun tüm üyelerinin hayranlar bazında eşit saygı ve sevgi görmesini sağlamak olduğunu kaldı ki ... ismini veren kişinin davalı ... olduğunu, ayrıca kişilerin değil grubun öne çıkarılması yoluyla ... grubunun üye kaybetmesinden ya da üyelerinin değişmesinden zarar görmemesi ve devamlılığının sağlanmasının hedeflenmiş olduğunu, nitekim grubun üyelerinden olan ...'ın da 2 yıllık üyelik sonunda ... ile yolunu ayırmış ancak onun ayrılışının ... üzerinde herhangi bir olumsuz etki doğurmamasının sağlanmış olduğunu, benzer bir anlayışın yurt içinde “...”, “...", “..." gibi pek çok müzik grubu tarafından, yurtdışında ise "...”, "..." ve “..." gibi çeşitli müzik grupları tarafından benimsenmiş olduğunu, söz konusu grupların onlarca üye kaybetmelerine ve yeni üyeler kazanmalarına rağmen ... adını ve kimliğini aynen muhafaza edebilmiş olduklarını, davacıların ise ... grubunun devamlılığını sağlamayı hedef alan bu yaklaşımı kendi menfaatlerine kutanarak ... grubunun sonlanmasını hedeflemekte olduğunu, bu taleplerinde hukuki bir yararın söz konusu olmadığını, ... grubunun günümüze kadar olan yapısı incelendiğinde en ön planda olan üyelerinin müvekkilleri olduğunun görülmekte olduğunu, grubun dağılmadığını gerçekte olanın ... ile ...'nun gruptan ayrılma kararı almış olması olduğunu, ... grubu arasında uyuşmazlıkların ve anlaşmazlıkların olduğunun uzun süredir kamuoyunda bilinmekte olduğunu, ... üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların temel sebebinin davacı ... ile ...'nun grubun diğer üyeleri tarafından yapılanı önerilere ön yargılı olarak olumsuz yaklaşması, grubun diğer üyelerine kıyasla yukarıda açıklanan sebeplerle daha isteksiz ve özensiz olmaları ve grubu çalışmalarına yeterli olarak katkı sağlamamaları olduğunu, davalıların gerek ... içindeki uyumsuz tavırlarına gerek daha sonraki süreçte bulunmuş oldukları müvekkillerini yıpratıcı asılsız iddialarına rağmen müvekkilleri ve ... grubunun diğer üyesi ...'ün davacılar ... ve ...'nun katkılarını hiçbir zaman yok saymadıklarını, davalıların 5 kişi olan ... üyelerinin 3 tanesinin grubu devam ettirmek istemesi karşısında 2 kişinin isteğinin kabul edilmeyeceğini bilmelerinin gerektiğini bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş, karşı davasında ise, müvekkillerinin ... Grubunun tasfiyesine yönelik bir talebinin olmadığını müzik yapmaya devam edeceklerini, bu nedenle gruptan ayrılan iki davacının açtıkları davadaki talepleri ve ihtiyati tedbir taleplerinde (Adi ortaklığı) grubu feshetmeye yönelik iradelerini ortaya koymuş olduklarından ortaklıktan çıkarılmalarının gerektiğini, müşterek Mülkiyete tabi olan mal varlığının adi ortaklık hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek mal varlıklarından birisinin ... ismi olduğunu gruptarı ayrılan davacılar tasfiye paylarının hesaplanarak davacılara ödenmesi yönünde karar verilmesini, davacıların hem aldıkları tedbir kararını icraya koyup kamuoyuna duyurup haksız ve mesnetsiz şekilde grubun dağıldığı algısını oluşturup, ... ismini kamuoyu nezdine zedeleyip müvekkillerinin manevi haklarını da ihlal etmiş olmaları nedeniyle karşı davalıların 1.000 TL maddi tazminat ile, 10.000,00 TL manevi tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. BİRLEŞEN DAVADA; Davacılar/karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; ... ... ve kardeşi İlke ...'nun 2002 yılında karşı taraf ... ve ... ... ile ... adlı müzik Grubunu 1996 yılında kurduğunu, bu tarihten 02/08/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak müzik hayatlarını ... grubu altında sürdürdüklerini, tarafların ... Grubu altında son konserini "..." altında ... ... Caddede 02/08/2014 tarihinde verdiklerini, karşı taraf ile müvekkil davacılar arasında uzun süreden beri ... içerisinde müzikal anlaşmazlık olduğunu, tarafların konser sonrası bir araya gelerek işbu kapsamda ... grubu adı altında müzik hayatlarına devam etmeme ve ayrı ayrı