11. Ceza Dairesi 2021/42131 E. , 2024/3555 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/314 E., 2021/31 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Suça ilişkin zamanaşımı süresinin, 07.01.2020 ve 17.02.2020 tarihleri arasında uzlaştırma işlemleri nedeniyle durduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi
**11. Ceza Dairesi 2021/42131 E. , 2024/3555 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/314 E., 2021/31 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Suça ilişkin zamanaşımı süresinin, 07.01.2020 ve 17.02.2020 tarihleri arasında uzlaştırma işlemleri nedeniyle durduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/117 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/117 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2017/8735 Esas, 2019/11062 Karar sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına, dolandırıcılık suçu yönünden ise; "Sanık ...'ın Halkbankası tarafından satışa çıkartılan binayı satın aldığı, binanın kat mülkiyetine geçirilmemiş halde bulunan, binayı kat mülkiyetine geçirerek müstakil bölümü daire olarak katılana satacağını bildirdiği, Halkbankası'na 200.000,00 TL borcunun olduğunu, bu borcun ödenmesi üzerine müstakil bölümlerin oluşacağını ve tapuyu katılana verebileceğini söylediği, kendisinin varlıklı olduğuna inandırmak amacıyla müştekiyi büyük bir oto galerisine götürdüğü, orada lüks arabaları gösterdiği, sanığın bu sözüne kanan katılanın 150.000,00 TL'yi sanığa ödediği, sanığın, katılana daireyi teslim ettiği, katılanın 10.000,00 TL'lik tadilat yaparak daireye yerleştiği, ancak sanığın, suça konu dairenin kat mülkiyeti işlemlerini yaptırmadığı gibi, ortağı olan bir kişiye muvazaalı olarak borçlanarak katılana satılan dairenin bulunduğu taşınmaza haciz koydurttuğu,tahliye ettirdiği, bunun üzerine sanığın, katılana almış olduğu daire bedeli karşılığı suça konu İzmir 25/03/2012 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında bankaca yapılan incelemede çekin keşideci imzasının imzaya yetkili kişiye ait olmadığı kuşkusu doğduğundan "üzerinde herhangi bir işlem yapılmamıştır" şerhini 03/04/2012 tarihinde Halkbankası Altındağ Şubesi kaşesi vurularak çift imza ile imzalandığı, suça konu çekin... Kozmetik Güzellik Salonu Tic. Ltd. Şti. Adına hesap sahibi sanık Ezgi’ye ait olduğu, Ezgi’nin adına çek tanzim etmeye annesi sanık ...’a vekalet verdiği, ancak çekin asıl hesap sahibi Ezgi tarafından ve vekil kılınan ... tarafından tanzim ve imza edilmediği, yetkisi olmayan sanık tarafından tanzim ve imza edilerek katılana verildiği, bedelinin ödenmediği, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; ... Sanığa yüklenen ve sahtecilik suçu ile aynı zamanda işlenmeyen TCK 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2019/314 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığına, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayin edildiğine, katılanın zararının giderilmediğine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz Sebebi Hükmün; usule, yasaya, maddi olguya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın Halkbankası tarafından satışa çıkartılan binayı satın aldığı, binanın kat mülkiyetine geçirilmemiş halde bulunan, binayı kat mülkiyetine geçirerek müstakil bölümü daire olarak katılana satacağını bildirdiği, Halkbankası'na 200.000,00 TL borcunun olduğunu, bu borcun ödenmesi üzerine müstakil bölümlerin oluşacağını ve tapuyu katılana verebileceğini söylediği, kendisinin varlıklı olduğuna inandırmak amacıyla katılanı büyük bir oto galerisine götürdüğü, orada lüks arabaları gösterdiği, sanığın bu sözüne kanan katılanın 150.000,00 TL'yi sanığa ödediği, sanığın, katılana daireyi teslim ettiği, katılanın 10.000,00 TL'lik tadilat yaparak daireye yerleştiği, ancak sanığın, suça konu dairenin kat mülkiyeti işlemlerini yaptırmadığı gibi, ortağı olan bir kişiye muvazaalı olarak borçlanarak katılana satılan dairenin bulunduğu taşınmaza haciz koydurttuğu, tahliye ettirdiği, bunun üzerine sanığın, katılana almış olduğu daire bedeli karşılığı bozma ilamı ile onanmasına karar verilen resmi belgede sahtecilik suçuna konu 25.03.2012 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli sahte çeki verdiği anlaşılmıştır. 2. Sanık eylemleri ikrar eder anca suç kastıyla hareket etmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Tanık beyanları ile temyiz dışı sanıklar Ezgi ve ...'ın beyanları dava dosyasında mevcuttur. 5. İcra dosyası, İcra Hukuk Mahkemesi Dosyası, ticaret sicil kayıtları, satış sözleşmesi, banka cevabi yazıları dava dosyasında bulunmaktadır. 6. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan 17.02.2020 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır. 7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE Katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2019/314 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.