İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/02/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.01.2022 günü 11:45 sıralarında davalılardan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde ik…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/02/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.01.2022 günü 11:45 sıralarında davalılardan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken ... Caddesi üzerinde seyir halinde bulunan müvekkillerinin murisi ... yönetimindeki ... Plaka sayılı motosiklete çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinden kızı ...'un muris babası ...'un ölümüyle destekten yoksun kaldığını, müvekkili ...'un bekar olup babasıyla birlikte yaşadığını, müvekkilinin hiç bir geliri olmadığını, babasının maddi desteğiyle geçimini sağladığını, müvekkillerinin, muris babaları ...'un aniden ve kötü bir şekilde ölümüyle sarsıldıklarını, davalılardan araç sürücüsü ... hakkında açılan Antalya Kemer 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esasında kayıtlı Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Kemer 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davalının asli ve tam kusurlu olarak üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu sabit görülerek ve kusurunun yoğunluğu nazara alınarak, verilen cezada teşdid uygulanarak hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ehliyetinin de 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16.12.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve karar kesinleştiğini, davalı sürücü ...'nın kullandığı ... plaka sayılı aracın davalı ...Ş tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kazanın oluşumunda davalı ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunu, muris ...'un ise kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı ...'nın kullandığı ve kazaya sebebiyet veren ... Plaka sayılı aracın trafikte davalının adına kayıtlı olduğunu, bu nedenlerle davalı ... Arayıcının asli ve tam kusurlu olması durumuda göz önünde bulundurularak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak, müvekkili ... için, HMK.nu 107.Madde gereğince belirsiz alacak davası olarak, bu hak ve alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, 5.000,00 TL destekten yoksunluk olmak üzere maddi tazminat ile 50.000,00TL manevi tazminatın, müvekkili ... için, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi 14.01.2022 tarihinden, davalı ...'nden maddi tazminat bakımından kendilerine başvuru tarihi olan 30.05.2022 tarihinden itibaren kanuni faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğu maddi ve bedeni poliçe teminatı ile kusuru oranında sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur konusunda trafik ihtisas dairesi tarafından inceleme yapılmasını, mağdurun kazadan dolayı sosyal güvenlik kurumdan tazminat alıp almadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın mirasçılarının kendilerine ne surette destek olacağını ispatlaması gerektiğini, başvurana ilişkin güncel nüfus kayıt örneğinin taraflarına iletilmediğini, davacılardan ...'un destek yaşının üzerinde olup, destekten yoksun kalma tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, destek tazminatı ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiği belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazasının oluşumunda müvekkilin asla, tali dahi kusuru bulunmadığını, olay günü müvekkili son derece yavaş, kontrollü ve dikkatli halde olay mahallinde ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken, yaşı oldukça ileri olan müteveffa ... ehliyetsiz biçimde trafiğe çıktığını, muayenesiz , ZMMS' si ve kaskosu bulunmayan, son derece ( 1968 model) eski ve teknik olarak sorunlu ... plaka sayılı motosikleti ile, kanunda öngörülenin aksine asla başına kask takmaksızın seyir halindeyken, tedbirsiz ve dikkatsiz motor sürüsü ile hızla müvekkilinin arabasına orta bölümünden çarptığını, istenmeyen kazaya sebebiyet veren müteveffa ... olduğunu tamamen asli kusuru ile kazaya ve sonrasında da kazadan dolayı oluşan üzücü sonuçlara, bizzat müteveffa kendisi neden olduğunu, ceza yargılamasında kask takmayan müteveffanın, kask takmamasının kazaya ve neticesine etkisinin irdelenmediğini, müteveffanın olay tarihinde 68 yaşında olduğunu ve ilaçlar kullandığını bununda etkisinin araştırılmadığını, davacı ...'un destek adı altında talep ettiği maddi tazminat taleplerinin haksız olduğunu,, davacının reşit ve hatta 22 yaşın üzerinde sağlıklı olup kendisine ait bir hayatı olduğu, davacının hayatın olağan akışı içerisinde yaşlı,emekli,hasta babasından destek görmüş olmasının beklenemeyeceğini, Yargıtay kararları da bu yönde olduğunu, dosya konusu trafik kazasında asli kusurlu bulunan kişinin müteveffa olduğundan, davacıların haksız, ispattan yoksun,hukuki dayanaksız davalarının reddini talep etmiştir. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "Yargıtay4. Hukuk Dairesi Esas No: ... Karar No: ... sayılı ilamında"1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze- defin gideri istemine ilişkindir. Desteğin çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocukları 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceklerdir.1959 doğumlu olan davacı, 1940 doğumlu desteğin kızı olup, olay tarihinde 22 yaşın üzerindedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının fiili durumuna göre boşanmış ve reşit bir kadın olduğu ve tazminat talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; nüfus kayıt örneğinden destek annenin eşi ve diğer çocuklarının vefat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtiği anlaşıldığından, annesinden destek almadan yaşamını sürdürebileceğinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak, tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olduğu konusunda somut bir kanıt bulunmayan davacının destekten yoksun kaldığı kabul edilemez." şeklinde belirtilmiştir. Manevi tazminat davası yönünden, meydana gelen ölüm neticesinde müteveffanın çocukları olan davacıların, bu nedenle duydukları acı elem ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla meydana gelen olayın somut özellikleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, kazada kusur durumları, olay tarihi dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile murisin çocukları olan olan davacı davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiş ve "A) Maddi Tazminat Davası Yönünden, 1-Davanın Reddine, B)Manevi Tazminat Davası Yönünden, 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 14/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Davacılar vekili özetle, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kimseler yönünden her hangi bir sınırlama yapılmadığı ve müteveffanın yardımından mahrum kalma esasının kabul edildiğini, kız evladın henüz evlenmediği, bir işi ve kazancı bulunmadığı, anne ve babasıyla oturduğu saptanmış ve kanıtlanmışsa, hangi yaşta olursa olsun, destekten yoksun kalma tazminatı alabilecek olduğunu, destekten yoksunluk süresinin, rapor tarihindeki yaşına göre evlenme şans oranı üzerinden saptanacağını, bu nedenlerle, müvekkili davacı ...'un Maddi (destekten yoksun kalma) tazminat talebinin kabul edilmesi gerekirken maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya, yerleşik içtihatlara aykırı, olduğunu, müteveffanın mütarafik kusuru bulunmayıp manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini, reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili özetle ve savunma dilekçesini tekrarla, müteveffanın kask takmadan ehliyetsiz, muayenesi, sigortasız araçla trafiğe çıktığını, mütevaffanın asli kusurlu olduğunu, ceza mahkemesinde yeterli savunma alınmadan hüküm kurulduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı ...’in desteğin vefatı tarihinde 44 yaşında olduğu, çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olduğu konusunda somut bir kanıt bulunmadığından mahkemece bu talebin reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ceza mahkemesindeki kusur incelemesi hukuk hakimini bağlamaz ise de kusurun davalının dur levhasına uymadığından dolayı verildiği hükmün bu şekilde kesinleştiği davalının dur levhasına uymamasının maddi vakıa olup hukuk hakiminin bağlayacağı, kaza tespit tutanağı, savcılık aşaması, ve ceza dosyasındaki kusurların uyumlu olduğu, müteveffa kask takmadığından kafa travmasına bağlı ölmüş ise de mahkemece zaten tazminattan indirim yapıldığı anlaşıldığından tarafların sair istinaf nedenlerinin reddine, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de reddedilen manevi tazminat yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; I-Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, davacılar ve davalı ... vekillerinin sair istinaf isteminin reddine, II-Hükmün esasına ilişkin olarak; A)Maddi Tazminat Davası Yönünden, 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 358,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,77 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'ya verilmesine, B)Manevi Tazminat Davası Yönünden, 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 14/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 2.732,40 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 4-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, III-İstinaf incelemesine ilişkin olarak; 1-İstinaf talebinde bulunan davacılardan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacılara ilk derece mahkemesince iadesine, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı ...'dan peşin alınan 683,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,00 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacılar ve davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye irad kaydedilmesine, 4-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 360,00 TL yargılama gideri ile 6.732,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 7.092,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine, 7-Avans ve teminat iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 30/12/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...