başka adlar altında müzik hayatlarına devam etme kararı aldıklarını, davalıların bu beyanlarına rağmen davacılardan habersiz olarak ortak mülkiyete konu ... ... isminin izinsiz marka başvurusunu davalı ... kendi adına yaparak, kötü niyetli olarak ... adının kullanımı ve gerek sosyal paylaşım hesaplarının kullanımının sınırlandırıldığını, müvekkilere ait hesapların marka başvurusu gösterilerek, davalılar üzerine aktarıldığını, ... adı ... ve ... hesapları resmi hesap olarak tescil edildiğini, ...'nun tüm kötü niyeti ile daha dağılma kararı bile ortada yokken sadece kendi adına ... ismi ile marka başvurusu yaptığını, ... isminin marka değeri dışında aynı zamanda FSEK kapsamında da koruması mevcut olduğunu, davacıların haklarının daha fazla tecavüze uğramaması ve hak ihlallerinin tespiti amacıyla önce İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/60 D. İş dosyası ile RED adının kullanılmaması için tedbir kararı aldıklarını, ardından İstanbul 1 .Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesinde 2014/248 esas sayılı dosyası ile ... adı üzerinde FSEK kapsamındaki haklarına tecavüzün tespiti ve uğranılan hak ihlalleri kapsamında maddi ve manevi tazminat davası yoluna başvurulduğunu, İstanbul 3. Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesinin 2014/ 60 D. İş dosyasından verilen tedbir kararının İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar mahkemesinin 2014/248 esas sayılı dosyasının 30/12/2014 tarihli tedbire itiraz duruşmasında kaldırıldığını, davalıların taraflar arasında adi ortaklık olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, ancak buna rağmen tek taraflı olarak ... adını kullanmaya devam ettiğini, davalıların dava sürecindeki tüm konser ve sponsorluk gelirlerini deftere doğru yansıtmadıklarını, konser gelirlerinin gerçek değerlerinde gösterilmediğini, davalı ... Durunun kötü niyetli olarak yapmış olduğu Marka Başvurusunun Türk Patent Ensititüsü tarafından red edildiğini, ancak İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi, TPE kararına rağmen sadece davalı yanca kullanılan ... adının kullanımı tedbiren durdurmadığını, Adi Ortaklığın tasfiyesi davasının açılması için süre verildiğini belirterek, İhtiyati tedbir kapsamında ... grubu adi ortaklığına dava sonuçlanıncaya kadar İhtiyati Tedbiren tasfiye memuru atanmasını, Tasfiye Memurunun tedbir kapsamında, adi ortaklı adına ... marka başvurusu yapmasını , Tasfiye memuru, ... adı ile faaliyet sürdüren ... üyelerinin konser, sponsorluk, albüm gelirlerini usulüne uygun olarak kayıt altına alınmasının sağlanmasını verilen konserler ve sponsorluk gelirlerinin gerçeğe uygun olarak deftere işlenmesinin sağlanmasını, ... ... adının FSEK kapsamında fikri ürünlerin değerlerinin tespitini, gerek FSEK kapsamındaki hakların gerekse ... Markası altındaki değerlerin belirlenerek ... grubunun FSEK kapsamında değerinin ve marka değerinin tespitini, Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin tespit edilmesini, ... ... üyeleri arasındaki ortaklığın tasfiyesini, tasfiye kapsamında, davacı veya davalı tarafça davada belirlenen ... grubunun FESK kapsamında değerinin ve marka değerinin , Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin taraflar arasında uzlaşma sağlanması halinde, bedellerini ödemek suretiyle kullanana devredilmesini, taraflar arasında adi ortaklıktaki hisse devrinde anlaşma sağlanamaması halinde açık artırma yöntemi ile ... grubuna ait ticari değerlerin, isim, marka, sosyal mecra ağlarının vb. satışına karar verilmesini, satış bedelinin adi ortaklıktaki paylar kapsamında paylaştırılmasına yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar/karşı davacılar vekili cevap ve birleşen davaya ilişkin karşı dava dilekçesinde; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, tüm dava dosyalarının birlikte değerlendirildiğinde gerçek amacın hukuki bir yarar elde etmekten öte müvekkillere zarar verme kastı ile açıldığını ,davacıların öncelikle İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden ... isminin kullanımının engellenmesi için tedbir karar aldıklarını, ancak bu kararın İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesini 2014/248 E sayılı dosyası kararı ile kaldırıldığını, mahkemece ... isminin tarafların müşterek kullanımında olduğunu ve her iki tarafın da kullanabileceğini ara kararında karara bağladığını, davacıların temel niyetinin bu ismin kullanımını engellemek ve yok etmek olduğunu, tarafların ... müzik grubunda müzisyen olarak birlikte çalıştıklarını, davacılar gruptan kendi iradeleri ile ayrıldıklarını, müvekkillerinin üç kişi olarak ... ismi altında müzik yapmaya devam ettiklerini, tarafların bir adi ortaklık işletmesi mevcut olmadığını, FSEK kanunun 10.madde uyarınca yalnızca müşterek eserlerde adi ortaklık hükümleri yasa gereği uygulandığını, tarafların hiç birinin tacir olmadığını, sanatçı olduklarını, albüm yapıp konserler verdiklerini, davacıların talep ettiği ... ismi bir marka olup, adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri çerçevesinde tasfiyesinin mümkün olmadığını, adi ortaklık hükümlerinin yalnızca müşterek eserlere uygulandığını, ... ismine yönelik taleplerine ilişkin davanın 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinde 2014/248 esası ile devam ettiğini, ayrıca müvekkillerin ... isminin ... adına tescili için TPE ye marka başvurusu davacıların itirazı nedeni ile reddedildiğinden TPE kararına karşı Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/131 E sayılı dosyasında TPE kararının iptal davasının devam etiğini bu iki dava nedeni ile derdestlikten dolayı davanın reddini talep ettiklerini, grubun bu güne kadar üretilmiş parçalarının yetmiş beşinden fazlasının ... bestesi olduğunu, ... ve ...’ün hakları da eklenince davacıların hakları %15'lerde kaldığını, davacıların ..., ... hesaplarının da tasfiyeye konu edilip değerinin tespitini istemek de abesle iştigal olduğunu, ... fiilen devam etmiyor ise ... ya da ... sayfasının da hiçbir manası olmadığını, grubu fiilen devam ettirenlerin müvekkilleri olduğunu, davacıların ... grubunun FSEK kapsamındaki değeri, gruba ait sosyal medya hesapları değeri hesapları kendilerine tasfiye Payı verilmesi taleplerinin FSEK 10 madde uyarınca adi ortaklık çerçevesindeki mallar olmadığı nedenle taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın daha önce açtıkları her davada ve her duruşmada talep etmekten sıkılmadıkları ihtiyati tedbirin yine hiç bir koşulu bulunmadığını, sadece müzik yapmakta olan müvekkillerinin faaliyetlerine zarar verme amacı amacı taşıdığını belirterek asıl davada davanın reddine karar verilmesini , karşı davada ise ... grubu üyeleri arasındaki ilişkinin adi şirket ilişkisi olduğunu, ... grubundan ayrılmak isteyen bir ... üyesinin ayrılması halinde, grubun varlığını kalan üyelerle devam ettirdiğini, gruptan ayrılan ... ve ...’nun grupla ilişkilerini kendi istekleriyle kestiklerini, grubun dağıldığı yöndeki irade beyanı tarihinden itibaren ... ve ...’nun gruptan çıkarılmış olduklarının ve ... grubunun geri kalan tüm üyelerinin ortak idaresi yönünde varlığını sürdürmeye devam ettiğini BK md. 634 uyarınca gruptan çıkarılan kişilerin ayrılma paylarının hesaplanmasını, ortaklıkla ilişkilerinin kesildiğinin tespitini, ... ibaresi üzerinde herhangi bir haklarının kalmadığının tespitini talep ettiklerini, karşı davalarının kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih ve 2014/248 Esas - 2025/6 Karar sayılı kararıyla; ''HÜKÜM:1-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN -ESAS DAVA YÖNÜNDEN; -Açılan davanın tüm istemler yönünden REDDİNE, -KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; -Açılan davanın tüm istemler yönünden REDDİNE, 2-ASIL DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN 2017/142 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN -ESAS DAVA YÖNÜNDEN; Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; -Adi Ortaklığın tasfiye edilmesi yönündeki davanın reddine, - Karşı davada hüküm altına alınan ortaklıktan çıkarılma kararına istinaden davacıların ortaklıktan çıkarılması sebebi ile payları, diğer ortaklara payları nispetinde geçeceğinden, ortaklık payının tasfiyesi başlığı ile düzenlenen TBK 634. Maddesi kapsamında davacıların tasfiye payı taleplerinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, her bir davacı için ayrı ayrı 56.929,87 TL tasfiye payı alacağının, ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile her bir davalının sorumluluğu eşit oranda olacak şekilde birleşen dava dosyası davalılarından tahsili ile birleşen dava dosyası davacılarına ödenmesine, -KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; Açılan davanın Kabulü ile; -... grubu üyeleri arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunun TESPİTİ ile, TBK 633. Maddesinin açık lafzı gereğince birleşen dava dosyası davacılarının fesih beyanları sebebi ile anılı madde kapsamında ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, birleşen dava dosyası davacıları ... VE ...'NUN ortaklıktan ÇIKARILMALARINA, (ADİ ORKAKLIĞIN DİĞER ORTAKLAR ÜZERİNDEN DEVAMINA),..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve Birleşen davalarda davacılar/karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ... İSİMli müzik grubu ortaklarca tasfiye edilmeksizin müvekkillerin bu adi ortaklıktan fiilen çıkarılması ve davalılar tarafından bu grupta faaliyet göstermelerinin engellenmesi, ... adının marka olarak tescil başvurusuna konu edilmesi nedeniyle bu ... altında elde edilen gelirden pay alamamış, 10 yıllık yargılama süresince davalılar tarafından kullanılmaya devam edilmesi sonucunda müvekkil maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, açılan asıl davanın konusunun bu kapsamda;"..." adının ortak mülkiyete konu olduğunun tespiti, "..." adının ortak mülkiyete konu olması nedeniyle bu ad üzerine müvekkillere ait haklara tecevüzün ref'i ve menni, "..." grubundan elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelir üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL madde tazminat, "..." adının izinsiz kullanımı ve medyada çıkan haberler nedeniyle 5000-TL manevi tazminat,Dava sonuna kadar taraflarca yapılacak konser, albüm, cd, dvd, yazılı, görsel basın ve sosyal paylaşımlarda ... adının kullanılmaması talep ve dava edildiğini, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporları ile tespit edilen "..." adı altında karar tarihine elde edilen gelir dava dilekçesinde talep kapsamında talep edildiğini, karşı tarafın gizlice 04.08.2014 tarihindeTPE başvurarak, İlgili Grubun adını Kendi adına tescil için başvuru yaptıklarını, marka gerçekte dört kişi adına TPE 'de tescil edilmesi ve asıl markanın sahibinin bu dört kişi olması gerekirken, karşı taraf sırf bu ad ile müzik hayatına devam etmek ve diğerlerinin kullanımını kısıtlamak amacıyla ,yapmış olduğu başvuruyu hileli olarak gizleyerek, müşterek mülkiyetekonu ... ... Adını ilgili alanda sadece kendi adlarına tescili için başvuru yaptığını, 09.09.2014 tarihinde ... grubunun ... sayfasının kullanımı tüm şifreleri ...'ndayken kullanımı, ...'a Davalı- Karşı Davacı ...'nun kötü niyetli sonrasında red edilen marka başvurusunu bahane göstererek engellendiğini, ... grubuna ait Resmi internet sitesinin kullanımı ve müvekkillerin siteye erişimi engellendiğini, resmi internet sayfasının hostingi ...'na aitken, değişiklik yapıldığını, 09.09.2014 tarihinde ... grubu isminin müvekkillerince kullanımı engellenmeye çalışıldığını, ... marka başvurusu gösterilerek önce ... hesapları dondurulduğunu, sonrasında ise 29 Ekim 2014 tarihinden sonra Davalı- karşı davacıların kullanımına geçildiğini, Müvekkillerin ... hesabına erişimi de engellendiğini,09.09.2014 tarihinde Davacı- karşı davalılara ... adı altında artık faaliyet göstermeyeceğiz, herkes kendi yoluna gitsin, albüm yapmayacağız demelerinin hemen ardından, müvekkillerin basın açıklamasının ardından hayır biz dağılmadık, onlar ayrıldı imajı verilmiş, afişler değiştirilmiş, bir dizi konser organizasyonu yapılmış, ... ve ... hesaplarından birçok paylaşımlarda bulunulmuş, albüm sözleşmeleri imzalandığını, 12.09.2014 ... dağıldı basın açıklamasının hemen ardından, bunu yalanlayan ayrılmadık, ... biziz devam ediyoruz. denilerek, Müvekkillerin tüm emek ve hakları hiçe sayıldığını,biz devam ediyoruz denildiğini, Davalı- Karşı Davacı ... tarafından yapılan "..." markası başvurusuna taraflarınca itiraz edildiğini, itirazlarının kabul edildiğini, "... markasının yalnızca adi ortaklık adına tescil edilmesi gerekirken, sadece ortaklardan biri ... adına tescil edilemeyeceğine" TPE tarafından karar verilerek marka başvurusu reddedildiğini, Ret kararı üzerine davalı ... tarafından TPE'nin ret kararına karşı açılan Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/233 sayılı dosyasında dava reddedilerek kesinleştiğini, Davalılar tarafından yapılan marka başvurusunun Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/233 sayılı dosyasında reddedilerek kesinleştiğini, Bu kapsamda mahkemece tedbir kararının reddine ilişkin gösterilen sebep ortadan kalmış olmasına rağmen mahkemece yargılamanın sonunda verilen bu kararlar hiçbir suretle göz önünde bulundurulmadığını,Bütün yargılama süresince adi ortaklık adı altında elde edilen gelirlen bütün ortakların pay alma hakkının olduğu, fakat bu süreçte davalıların adi ortaklık olan "..." adı altında faaliyetine devam ederek elde ettiği gelirden müvekkilinin pay alamadığını, Davacılar ile davalılar arasında bir yazılı adi ortaklık sözleşmesi mevcut olmadığını,Taraflar arasında ortaklığın tasfiyesine ilişkin veya müvekkillerin ortaklıktan çıkmasına ilişkin de yazılı bir anlaşma mevcut olmadığını, buna rağmen 2014 yılından bu yana yazılı bir anlaşma veya bir yargı kararı olmaksızın müvekkillerinin "..." adı altında elde edilen gelirden pay alamadıklarını, adi ortaklık altında faaliyet gösteremediklerini,mahkeme tarafından tasfiye payında elde edilen gelirin de yer alması nedeniyle mükerrerlik oluşturduğu yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, dava dosyasında da ortaklığın tasfiyesi kapsamındaki malvarlığı değerlerinin hatalı hesaplandığını,"ortaklıktan çıkarılma" diye bir dava türü olmadığı göz önünde bulundurularak birleşen davamızın tam kabulü ile birleşen karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla asıl ve birleşen davalara ilişkin ilk derce mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Asıl Dava; "..." adının ortak mülkiyete konu olduğunun tespiti, adın kullanımı nedeniyle davacıya ait haklara tecavüzün men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat, Karşı Dava; Davacı-Karşı davalılaraın adi ortaklıktan çıkarılmaları ile maddi ve manevi tazminat istemidir. Birleşen Dava; Marka değeri, ..., ... gibi "..." fiziki ürün değerlerinin belirlenmesi ile adi ortaklığın tasfiyesi, Karşı Dava ise; Davacıların ortaklıktan ayrıldıklarının tespiti ile TBK 634. Maddeye dayalı ayrılma paylarının hesaplanması istemidir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde;"ASIL DAVADA; Asıl ve Karşı davanın reddine, BİRLEŞEN DAVADA; Esas davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;Adi Ortaklığın tasfiye edilmesi yönündeki davanın reddine, Karşı davada hüküm altına alınan ortaklıktan çıkarılma kararına istinaden davacıların ortaklıktan çıkarılması sebebi ile payları, diğer ortaklara payları nispetinde geçeceğinden, ortaklık payının tasfiyesi başlığı ile düzenlenen TBK 634. Maddesi kapsamında davacıların tasfiye payı taleplerinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, her bir davacı için ayrı ayrı 56.929,87 TL tasfiye payı alacağının, ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile her bir davalının sorumluluğu eşit oranda olacak şekilde birleşen dava dosyası davalılarından tahsili ile birleşen dava dosyası davacılarına ödenmesine, Karşı dava yönünden;Açılan davanın Kabulü ile;-... grubu üyeleri arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunun tespiti ile, TBK 633. Maddesinin açık lafzı gereğince birleşen dava dosyası davacılarının fesih beyanları sebebi ile anılı madde kapsamında ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, birleşen dava dosyası davacıları ... ve ...'nun ortaklıktan çıkarılmalarına, (adi orkaklığın diğer ortaklar üzerinden devamına)" karar verilmiştir. Karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacılar/karşı davalılar vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TBK. 620/1 maddesinde yer bulan adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.İlk derece mahkemesince her ne kadar yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiş ise de asıl ve birleşen davalara konu talepler ve iddianın ileri sürülüş şekline göre, uyuşmazlığın TBK 620. Vd. Maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ve tasfiyesine ilişkin yasal düzenlemelere göre incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği gibi ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile adi ortaklığa dair vergi mükellefiyeti bulunmadığı, grubun mali işlerinin tamamının ... üyesi olduğu anlaşılan "..." üzerinden yürütüldüğü ve adı geçenin Serbest Meslek Kazanç Defteri üzerinden inceleme yapıldığı anlaşıldığından, asıl ve birleşen davalara ilişkin uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Benzer taleplerin konu edildiği yargılama - İstanbul BAM 3. HD 2025/49 Esas - 2025/936 Karar) Göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir. İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davalar ile bu davalarda açılan karşı davalar yönünden, HMK’nın 1. ve 114/1-c maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek davaların esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK 355/1. maddesi gereğince re'sen gözetilen sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davalarda Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, asıl ve birleşen davalarda görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, karar kaldırma sebep ve gerekçesine göre, asıl ve birleşen davalarda davacılar/karşı davalılar vekilinin istinaf sebepleri incelenmemiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl ve birleşen davalarda davacılar/karşı davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-3 maddeleri gereğince, İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2014/248 Esas - 2025/6 Karar sayılı 15.01.2025 Tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Asıl Davanın ve Birleşen (İstanbul1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/142 Esas 2018/208 Karar) Davanın görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, -Asıl ve Birleşen (İstanbul1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/142 Esas 2018/208 Karar) Davalarda Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun ayrı ayrı TESPİTİNE, -Asıl ve Birleşen (İstanbul1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/142 Esas 2018/208 Karar) Dava dosyalarının İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-Karar kaldırma sebep ve gerekçesine göre, asıl ve birleşen davalarda davacılar/karşı davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 6-İlk Derece yargılaması yönünden; Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece esasa ilişkin kararla hüküm altına alınmasına, 7-İstinaf yargılaması yönünden; -İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde Asıl ve birleşen davalarda davacılar/karşı davalılara iadesine, -İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/02/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-g maddeleri uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 10/03/2026